Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştirdiği gerekçesiyle hakkında soruşturma açılan model Merve Büyüksaraç önceki gün Nişantaşı’ndaydı.
Büyüksaraç, Associated Press ‘le röportaj yaptı. Hüküm giymesi durumunda 2 yıl hapis cezası alacak olan Büyüksaraç, yurtışındaki ajans ve haber kanalların gündem maddesi oldu. Genç model önceki gün, AP haber ajansı için kameralar önüne geçip, röportaj yaptı. Ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Büyüksaraç, “Son gelişmelerle ilgili yaptığımız röportaj ana haber bültenlerine girecek. Avrupa ve yabancı basını daha çok ilgileniyor. Yurtdışında basın daha özgür olduğu için daha çok ilgileniyor” dedi. Hakkında hazırlanan iddianameyi henüz bilmediklerini avukatının gerekirse konuyu AİHM’e götüreceğini belirten model, “Şu an netleşmiş dava bile yok. İddianame aşamasındaymış öyle okuduk. İddianameyi tam bilmiyoruz. Tutuklanırım gibi bir korkum yok. Cumhurbaşkanına hakaret etmedim. Benim paylaştığım şiir seçimlerden önceydi o yüzden kamu görevlisine hakaretten yargılanırsam yargılanacağım. Türkiye’nin yüzde 50’si paylaştı bu tip paylaşımları. Sosyal medyada 960 bin kişi paylaşmış. İsim vermek istemiyorum benden kat kat ünlü insanlar da paylaşmış ama niye ben seçildim bilmiyorum? Kaderimde var mahkeme koridorları” şeklinde konuştu.
ACUN AÇTIĞI DAVAYI KAZANAMADI
Büyüksaraç ayrıca 2012 yılında Survivor yarışması nedeniyle mahkemelik olduğu Acun Ilıcalı’nın, kendisine açtığı 500 bin liralık tazminat davasını kaybettiğini anlatıp “O dava sonuçlandı” diyen manken “Mahkeme görevsizlik ilan etti beş duruşmadan sonra.
Acun kendi açtığı davayı kazanamadı. Yeniden dava açabilirdi ama açmadı” dedi. Modelliğin yanı sıra endüstriyel tasarımlar yaptığını açıklayan model, “Yaşadığınız olaylardan sonra işlerinizde azalma oldu mu?” sorusunu “Dizilerde oynayan arkadaşlardan duyuyorum işleri sekteye uğruyor. Benim öyle bir korkum yok. Ben kendi işlerimi yapıyorum. Birçok şirketle proje bazlı çalışıp ürün tasarımı yapıyorum. Tasarım ve çizimleri bana ait” diye cevapladı.
1 Mart 2015 Pazar
Kader birliği ettiler...
Cem Yılmaz’dan ayrılan şarkıcı Ayşe hatun Önal'a en büyük desteği, Ozan Güven ile ilişkisi kısa sürede biten Meryem Uzerli veriyor.
Üzerli, aynı kaderi yaşayan arkadaşını Almanya'ya davet etti. 18 Mart'ta Amerika turnesine çıkacak olan Önal, Uzerli’nin yanına gidebilmek için iki konserini iptal etti. İki kırık kalp, yurt dışında birbirlerini teselli etmeye hazırlanıyor.
Üzerli, aynı kaderi yaşayan arkadaşını Almanya'ya davet etti. 18 Mart'ta Amerika turnesine çıkacak olan Önal, Uzerli’nin yanına gidebilmek için iki konserini iptal etti. İki kırık kalp, yurt dışında birbirlerini teselli etmeye hazırlanıyor.
Kadir Doğulu hastaneye kaldırıldı!
Bindiği atın şaha kalkmasıyla kendini yerde bulan oyuncu Kadir Doğulu hastaneye kaldırıldı.
'Sevdam Alabora' dizisinde başrol oynayan Kadir Doğulu, Fethiye Köyceğiz'de yapılan çekimler sırasında attan düştü. Bindiği atın şaha kalkmasıyla kendini yerde bulan oyuncu acı içinde kıvranınca sette panik yaşandı. Doğulu, derhal hastaneye kaldırıldı.
Serenay Sarıkaya'nın 'Muzaffer' gerçeği!
"Muzaffer benim fikilerine çok değer verdiği arkadaşım" açıklamasını yapan Serenay Sarıkaya'nın ilişkisine yaş farkı nedeniyle yaşanan sorunlar yüzünden geçmişte nokta koyduğu öğrenildi.
İlişkiyi yaş farkı bitirdi
Güneş'in haberine göre Serenay Sarıkaka geçen hafta Hatice Aslan'ın doğumgününde kendisinden 30 yaş büyük eski sevgilisi Muzaffer Yıldırım'la karşılaşmış, bu durum ikilinin tekrar görüştüğü şeklinde yorumlanmıştı.
Çıkan iddiaların ardından "Muzaffer benim fikilerine çok değer verdiği arkadaşım" açıklamasını yapan Sarıkaya'nın ilişkisine yaş farkı nedeniyle yaşanan sorunlar yüzünden geçmişte nokta koyduğu öğrenildi.
Sarıkaya Medcezir'deki rol arkadaşı Çağatay Ulusoy'la bir küs bir barışık ilişki yaşarken Yıldırım da geçen günlerde yeni sarışın sevgilisiyle görüntülendi.
İlişkiyi yaş farkı bitirdi
Güneş'in haberine göre Serenay Sarıkaka geçen hafta Hatice Aslan'ın doğumgününde kendisinden 30 yaş büyük eski sevgilisi Muzaffer Yıldırım'la karşılaşmış, bu durum ikilinin tekrar görüştüğü şeklinde yorumlanmıştı.
