damla sönmez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
damla sönmez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Eylül 2016 Çarşamba

Damla Sönmez aşka geldi!

Ushan Çakır ile bir süredir aşk yaşayan Damla Sönmez aşka geldi.


Son olarak Kanal D ekranlarında yayınlanan "Güllerin Savaşı" ile ekranlarda gördüğümüz Damla Sönmez bir süredir Ushan Çakır ile aşk yaşıyor. Aşklarını gizlemeyen çift fotoğraf paylaşmayı da ihmal etmiyor. Damla Sönmez instagram hesabından paylaştığı fotoğrafla dikkat çekti.
İşte o fotoğraf;

24 Şubat 2016 Çarşamba

Halit Ergenç ile Bergüzar Korel galada el ele

Melike Güner, Faruk Barman ve Sinem Reyhan Kıroğlu'nun rol aldığı "Medet" adlı tiyatro oyununun galası önceki akşam yapıldı.


Serkan Üstüner'in yönettiği oyunu izlemeye Halit Ergenç-Bergüzar Korel, Yetkin Dikinciler-Aslı Orcan, Damla Sönmez, Barış Kılıç, Seda Güven ve Gamze Topuz gibi ünlü isimler katıldı.
Oyunu izlemeye Bergüzar Korel ile birlikte gelen Halit Ergenç'in eşine Bergüş diye hitap etmesi dikkat çekti. Korel, "Adım biraz uzun olduğu için Halit bana 'Bergüş' der her zaman. Onun isminde bir anormallik yok, benim Halit demem yeterli oluyor" diyerek herkesi güldürdü.





9 Aralık 2015 Çarşamba

Damla Sönmez: 'Uçak kazalarıyla ilgili programlara takılıyorum'

Eylül ayında Milano Uluslararası Film Festivali’nden En İyi Kadın Oyuncu ödülüyle dönen Damla Sönmez’le tutkuyla bağlı olduğu mesleğini, korkularını yenmek için tercih ettiği sıra dışı yöntemini ve şimdilik ertelenen hayallerini konuştuk.
Elle Suzan Yurdacan röportajı...
Annesi onu küçükken hafta sonları hep çocuk oyunlarına götürürmüş. Oyunculuk tohumu içinde o zamanlar yeşermeye başlamış olmalı. 2009’da “Bornova Bornova” filmiyle 46’ncı Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, 2015’de “Deniz Seviyesi” filmiyle Milano Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödüllerini kazanan Damla Sönmez’le buluştuk.
Milano’daki ödülü aldıktan sonra ilk ne yaptınız?
Film ekibiyle bir mekanda ufak bir kutlama.

Böyle bir ödül kazanınca sonrasında neler oluyor?
İlk Altın Portakal ödülünü kazandığımda 22 yaşındaydım. İkinci sinema filmimdi. O zamanlar sinemada oynama hayalini kurmak bile benim için çok büyük bir şeyken festivale katılmak ve üzerine ödül almak sürpriz oldu. Ödüller insanı çok onore ediyor. Ancak kariyerinizi bir ödül üzerine kuramazsınız. Onu kenara koyup yolunuza devam edeceksiniz. Oyunculuğu ödül kaygısıyla yaparsanız enerjinizi yanlış şeye harcarsınız.
Styling: Hafize Çeliktürk
Fark edilmeniz kolay oldu mu? Bu sektörde çok ciddi rekabet var...
Açıkçası ben rekabeti çok fazla görmüyorum, düşünmüyorum... 16 yaşından beri hayatımda oyunculuk var. Okurken de tiyatroda asistanlık yapıp dizide oynuyordum. Hayatımda sadece okul ya da set veya tiyatro olmadı. 