Çıkan iddiaların ardından "Muzaffer benim fikilerine çok değer verdiği arkadaşım" açıklamasını yapan Sarıkaya'nın ilişkisine yaş farkı nedeniyle yaşanan sorunlar yüzünden geçmişte nokta koyduğu öğrenildi.
Sarıkaya Medcezir'deki rol arkadaşı Çağatay Ulusoy'la bir küs bir barışık ilişki yaşarken Yıldırım da geçen günlerde yeni sarışın sevgilisiyle görüntülendi.
Pınar Altuğ: ‘Deniz’e destek verdik’
Cezaevinde tutuklu bulunan Deniz Seki’nin ‘Hayat 2 Bilet’ şarkısının klibi için kamera karşısına geçen Pınar Altuğ, önceki gün Bebek’teydi.
Milliyet'ten Umut Ünver'in haberine göre mini eteğiyle dikkat çeken Altuğ, “Deniz’i göremiyorum. Arkadaşımıza destek olmak için kamera karşısına geçtik. İnşallah en yakın zamanda aramıza katılır” dedi.
Milliyet'ten Umut Ünver'in haberine göre mini eteğiyle dikkat çeken Altuğ, “Deniz’i göremiyorum. Arkadaşımıza destek olmak için kamera karşısına geçtik. İnşallah en yakın zamanda aramıza katılır” dedi.
Yavuz Bingöl'ün kızı üvey annesiyle konserde!
Cumacandır konserleri kapsamında “Goodbye My Lover” ve “You’re Beautiful” şarkılarıyla hafızalara kazınan, İngiliz Soul Rock sanatçısı James Blunt, önceki akşam Ülker Sports Arena’da sahne aldı.
Üvey anneyle konser keyfi
Güneş'in haberine göre Blunt'ın seyircilerin üzerine atladığı “Moon Landing” turnesi kapsamındaki konseri Yavuz Bingöl'ün evlilik planı yaptığı Öykü Gürman, müstakbel eşinin 22 yaşındaki kızı Türkü Sinem Bingöl'le izledi.
32 yaşındaki Gürman konserden "Bu gece uzun olacak" notuyla fotoğraf paylaştı.
Üvey anneyle konser keyfi
Güneş'in haberine göre Blunt'ın seyircilerin üzerine atladığı “Moon Landing” turnesi kapsamındaki konseri Yavuz Bingöl'ün evlilik planı yaptığı Öykü Gürman, müstakbel eşinin 22 yaşındaki kızı Türkü Sinem Bingöl'le izledi.
32 yaşındaki Gürman konserden "Bu gece uzun olacak" notuyla fotoğraf paylaştı.
Yeliz Yeşilmen ikinci çocuğa hamile
Adanalı iş adamı Ali Uğur Akbaş'la evli olan Yeliz Yeşilmen, 2. bebeğine hamile...
Yeliz'den 2. çocuk haberi
Güneş'in haberine göre Asya isminde bir kızı olan Yeliz Yeşilmen, 2. bebeğine hamile... Yeşilmen bebek haberini sushi yerken yaptığı "Tartışma konusu; sushi hamileyken yenir mi yenmez mi? Doktorum 'Pişmiş olanını yiyebilirsin' dedi" açıklamasıyla duyurdu.
Yeliz'den 2. çocuk haberi
Güneş'in haberine göre Asya isminde bir kızı olan Yeliz Yeşilmen, 2. bebeğine hamile... Yeşilmen bebek haberini sushi yerken yaptığı "Tartışma konusu; sushi hamileyken yenir mi yenmez mi? Doktorum 'Pişmiş olanını yiyebilirsin' dedi" açıklamasıyla duyurdu.
Hepimizin ailesinde bir Gülseren var..
Nurgül Yeşilçay Instyle dergisine oğlu Nejat’i nasıl yetiştirdiğini anlattı: “Erkek değil insan olmayı öğretiyorum. Sevmenin sahip olmak değil değer vermek olduğunu. Toplumun tersine taş fırın erkekliğinin kötü, kılıbıklığın iyi olduğunu öğretiyorum. Sorduğu her soruyu samimi, içten ve yalansız cevaplıyorum.”
‘Kadına sahip olmamalı değer vermeli’
Cannes’da kırmızı halıda yürüdü, Yaşamın Kıyısında filmiyle dünya çapında tanındı ve iyi bir oyuncu olmanın gereklerini hep yerine getirdi. Nurgül Yeşilçay bugünlerde Paramparça dizisindeki oyunculuğuyla yine performansının zirvesinde olan oyuncu, Instyle dergisinin sorularını yanıtladı.
Bu ara yoğun çalışıyorsunuz. Keyfiniz nasıl?
Çok sevdiğim bir işi yapıyorum. Yaşadığım ana odaklanıp, her anın tadını çıkartmaya çalışıyorum. İnsan geçmişin sıkıntıları ve geleceğin endişelerinden sıyrıldığında daha çok keyif alıyor. Ben hiçbir zaman hayat üstüme geliyor diye düşünmem. Hayat bu, tabii ki sıkıntısı olacak. Yani kimseye gül bahçesi vaat edilmemiş emin olun. Bunu bilip buna göre yaşamak lazım sadece.
Paramparça dizisiyle -klişe deyimle- ekrana dönüşünüz nefes kesti. Dizi hem çok övgü alıyor hem de iki kadının çatışması çok izleniyor. Gülseren karakteri kimseye boyun eğmediği için belki de çok sevildi. Siz nasıl buluyorsunuz Gülseren’i?
Candan, samimi, adaletli, emekçi, mağdur ve mağrur, ezilmiş, sevmiş ama sevilmemiş. Gülseren sevgiyi özlemiş bir kadın. Yıllarca kadınlıktan yoksun sadece kızının isteklerini karşılamak için namusuyla çalışmış çok güçlü bir anne. Kendisini feda ederek bütün hayatın yükünü omuzlamış, hor görülmüş, dışlanmış. Gülseren bütün kadınların simgesi.
Gülseren aynı zamanda sizin canlandırdığınız karakterler arasında en yalın ama bir o kadar da güçlü bir karakter. Nasıl bir çalışma yaptınız öncesinde?
Kimse karşılıksız bir şey yapmadığı için hep çok çalışmış, ürkek ve çok yalnız kalmış. Hepimizin ailesinde Gülseren var. Daha önceden iyi tanıdığım bir karakter olduğu için anlamakta ve oynamakta zorlanmadım.
‘Benim giydiğim marka olur’
Giyim tarzında da mütevazı bir kadın izliyoruz. Oysa Nurgül Yeşilçay ışıklı bir kadın. Siz stilinizi oluştururken nelere dikkat edersiniz?
O kadar az Nurgül oluyorum ki dizide. (gülüyor) Genelde setlerde olduğum için farklı karakterlerin stilleri benim stilimin önüne geçiyor. Günlük hayatta da herkes gibi o günkü durumuma göre giyiniyorum. Bir de bir şeyi çok sevince eskitene kadar giyiyorum.
Markalara karşı sadakatiniz var mıdır?
Ben giyersem marka olur zaten. (gülüyor) Sergio Rossi’nin ayakkabılarını, kışın Solomon giymeyi, Burberry’nin pardösülerini, Diana Von Furstenberg’in elbiselerini, Armani’nin sadeliğini, Dolce&Gabbana’yı, Marni ve Cloe’nin çantalarını, Cartier’in mücevherlerini, Chanel’in klasikliğini, değişken ruh halime göre seçiyorum. Evde pijama terlik.
Nurgül Yeşilçay’ın bir gala veya davet öncesinde alışveriş için uğrayacağı moda evi hangisi olur?
Davetlerde Türk tasarımcılarına öncelik veriyorum. Nedo Collection, Museum of Fine Clothing gibi... En son Başak Dizer ve Deniz Marşan’ın önerdiği ceketi giydim. Hakan Yıldırım, Zeynep Tosun, Ezra&Tuba, Raisa&Vanessa çok değer verdiğim modacılar.
‘OĞLUMA KADINA SAYGIYI ÖĞRETİYORUM’
Siz asla ‘annellik kozunu’ oynayan kadınlardan olmadınız. Nejat’la hayat nasıl?
Doğuştan şanslı olduğuna inandırılan erkek çocuklarımıza erkek değil insan olmayı öğretmemiz lazım her şeyden önce. Ben Nejat’a yeri geldikçe kadına saygıyı, sevmenin sahip olmak değil değer vermek olduğunu öğretmeye çalışıyorum. Öyle kuru kuruya sevmek de olmaz. Üzmemek için çaba harcayacaksın. Toplumun tersine taş fırın erkekliğinin kötü, kılıbıklığın ise iyi olduğunu öğretiyorum. Sürekli fikirlerini dinlerim, bol bol konuşuruz. Sorduğu her soruyu yalansız cevaplarım. Hiçbir zaman ‘saçımı süpürge ettim’ demem. Çünkü ben bu annelik sorumluluğunun farkındayım ve seviyorum. Onun kendi hayatı, benim kendi hayatım olduğunu, ihtiyaçlarını kendi çabasıyla karşılaması gerektiğini bilir. Bol bol karikatür kitabı okuruz, gezeriz. Vazgeçilmezimiz lego oynamak.
‘MÜZİKAL SEVMEMİN NEDENİ ÇOK DAHA MASALSI OLMASI'
Müzikal izlemeyi çok seviyorsunuz. En son hangi müzikali izlediniz?
Romeo ve Giulietta’ya gideceğim, heyecanla bekliyordum. Hele ki tanıtımını benim çok sevdiğim şu alıntıyla yapıyorlar, her seferinde içim gidiyor. “Şiddetle başlayan hazlar, şiddetle son bulurlar, ölümleri olur zaferleri, öpüşürken yok olan ateşle barut gibi.” Müzikal sevmemin nedeni daha masalsı ve olanaklı olması. Sanırım artık gerçekçi sinema izlemekten çok sıkıldım. İhtişamlı, estetik, renkli, farklı şeyleri beğeniyorum. Sanat akımı olarak minimalizmden de haz etmedim hiçbir zaman. Sanatın kendisi gerçek değilken, sanatta gerçekliği ölümüne aramayı anlamıyorum.
Sizin Yeşilçam geleneğini Türkan Şoray’dan sonra devam ettireceğiniz konuşuluyor. Siz de onun gibi bir gün kendi filminizin yönetmenliğini yapmak ister misiniz?
Yönetmenlik yapmak gibi bir hevesim yok. Ama senaryo işine hevesim var.
Spor yapmaya vaktiniz oluyor mu?
Fırsat buldukça yürüyüş yapıyorum. Uykumu düzenli almaya dikkat ediyorum. Dizi olmadığı dönemlerde tenis oynuyorum. Zaman bulduğumda hemen trainer’imi arıyorum.
‘SEYİRCİNİN DİZİYİ İZLEMESİNE FIRSAT VERMEDEN KALKIYOR’
Batıl inançlarınız var mıdır?
Batıl inançlarım var tabii ki. Hıdırellez’de mutlaka dileğimi dilerim. Kurşun döktürürüm, bir şeyi ters giyersem işimin ters gideceğine inanırım.
Yeni bir filme veya diziye başlarken sadece sizin bildiğiniz ve uyguladığınız uğurunuz var mıdır?
Uğurum yok. Hiç bilmediğiniz özelliğimi anlatayım; çok sıkıldığımda ya da daraldığımda dekorasyon dergisi okurum veya dekorasyon mağazası dolaşır, kendime gelirim. Yani kafamı toparlamam için koltuk görmem, sandalyeye dokunmam gerekiyor. Avize seyretmem gerekiyor. Sonra işe koyulurum.