Fransa’da tiyatro eğitimi aldınız. Şansınızı orada denemeyi hiç düşündünüz mü? Öyle bir ihtimal de var mıydı?
Aslında orada bir menajerle görüştük. Ancak 18 yaşındaydım, ailemden ilk uzak kalışımdı. Açıkçası kendi dilimde profesyonel bir iş yapmadan oyunculuğu başka bir dilde yapmak istemedim.
Sorbonne’da eğitim size ne kattı?
Orada aldığım eğitim dramaturji üzerineydi. Çok fazla sahne dersimiz yoktu. Döndükten sonra oyunculukla ilgili workshop’lara katıldım. Eğitim size kendinizi oyuncu olarak tanımanız ve geliştirmeniz için araçlar sağlıyor. Bu konuda hep meraklı oldum.
DAMLA SÖNMEZ'İN ELLE KULİSİ İÇİN TIKLAYIN! 

Başka bir mesleğe hiç ilgi duymadınız mı?
Annem geçenlerde ortaokul dönemine ait bir notumu bulmuş. 10 yıllık kariyer planı adı altında “İşini iyi yapan bir oyuncu ya da kendi kliniğini açmış, insanlara yardım eden ama hep tiyatroculara özenen bir psikolog olacağım” demişim. Annem “iki hayalinden birini gerçekleştirdin” diyor. İkincisine gelince, psikoloji kitaplarını severek okurum. 

10 yıllık plan ne zaman işlemeye başladı?
Eve misafirler gelince şarkılar, skeçler... İlkokul beşinci sınıftayken beni Müjdat Gezen Sanat Merkezi’ne yazdırdılar. Dört sene devam ettim. Bir noktada hocalar, “Artık gelme, yeni bir şey yok” demeye başladılar. Kulise girip oyunculara, “Ben de oyuncu olacağım” derdim.

Bu dediğinize yorum yapan bir oyuncu oldu mu?
Haluk Bilginer, “Başka hiçbir mesleği yapamayacağını düşünüyorsan oyuncu ol”demişti. Zaten ben de başka bir şey yapmayı hiç düşünmedim. 

Çekimlere bir sene ara verseniz, ne yapmak istersiniz?
Ne zaman yorulup “Artık bir şey yapmak istemiyorum” desem bu en fazla bir ay sürüyor. Tiyatro yapmak isterim. Uzun bir ara versem seramikle ilgilenirdim.
TV’DE İZLEDİKLERİNİ DUYUNCA ŞAŞIRABİLİRSİNİZ

Video: Handan Oral Fotoğraflar: Fırat Koçak Styling: Hafize Çeliktürk Saç: Burhan Çılgın Makyaj: Erkan Uluç / Make Up Forever Moda ekibi asistanı: Işıl Ekin Tiyekli Saç asistanı: Batuhan Hürcan Moda ekibi stajyeri: Mürvet Doğanlar

Televizyonda ne izlersiniz?
Uçak kazalarıyla ilgili bir program var, onu izliyorum. Zaman zaman böyle takıldığım şeyler oluyor.

Neden özellikle uçak kazaları?
Uçak korkum vardı...

Korkularınızın üzerine gider misiniz?
Giderim. Uçak korkum Fransa’dan dönerken ciddi bir türbülansa girip oksijen maskeleri açılınca oluştu. Sonrasında altı ay kadar uçağa binmediğim için bu korkumun farkına varmamıştım. Tatile giderken uçakta bir anda ortaya çıktı. O sene korksam da peş peşe defalarca uçağa bindim. Üzerine gidince korkulacak bir şey olmadığını gördüm. 

Keşke şu huyumdan vazgeçsem, dediğiniz ne var?
Kendimi çok kolay yargılayabiliyorum. Bir yere geç kaldım, bir şeyi akıl edemedim, gittiğim yerde şemsiye unuttum diye kendimi yıpratabiliyor, o günü kendime zehir edebiliyorum. Bu konuda biraz yol katettim ama kolay değil.



“Güllerin Savaşı”nda canlandırdığınız Gülru, takıntılı bir aşk hikayesinin içinde. Sizce aşkta her yol mübah mı?
Dizilerdeki çoğu aşkın aşk olmadığını düşünüyorum. Ya bir takıntı ya bir saplantı onlar... Bence aşk insanı mutsuz etmez, ona acı vermez. Dizide izleyip “Ne kadar güzel, seviyor onu” dediğimiz adam gerçek hayatta bize böyle davransa, “Psikopat mıdır nedir” diye düşünürüz. Bunlar galiba dizilerde temponun hiç düşmemesiyle ilgili. 