Yeni sezonda birçok iddialı yapım tutmadı ve yayından kaldırıldı. Bu neye yorumluyorsunuz?
Kanalların yayın politikalarının yanlış olduğunu düşünüyorum. Seyircinin bir diziyi beğenmesine, izlemesine fırsat vermeden yayından kaldırıyorlar. Böylece seyircinin güvenini kaybedip takip etme alışkanlıklarını yok ediyorlar. Sürelerin uzunluğu dizilerin uzun soluklu olmasını engelliyor.
Yazı: Bahar Kader
Fotoğraflar: Tamer Yılmaz
Styling: Hakan Öztürk
Röportajın devamını Instyle dergisinin Mart sayısında okuyabilirsiniz.
‘Kadına sahip olmamalı değer vermeli’
Cannes’da kırmızı halıda yürüdü, Yaşamın Kıyısında filmiyle dünya çapında tanındı ve iyi bir oyuncu olmanın gereklerini hep yerine getirdi. Nurgül Yeşilçay bugünlerde Paramparça dizisindeki oyunculuğuyla yine performansının zirvesinde olan oyuncu, Instyle dergisinin sorularını yanıtladı.
Bu ara yoğun çalışıyorsunuz. Keyfiniz nasıl?
Paramparça dizisiyle -klişe deyimle- ekrana dönüşünüz nefes kesti. Dizi hem çok övgü alıyor hem de iki kadının çatışması çok izleniyor. Gülseren karakteri kimseye boyun eğmediği için belki de çok sevildi. Siz nasıl buluyorsunuz Gülseren’i?
Candan, samimi, adaletli, emekçi, mağdur ve mağrur, ezilmiş, sevmiş ama sevilmemiş. Gülseren sevgiyi özlemiş bir kadın. Yıllarca kadınlıktan yoksun sadece kızının isteklerini karşılamak için namusuyla çalışmış çok güçlü bir anne. Kendisini feda ederek bütün hayatın yükünü omuzlamış, hor görülmüş, dışlanmış. Gülseren bütün kadınların simgesi.
Gülseren aynı zamanda sizin canlandırdığınız karakterler arasında en yalın ama bir o kadar da güçlü bir karakter. Nasıl bir çalışma yaptınız öncesinde?
Kimse karşılıksız bir şey yapmadığı için hep çok çalışmış, ürkek ve çok yalnız kalmış. Hepimizin ailesinde Gülseren var. Daha önceden iyi tanıdığım bir karakter olduğu için anlamakta ve oynamakta zorlanmadım.
‘Benim giydiğim marka olur’
Giyim tarzında da mütevazı bir kadın izliyoruz. Oysa Nurgül Yeşilçay ışıklı bir kadın. Siz stilinizi oluştururken nelere dikkat edersiniz?
O kadar az Nurgül oluyorum ki dizide. (gülüyor) Genelde setlerde olduğum için farklı karakterlerin stilleri benim stilimin önüne geçiyor. Günlük hayatta da herkes gibi o günkü durumuma göre giyiniyorum. Bir de bir şeyi çok sevince eskitene kadar giyiyorum.
Markalara karşı sadakatiniz var mıdır?
Ben giyersem marka olur zaten. (gülüyor) Sergio Rossi’nin ayakkabılarını, kışın Solomon giymeyi, Burberry’nin pardösülerini, Diana Von Furstenberg’in elbiselerini, Armani’nin sadeliğini, Dolce&Gabbana’yı, Marni ve Cloe’nin çantalarını, Cartier’in mücevherlerini, Chanel’in klasikliğini, değişken ruh halime göre seçiyorum. Evde pijama terlik.
Nurgül Yeşilçay’ın bir gala veya davet öncesinde alışveriş için uğrayacağı moda evi hangisi olur?
Davetlerde Türk tasarımcılarına öncelik veriyorum. Nedo Collection, Museum of Fine Clothing gibi... En son Başak Dizer ve Deniz Marşan’ın önerdiği ceketi giydim. Hakan Yıldırım, Zeynep Tosun, Ezra&Tuba, Raisa&Vanessa çok değer verdiğim modacılar.
‘OĞLUMA KADINA SAYGIYI ÖĞRETİYORUM’
Siz asla ‘annellik kozunu’ oynayan kadınlardan olmadınız. Nejat’la hayat nasıl?
Doğuştan şanslı olduğuna inandırılan erkek çocuklarımıza erkek değil insan olmayı öğretmemiz lazım her şeyden önce. Ben Nejat’a yeri geldikçe kadına saygıyı, sevmenin sahip olmak değil değer vermek olduğunu öğretmeye çalışıyorum. Öyle kuru kuruya sevmek de olmaz. Üzmemek için çaba harcayacaksın. Toplumun tersine taş fırın erkekliğinin kötü, kılıbıklığın ise iyi olduğunu öğretiyorum. Sürekli fikirlerini dinlerim, bol bol konuşuruz. Sorduğu her soruyu yalansız cevaplarım. Hiçbir zaman ‘saçımı süpürge ettim’ demem. Çünkü ben bu annelik sorumluluğunun farkındayım ve seviyorum. Onun kendi hayatı, benim kendi hayatım olduğunu, ihtiyaçlarını kendi çabasıyla karşılaması gerektiğini bilir. Bol bol karikatür kitabı okuruz, gezeriz. Vazgeçilmezimiz lego oynamak.
‘MÜZİKAL SEVMEMİN NEDENİ ÇOK DAHA MASALSI OLMASI'
Müzikal izlemeyi çok seviyorsunuz. En son hangi müzikali izlediniz?