Gerçek hayatta sizi istemeyen birisine ısrar eder miydiniz?
Hiç böyle bir durum yaşamadım. Ve umarım yaşamam. Aşkı iki kişinin karşılıklı yaşaması, hissetmesi gerek.
Hayalinizdeki aşk nasıldır?
Birbirini destekleyen, birlikteyken huzur bulan, karşısındaki bazen saçmaladığında da bunu hoş gören çiftlerin ilişkileri galiba çok sağlam oluyor... 

Oyuncu olarak kendinize hedefler koydunuz mu?
Hepimizin bir sürü planı vardır ama şu andaki ülke koşullarında yapılan planlar beni tedirgin ediyor. Belirsizlik yüzünden. Konularımızı bile biraz siyaset belirliyor. Böyle bir durumda şöyle bir rolü oynama hayalim var, diyemiyorum. Biz oyuncular açısından bakınca, umarım sadece acılardan beslenmek zorunda kalmayan oyunlarımız, filmlerimiz de olur.
VINTAGE & MEKTUP TUTKUSU


** Gardırobunda en çok, çeşit çeşit hırka ve bot var. İkinci sırada tişört ve gömlekgeliyor.

** Kendisine babeti yakıştırmıyor: “Başkalarında inanılmaz beğeniyorum. Hatta özenip de aldığım ama hiç giymediğim babetlerim var.” 

** Takılara yeni yeni ilgi duymaya başlamış. Seramik ya da taşlı, otantik takıları çok seviyor.
** “Vintage kıyafetlere bayılırım” diyor. Babaannesinin bir ceketi favorisi. “O, gardırobumda hep olacak. Bir gün kızım olursa ona da kalacak!” 

** Yazmayı çok seviyor. “Bazen işin içinden çıkamadıysam ya da birine derdimi anlatamadıysam yazıyorum. Arkadaşlarıma (e-postayla göndermek üzere) mektup yazmışlığım çoktur.” Bazen bunları alıcısına gönderiyor. “Bazen de buna gerek kalmıyor” diye devam ediyor: “Yazarken zaten kendi kendime meseleyi çözmüş oluyorum. Bu bizim ailemizde vardır. Annem de babama çok mektup yazmış.”

28 Ağustos 2015 Cuma

Özgür Çevik'ten aşk iddialarına yanıt

Ramazan Bayramı tatilinde Dalaman Havalimanı’nda Damla Sönmez’le görüntülenen Özgür Çevik, aşk iddialarına yanıt verdi.

Şarkıcı, Sönmez’le ilişki yaşamadığını söyledi: “Damla sadece arkadaşım. O gün de orada karşılaştık.” İkili havalimanında böyle görüntülenmişti.


2 Temmuz 2015 Perşembe

Damla Sönmez bikinili yakalandı

‘Güllerin Savaşı’ dizisinde Gülru karakterini canlandıran Damla Sönmez, dizinin sezon finali yapmasıyla tatil sezonunu Bodrum’da açtı.

Önceki gün arkadaşlarıyla birlikte Bitez’deki Bodrum'da bir beach’e giden Sönmez, gün boyu sudan çıkmadı.





5 Kasım 2014 Çarşamba

Damla Sönmez'i hiç böyle görmediniz!

Damla Sönmez ve Ahmet Rıfat Şungar’ın başrollerini paylaştığı “Deniz Seviyesi”nin vizyon afişi yayınlandı. Sönmez ve Şungar’ın romantik pozları ise oldukça konuşuldu.

21. Adana Altın Koza Film Festivali’nden En İyi Yönetmen dahil toplam 6 ödül alarak festivale damgasını vuran Deniz Seviyesi filmi, 7 Kasım Cuma günü, Başka Sinema ile vizyona giriyor.,

Film vizyondan hemen önce yayınlanan Damla Sönmez ve Ahmet Rıfat Şungar’ın yer aldığı romantik afişiyle konuşulmaya devam ediyor.