Romeo ve Giulietta’ya gideceğim, heyecanla bekliyordum. Hele ki tanıtımını benim çok sevdiğim şu alıntıyla yapıyorlar, her seferinde içim gidiyor. “Şiddetle başlayan hazlar, şiddetle son bulurlar, ölümleri olur zaferleri, öpüşürken yok olan ateşle barut gibi.” Müzikal sevmemin nedeni daha masalsı ve olanaklı olması. Sanırım artık gerçekçi sinema izlemekten çok sıkıldım. İhtişamlı, estetik, renkli, farklı şeyleri beğeniyorum. Sanat akımı olarak minimalizmden de haz etmedim hiçbir zaman. Sanatın kendisi gerçek değilken, sanatta gerçekliği ölümüne aramayı anlamıyorum.
Sizin Yeşilçam geleneğini Türkan Şoray’dan sonra devam ettireceğiniz konuşuluyor. Siz de onun gibi bir gün kendi filminizin yönetmenliğini yapmak ister misiniz?
Yönetmenlik yapmak gibi bir hevesim yok. Ama senaryo işine hevesim var.
Spor yapmaya vaktiniz oluyor mu?
Fırsat buldukça yürüyüş yapıyorum. Uykumu düzenli almaya dikkat ediyorum. Dizi olmadığı dönemlerde tenis oynuyorum. Zaman bulduğumda hemen trainer’imi arıyorum.
‘SEYİRCİNİN DİZİYİ İZLEMESİNE FIRSAT VERMEDEN KALKIYOR’
Batıl inançlarınız var mıdır?
Batıl inançlarım var tabii ki. Hıdırellez’de mutlaka dileğimi dilerim. Kurşun döktürürüm, bir şeyi ters giyersem işimin ters gideceğine inanırım.
Yeni bir filme veya diziye başlarken sadece sizin bildiğiniz ve uyguladığınız uğurunuz var mıdır?
Uğurum yok. Hiç bilmediğiniz özelliğimi anlatayım; çok sıkıldığımda ya da daraldığımda dekorasyon dergisi okurum veya dekorasyon mağazası dolaşır, kendime gelirim. Yani kafamı toparlamam için koltuk görmem, sandalyeye dokunmam gerekiyor. Avize seyretmem gerekiyor. Sonra işe koyulurum.
Kanalların yayın politikalarının yanlış olduğunu düşünüyorum. Seyircinin bir diziyi beğenmesine, izlemesine fırsat vermeden yayından kaldırıyorlar. Böylece seyircinin güvenini kaybedip takip etme alışkanlıklarını yok ediyorlar. Sürelerin uzunluğu dizilerin uzun soluklu olmasını engelliyor.
Yazı: Bahar Kader
Fotoğraflar: Tamer Yılmaz
Styling: Hakan Öztürk
Röportajın devamını Instyle dergisinin Mart sayısında okuyabilirsiniz.
Nihat Doğan'ın kara listesi
Türkiye'yi yasa boğan Özgecan Aslan cinayetinin ardından attığı tweet yüzünden büyük tepki çeken Nihat Doğan'la ilgili son iddia...
Oturduğu sitede kimsenin selam vermediği öne sürülen şarkıcının, bir arkadaşına yaptığı kara listeden bahsettiği öğrenildi.
İddiaya göre Doğan şunları söyledi: "Beni görünce kafasını çevirenler var. Bugünleri dua ederek atlatmaya çalışıyorum. Yüzüme bakmayan, telefonlarımı açmayan, dost sandığım kişileri kara listeye aldım. Gün gelecek hesabı sorulacak."
Bir süre sosyal medyadan uzak kalacağını açıklayan şarkıcı Instagram'a "Dünya düşmanım, Allah dostum olsun yeter" yazdı. Habertürk
Penelope sürprizi
Dünyaca ünlü moda fotoğrafçısı Mert Alaş, yönetmenliğe soyunuyor. Penelope Cruz ve Julianne Moore’un rol alması beklenen filmin önemli bölümü Türkiye’de çekilecek.
Yönetmenliğe başlıyor
Perşembe gecesi doğum gününü aralarında Madonna’nın da bulunduğu 200’e yakın davetliyle beraber Londra’daki Annabel’s adlı kulüpte kutlayan Mert Alaş, yeni yaşında sürprizlerle geliyor.
Dünyaca ünlü Türk fotoğrafçı şimdi de yönetmenliğe soyunuyor!
Türkiye’de çekilecek
İlk filmi için üç farklı senaryo üzerinde duran Alaş, yakında birinde karar kılacak ve çekimlere başlayacak.
Önemli bir kısmı Türkiye’de çekilecek filmin oyuncu kadrosunda yer alması düşünülen isimler Penelope Cruz, Julia Roberts, Julianne Moore ve James Franco.
Yönetmenliğe başlıyor
Perşembe gecesi doğum gününü aralarında Madonna’nın da bulunduğu 200’e yakın davetliyle beraber Londra’daki Annabel’s adlı kulüpte kutlayan Mert Alaş, yeni yaşında sürprizlerle geliyor.
Dünyaca ünlü Türk fotoğrafçı şimdi de yönetmenliğe soyunuyor!
Türkiye’de çekilecek
İlk filmi için üç farklı senaryo üzerinde duran Alaş, yakında birinde karar kılacak ve çekimlere başlayacak.
Önemli bir kısmı Türkiye’de çekilecek filmin oyuncu kadrosunda yer alması düşünülen isimler Penelope Cruz, Julia Roberts, Julianne Moore ve James Franco.
Gülçin Ergül’ün kıyafeti olay yarattı
Okan Bayülgen’in Dada Dandinista programına katılan Gülçin Ergül, Bir Tanecik Aşkım klibindeki kırmızı kıyafetiyle stüdyoya gelince olay yarattı.