Esra Saydam ve Nisan Dağ’ın ilk uzun metrajlı filmi olan Deniz Seviyesi, Türkiye prömiyerini 33. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde ulusal yarışmada yaptıktan sonra, 21. Adana Altın Koza Film Festivali’nde gösterildi.

Jüri başkanlığını Reha Erdem’in yaptığı ulusal yarışma bölümünden En İyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Müzik, En İyi Görüntü Yönetmeni ve En İyi Kurgu ödüllerini kazanan filmin uluslararası prömiyeri Eylül’de Londra’nın Bağımsız Film Festivali Raindance’de gerçekleştirildi. Hemen arkasından da Ekim ayında 30. Varşova Film Festivali’nde yarıştı.

Aradaki okyanuslara rağmen geride bırakılamamış bir aşkın, geçmiş ve şimdiki zaman arasında sıkışıp kalmış bir kadının iyileşme ve büyüme hikâyesinin anlatıldığı Deniz Seviyesi’nin başrollerini Damla Sönmez, Ahmet Rıfat Şungar ve Jacob Fishel paylaşıyor.

Türkiye ve Amerika ortak yapımı filmin görüntü yönetmenliğini John Wakayama Carey üstlenirken; sanat yönetmenliğini Neslihan Arslan, kurgusunu ise Özcan Vardar gerçekleştirdi.

Çekimleri New York ve Ayvalık’ta gerçekleştirilen Deniz Seviyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nden yapım desteği aldı. Ayrıca 32. Uluslararası İstanbul Film Festivali sırasında gerçekleştirilen Köprüde Buluşmalar ortak yapım platformuna ve 2013'de Fransa'da gerçekleşen Les Arcs Avrupa Film Festivali’nin Work in Progress bölümüne seçildi


2 Kasım 2014 Pazar

Damla Sönmez: Takıntılarım var..

22 yaşında Altın Portakal’ı kaptı. Bu sene ise, 27’sinde, Altın Koza’dan ‘En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’yle döndü. Reytingi yüksek dizisi ‘Güllerin Savaşı’ devam ederken Damla Sönmez, 7 Kasım’da vizyona girecek ‘Deniz Seviyesi’ öncesi Hürriyet'ten Hakan Gence'ye konuştu..

Hakan Gence'nin Damla Sönmez röportajından;

Genç yaşta gelen önemli iki ödül egoya tavan yaptırıyor mu?
Hayır. Kendimi bildim bileli oyuncu olmanın hayalini kuruyorum. Ödül birilerinin “senin yaptığın işi çok sevdik, devam et” demesi. Böyle bir geri dönüş manevi olarak büyük destek. Yeni ufuklar açıyor.

Ödül demişken, Altın Portakal’daki sansür krizini oyuncu olarak nasıl yorumlarsınız?
Altın Portakal meselesinde en üzücü olan şey artık insanların birlik olamaması. Bunun sebebini de insanların çok fazla umudu ve inancı kalmamasına bağlıyorum. Asıl korkunç olan bence otosansür.

Neden?
Korkudan kaynaklanan bir şey. Bozulmaması istenen bir düzen var. Bazı düşünceler insanların kafasında başka pencereler açabiliyor. Bunu da istemiyorlar.

Siyasetle aranız nasıl?
Sinir bozmadan takip etmeye çalışıyorum.

Nasıl beceriyorsunuz?
Son dönem ülkede yaşanan her şey biraz yabancılaşma hissi getirdi diyeyim.

Nedir o hissi getiren?
Bazı şeyler gerçekten şaka gibi gidiyor. Bireysel ve toplumsal olarak ahlaktan bahsediyorsak o ahlak sınırlarını kat kat aşan durumlar söz konusu. Mesela ülkede belli bir olay yaşanır. Bundan sonra “durum böyle olacak” dersiniz. Ama Türkiye öngörülemez olmaya başladı. Yabancılaşma duygusunu yaratan da o.