Gülçin Ergül, Star TV’de yayınlanan Okan Bayülgen’in Dada Dandinista programı katıldı. Okan Bayülgen, Gülçin Ergül’ü “Ne oldu? Ne oldunuz? Kadın gördünüz değil mi? Ve güzel bir kadın gördünüz değil mi? Ve şov dünyasından bir kadın gördünüz. Dünyanın bütün büyük müzikallerde giyilmesine alıştığımız, gayet edepli, gayet güzel… Evet gayet edepli. Çok edepli. Dünyada Gülçin’in işini yapan insanlar, bütün müzikallerde, büyük tiyatro şovlarında işte bu güzel elbiseyi giyerler. Hele hele elbisenin içinde Gülçin gibi bir insan olursa mükemmel olur” diye tanıttı.
Dada Dandinista’nın 28 Şubat cumartesi gecesindeki diğer konukları ise Ankaralı Turgut, Adnan Aybaba, Aydın Kurtoğlu, Ayshe ve Cem Belevi oldu.
Gülçin Ergül, Star TV’de yayınlanan Okan Bayülgen’in Dada Dandinista programı katıldı. Okan Bayülgen, Gülçin Ergül’ü “Ne oldu? Ne oldunuz? Kadın gördünüz değil mi? Ve güzel bir kadın gördünüz değil mi? Ve şov dünyasından bir kadın gördünüz. Dünyanın bütün büyük müzikallerde giyilmesine alıştığımız, gayet edepli, gayet güzel… Evet gayet edepli. Çok edepli. Dünyada Gülçin’in işini yapan insanlar, bütün müzikallerde, büyük tiyatro şovlarında işte bu güzel elbiseyi giyerler. Hele hele elbisenin içinde Gülçin gibi bir insan olursa mükemmel olur” diye tanıttı.
Dada Dandinista’nın 28 Şubat cumartesi gecesindeki diğer konukları ise Ankaralı Turgut, Adnan Aybaba, Aydın Kurtoğlu, Ayshe ve Cem Belevi oldu.
Kim’in babası önce kadın sonra lezbiyen olacak
Dünya bu ailenin sansasyonlarını konuşuyor. ABD’li TV yıldızı Kim Kardashian’ın babası Bruce Jenner cinsiyet değiştirme ameliyatının ardından lezbiyen olacağını açıkladı.
Kardashianlar özel hayatlarındaki sanasayonlarıyla dünya gündeminden düşmüyor.
Kim’in babası Bruce Jenner kısa süre önce cinsiyet değiştirerek kadın olacağını duyurmuştu.
Fiziken zaten uzun süredir bir kadın gibi giyinip makyaj yapan 65 yaşındaki Jenner, cinsel tercihinin yine de kadınlardan yana olacağını açıkladı.
Cinsiyet değiştirme ameliyatından sonra adının “Belinda” olacağını açıklayan Jenner, lezbiyen olmak istediğini de belirtti.
Aile bireyleri ise yaptıkları açıklamada, “O erkek olmamanın nasıl hissettirdiğini bilmiyor. Ameliyattan sonra da erkeklere ilgi duyacağını düşünmüyor. O yüzden kadınlara ilgi duymaya devam edecek” dedi.
Jenner, Kardashian’ın annesi Kris’ten önümüzdeki günlerde ‘resmen’ boşanacak. ABD basını boşanmadaki servet paylaşımı üzerine analizlere başladı bile.
Karadayı 100. bölümünü kutladı
Önceki gün başrolü Kenan İmirzalıoğlu’yla paylaştığı “Karadayı” dizisinin 100. bölüm kutlamasına katılan Bergüzar Korel, mekandan ayrılırken sitemkar açıklamalarda bulundu.
Akaretler’deki Kalamata Meyhane’de başlayıp Limoncello’da devam eden kutlamadan erken ayrılan Bergüzer Korel, çıkışta habercilerin sorularını yanıtladı.
Ortadoğu ve Balkanlar’ın ardından Arjantin’de de adını duyurduğunu söyleyen oyuncu, geçmişte aldığı eleştirilerden de söz etti:
“Binbir Gece dizisi burada büyük problem olmuştu, hikaye yüzünden eleştirilere maruz kalmıştım. Ama o dizi Ortadoğu ve Balkanlar’dan sonra şimdi Arjantin’de gösteriliyor.
Hatta duyduğuma göre Arjantin’de bir belediye başkanı, seçmenlere ‘Eğer seçimlerde yine bana oy verirseniz Bergüzar Korel’i getireceğim’ demiş. Öyle bir davet alırsam giderim tabii, madem beni bu kadar sevmişler, gitmezsem ayıp olur.”
Aşiret değil aşure dedim!
“Karadayı”nın Komiser Yasin’i Rıza Kocaoğlu, geceye geçtiğimiz günlerde Cihangir’deki evinin önünde objektife takıldığı kız arkadaşıyla katıldı. İlk görüntülenmelerinde muhabirleri “Ben aşirettenim, o fotoğrafları sileceksiniz” diye azarlayan oyuncu, bu kez rahattı. Kocaoğlu, aşiret çıkışıyla ilgili sorular üzerine gülerek “Ben aşiret değil aşure dedim” diyerek kız arkadaşıyla el ele oradan uzaklaştı.
Akaretler’deki Kalamata Meyhane’de başlayıp Limoncello’da devam eden kutlamadan erken ayrılan Bergüzer Korel, çıkışta habercilerin sorularını yanıtladı.
Ortadoğu ve Balkanlar’ın ardından Arjantin’de de adını duyurduğunu söyleyen oyuncu, geçmişte aldığı eleştirilerden de söz etti:
“Binbir Gece dizisi burada büyük problem olmuştu, hikaye yüzünden eleştirilere maruz kalmıştım. Ama o dizi Ortadoğu ve Balkanlar’dan sonra şimdi Arjantin’de gösteriliyor.
Hatta duyduğuma göre Arjantin’de bir belediye başkanı, seçmenlere ‘Eğer seçimlerde yine bana oy verirseniz Bergüzar Korel’i getireceğim’ demiş. Öyle bir davet alırsam giderim tabii, madem beni bu kadar sevmişler, gitmezsem ayıp olur.”
Aşiret değil aşure dedim!
“Karadayı”nın Komiser Yasin’i Rıza Kocaoğlu, geceye geçtiğimiz günlerde Cihangir’deki evinin önünde objektife takıldığı kız arkadaşıyla katıldı. İlk görüntülenmelerinde muhabirleri “Ben aşirettenim, o fotoğrafları sileceksiniz” diye azarlayan oyuncu, bu kez rahattı. Kocaoğlu, aşiret çıkışıyla ilgili sorular üzerine gülerek “Ben aşiret değil aşure dedim” diyerek kız arkadaşıyla el ele oradan uzaklaştı.
Burçin Terzioğlu: Kadınlığa terfi ettim
Burçin Terzioğlu Elele Dergisi'ne verdiği ropörtajda çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Kanal D’deki ‘Poyraz Karayel’in yıldızı Burçin Terzioğlu, Elele dergisi’ne verdiği röportajda “Geçen yıl boşandım. Annemi kaybettim. Renk değiştirdim. Büyüdüm, kadınlığa terfi ettim” dedi.
Kanal D’deki ‘Poyraz Karayel’in yıldızı Burçin Terzioğlu, Elele dergisi’ne verdiği röportajda “Geçen yıl boşandım. Annemi kaybettim. Renk değiştirdim. Büyüdüm, kadınlığa terfi ettim” dedi.
Beren Saat'in 10 yıllık başarı öyküsü
Bundan tam 10 yıl önceydi. Türkiye Beren Saat adını ilk kez duydu. Türkiye'nin Yıldızları adlı yetenek yarışmasında dikkat çeken Saat, o yarışmada birinciliği kazanamadı, ikincilikle yetindi. Ama yarışmada "ipi göğüsleyen" kişinin adını kimse hatırlamazken o sadece 10 yılda inanılmaz uzunlukta bir yol kat etti.
Türkiye'nin en ünlü ve en çok kazanan kadın yıldızlarından biri oldu. Hatta adını özellikle Ortadoğu ülkelerinde de duyurdu. Üstelik tüm bunları 30 yaşına bile gelmeden yaptı.
Geçtiğimiz 26 Şubat'ta 31 yaşına giren Beren Saat'in kısa sayılabilecek bir zamanda elde ettiği başarının öyküsünü hatırlayalım istedik.
Beren Saat, 26 Şubat 1984'te Ankara'da dünyaya gözlerini açtı. TEG Ankara Koleji'nde okurken müzikallerde oynamaya başladı. Daha o zamanlardan aklında oyuncu olmak vardı. Türkiye onun adını ilk kez Türkiye'nin Yıldızları adlı yarışmayla duydu. Saat, yarışmayı ikinci olarak bitirdi. Ama o sırada ekrana birçok genç yetenek kazandıran Tomris Giritlioğlu'nun dikkatini çekmişti. Kariyerinin ilk döneminde bir şekerleme reklamında oynadı Beren Saat. Sonra, Aşkımızda Ölüm Var adlı dizide Ece Uslu'nun canlandırdığı karakterin kardeşini oynadı. Bunun ardından Mahsun Kırmızıgül'ün de aralarında bulunduğu usta bir kadronun rol aldığı Aşka Sürgün dizisi için kamera karşısına geçti., Ardından ona bugünkü şöhretinin kapılarını açan Hatırla Sevgili adlı dizi geldi. Halid Ziya Uşaklıgil'in aynı adlı eserinden uyarlanan Aşk-ı Memnu dizisindeki Bihter karakteriyle zirveye çıktı. O artık yasak bir aşkın ateşiyle yanan yalılarda yaşayan zengin bir kadındı. Aşk-ı Memnu, Türk TV tarihinin en çok izlenen ve hakkında en çok konuşulan dizilerinden biri olarak tarihe geçti. Ardından Fatmagül'ün Suçu Ne adlı dizide Engin Akyürek ile başrol paylaştı.
O dizi bittikten sonra ekrana kısa bir süre ara verdi. Ama sonra İntikam dizisiyle geri döndü. Beren Saat, sinema filmleri için de kamera karşısına geçti. Bu anlamdaki ilk deneyimini Tomris Giritlioğlu'nun Yılmaz Karakoyunlu'nun aynı adlı romanından uyarladığı Güz Sancısı ile yaptı. Sonra Serdar Akar'ın yönettiği Gecenin Kanatlarında oynadı. Ödüllü yönetmen Bahman Goubadi'nin Gergedan Mevsimi adlı filminde Monica Bellucci'nin canlandırdığı karakterin kızını oynadı. Uğur Yücel ile kamera karşısına geçtiği Benim Dünyam'da kör bir kızı canlandırdı.
Beren, onu bugünlere taşıyan yarışmaya katılmasını bugün artık hayatta olmayan sevgilisi Efe'ye borçlu. Bir gün birlikte film izlerken Efe'nin kulağına fısıldadığı "pişman olacaksın Beren" sözleri Saat'i milyonlarca kişiyi ekran başına toplayan dizilerin yıldızı haline getirdi.