HEPİMİZİN YARIM KALAN BİR HİKAYESİ VARDIR

Altın Koza’dan altı ödülle dönen son filminize, ‘Deniz Seviyesi’ne gelelim. Derdi nedir bu filmin?

Canlandırdığım Damla karakteri altı yıl önce üniversite eğitimi için New York’a gitmiş. Oturma izni alırken avukatıyla yakınlaşmış, evlenmişler. Damla ilk çocuğa hamile. Mutluyken hamileliğin altıncı ayında bir depresyon sarıyor Damla’yı. Tam bu sırada kuzeni arıyor ve Ayvalık’taki aile evlerine davet ediyor. Orada Damla’nın eski sevgilisi Burak var. Yani karakterin geçmişinde kapatamadığı bir dosyadan dolayı hiç büyümemiş bir parçası. Geri dönüp onu büyütmeye çalışıyor.

Sizin geçmişinizde kapatamadığınız dosyalarınız var mı?
Hepimizin dönem dönem kapatamadığı oluyor. Ama bu illa aşkla ilgili değil. Bu durumların hayat boyunca bizi beslediğine inanıyorum. Bir sebebi vardır o hikâyenin noktalanmamasının.

Ödüllü filmlere karşı önyargı vardır. Genel seyirci, diyalogsuz sahnelerden, uzun bakışmalardan korkar. Bu film, önyargıları yıkar mı?
Uzun sekanslar var ama izleyeni ayakta tutuyor. Siyasi, toplumsal vs değil de bireysel bir hikâye... İzlemelerde değişik tepkiler de aldık. “Anlatacak başka konu yok muydu? Neden bireysel bir hikâye” diyenler oldu. Londra’da ise bütün salon ağlıyordu.

Bu farkın sebebi ne?
Türkiye’de aslında bizim dışımızda yaşanan gelişmeler, toplumsal olaylar kendi özel hayatımızda, film ve kitap beğenilerimize, ilgileneceğimiz konulara kadar bizleri etkiliyor. Bireysel bir hikâyenin insani yerlerimize dokunabileceğini lüks olarak görüyoruz.

HAYATLA İLGİLİ SABIRSIZ OLDUĞUMU YENİ FARK ETTİM 

Kanal D’de yayınlanan diziniz ‘Güllerin Savaşı’na gelelim. Canlandırdığınız Gülru saplantılı bir tip sizin de öyle takıntılarınız oldu mu?

Saplantı değil ama hayatla ilgili sabırsız olduğumu yeni fark ettim. Hayatın geçiciliğini, uçuculuğunu unutuyormuşum bazen... Yaptığım her iş, yapacağım son işmiş gibi, yaşadığım her sorunun altından bir daha kalkamayacakmışım gibi hissedip bunun için dertlenmeye başladım. Bunlar size ket vuruyor. Bunun gibi takıntılarımdan biraz uzaklaşmaya çalışıyorum.

SORBONNE’A GİTTİM, BİR SENE SONRA KAÇTIM

Doğma büyüme İstanbulluyum. Babam Diyarbakır, annem Bartınlı. İki taraf da Çerkes. Tek çocuğum. Okulda tiyatro okumak isterken ailem “konservatuvarda tiyatro eğitimi üniversitede başlıyor” diyerek beni kandırdı ve ilkokulda Mimar Sinan’da üç yıl keman, bir yıl piyano eğitimi aldım. Ortaokul ve lisede okul tiyatrosundaydım. Saint Joseph mezunuyum. Lise son sınıfta Fransa’ya üniversitelere başvururken Paris’te Sorbonne Üniversitesi’ne başvurdum. Mülakata gittim ve kabul edildim. Ama kuramsal bir bölüm. Okul dışında bütün vaktim kütüphanede geçiyordu. Bir yıl kaldım ve sonra okulu bırakıp kaçtım. Yeditepe Üniversitesi’ni burslu kazanıp mezun oldum. New York Film Akademi’de atölyelere katıldım.

Bunlarda İlginizi Çekebilir