O dönemde lise öğrencisi olan ve üniversitede okumak istemeyen Saat, daha sonra trafik kazasında can veren Efe adlı sevgilisiyle “Okul”u izlemeye gitmiş. Saat, devamını şöyle anlatmıştı:
“Nehir Erdoğan’ın oynadığı karakter işletme okumak zorunda, ama o şarkı söylemek istiyor. Ve Burak, ona âşık, ona şarkılar yapan bir erkeği oynuyor. Diyor ki, ‘Masanın başında oturduğun her gün için pişman olacaksın.’ Efe de kulağıma eğildi, ‘Sen de pişman olacaksın’ dedi. Efe bana o cümleyi söyledikten birkaç gün sonra ‘Türkiye’nin Yıldızları’ yarışmasına katıldım.” Beren Saat, özel yaşamıyla da ilgi çekti. En çok konuşulan aşklarından birini Bülent İnal ile yaşadı. Bir dönem Levent Semerci ile gözlerden uzak bir romantik ilişki sürdürdü. Sonunda hayatının aşkını Kenan Doğulu'da buldu Masal gibi bir aşk yaşayan çift geçtiğimiz yaz ABD'de dünyaevine girdi. Beren Saat eylemci kişiliğiyle de tanınıyor. Kadına şiddet karşıtı eylemlerde de "yerli dizi yersiz uzun" sloganıyla düzenlenen eylemlerde de ön sıralarda yer aldı. Görünüşe göre Beren Saat istikrarlı adımlarla ilerleyip daha uzun yıllar hem ekranda hem de sinemada adını duyurmayı sürdürecek.
Türkiye'nin en ünlü ve en çok kazanan kadın yıldızlarından biri oldu. Hatta adını özellikle Ortadoğu ülkelerinde de duyurdu. Üstelik tüm bunları 30 yaşına bile gelmeden yaptı.
Geçtiğimiz 26 Şubat'ta 31 yaşına giren Beren Saat'in kısa sayılabilecek bir zamanda elde ettiği başarının öyküsünü hatırlayalım istedik.
Beren Saat, 26 Şubat 1984'te Ankara'da dünyaya gözlerini açtı. TEG Ankara Koleji'nde okurken müzikallerde oynamaya başladı. Daha o zamanlardan aklında oyuncu olmak vardı. Türkiye onun adını ilk kez Türkiye'nin Yıldızları adlı yarışmayla duydu. Saat, yarışmayı ikinci olarak bitirdi. Ama o sırada ekrana birçok genç yetenek kazandıran Tomris Giritlioğlu'nun dikkatini çekmişti. Kariyerinin ilk döneminde bir şekerleme reklamında oynadı Beren Saat. Sonra, Aşkımızda Ölüm Var adlı dizide Ece Uslu'nun canlandırdığı karakterin kardeşini oynadı. Bunun ardından Mahsun Kırmızıgül'ün de aralarında bulunduğu usta bir kadronun rol aldığı Aşka Sürgün dizisi için kamera karşısına geçti., Ardından ona bugünkü şöhretinin kapılarını açan Hatırla Sevgili adlı dizi geldi. Halid Ziya Uşaklıgil'in aynı adlı eserinden uyarlanan Aşk-ı Memnu dizisindeki Bihter karakteriyle zirveye çıktı. O artık yasak bir aşkın ateşiyle yanan yalılarda yaşayan zengin bir kadındı. Aşk-ı Memnu, Türk TV tarihinin en çok izlenen ve hakkında en çok konuşulan dizilerinden biri olarak tarihe geçti. Ardından Fatmagül'ün Suçu Ne adlı dizide Engin Akyürek ile başrol paylaştı.
O dizi bittikten sonra ekrana kısa bir süre ara verdi. Ama sonra İntikam dizisiyle geri döndü. Beren Saat, sinema filmleri için de kamera karşısına geçti. Bu anlamdaki ilk deneyimini Tomris Giritlioğlu'nun Yılmaz Karakoyunlu'nun aynı adlı romanından uyarladığı Güz Sancısı ile yaptı. Sonra Serdar Akar'ın yönettiği Gecenin Kanatlarında oynadı. Ödüllü yönetmen Bahman Goubadi'nin Gergedan Mevsimi adlı filminde Monica Bellucci'nin canlandırdığı karakterin kızını oynadı. Uğur Yücel ile kamera karşısına geçtiği Benim Dünyam'da kör bir kızı canlandırdı.
Beren, onu bugünlere taşıyan yarışmaya katılmasını bugün artık hayatta olmayan sevgilisi Efe'ye borçlu. Bir gün birlikte film izlerken Efe'nin kulağına fısıldadığı "pişman olacaksın Beren" sözleri Saat'i milyonlarca kişiyi ekran başına toplayan dizilerin yıldızı haline getirdi.
O dönemde lise öğrencisi olan ve üniversitede okumak istemeyen Saat, daha sonra trafik kazasında can veren Efe adlı sevgilisiyle “Okul”u izlemeye gitmiş. Saat, devamını şöyle anlatmıştı:
“Nehir Erdoğan’ın oynadığı karakter işletme okumak zorunda, ama o şarkı söylemek istiyor. Ve Burak, ona âşık, ona şarkılar yapan bir erkeği oynuyor. Diyor ki, ‘Masanın başında oturduğun her gün için pişman olacaksın.’ Efe de kulağıma eğildi, ‘Sen de pişman olacaksın’ dedi. Efe bana o cümleyi söyledikten birkaç gün sonra ‘Türkiye’nin Yıldızları’ yarışmasına katıldım.” Beren Saat, özel yaşamıyla da ilgi çekti. En çok konuşulan aşklarından birini Bülent İnal ile yaşadı. Bir dönem Levent Semerci ile gözlerden uzak bir romantik ilişki sürdürdü. Sonunda hayatının aşkını Kenan Doğulu'da buldu Masal gibi bir aşk yaşayan çift geçtiğimiz yaz ABD'de dünyaevine girdi. Beren Saat eylemci kişiliğiyle de tanınıyor. Kadına şiddet karşıtı eylemlerde de "yerli dizi yersiz uzun" sloganıyla düzenlenen eylemlerde de ön sıralarda yer aldı. Görünüşe göre Beren Saat istikrarlı adımlarla ilerleyip daha uzun yıllar hem ekranda hem de sinemada adını duyurmayı sürdürecek.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










.jpg)






















.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)

.jpg)









