Tekrar çekilecek "Aslan Kral" efsanesine gidecekler Beyonce süprizi ile karşılaşacaklar.
Animasyon filmleri tarihinde bir dönüm noktasıdır The Lion King (Aslan Kral). Animasyon izlemekten hoşlanmayanların bile bu filmi soluksuz izleyip duygulanmamış olmaları olanaksızdır. Bizim neslin en şanslı olduğu noktalardan biri de bu filmi sinemada izleyebilmiş olmaktır… Çocukluğumuza dair hatırladığımız belki de en güzel, en duygusal anılardan biridir Aslan Kral.
Oscar, Altın Küre ve daha nice ödüle sahip bu muhteşem film sadece Türkiye'de bile yüz binlerce kişi tarafından izlenmişti. Shakespeare'in Hamlet oyunundan etkilenilerek çekilen bu müthiş film; müzikleri, senaryosu ve her detayıyla kalbimizde bambaşka bir yere sahiptir. Evet hazır olun! Biz Aslan Kral hayranları için müjdeli bir haberim var.
ASLAN KRAL YENİDEN ÇEKİLİYOR
Tekrar çekilecek “Aslan Kral” efsanesine gidecekler Beyonce süprizi ile karşılaşacaklar. Disney dünyasına yabancı olmayan Beyonce, 2013 yılında da Disney’in Epic filminde Queen Tara’yı seslendirmişti.
Dünyada Iron Man’in yönetmeni olarak tanınan, animasyon denilince akla gelen ilk isim Jon Favreau’nun yönetmenliğini yapacağı filmde Beyonce’u ikna çalışmaları başarılı olmuş görünüyor. Hamile olarak çıktığı Grammy’de muheteşem bir performans sergileyen ünlü isim Nala rolünü canlandıracak.
Cadillac Records’ta Etta James’i canlandırarak harika bir performans sergileyen Beyonce sinemaya da hiç yabancı değil.
Diğer bir yandan Aslan Kral’da seslendireceği Nara karakterinin büyük bir role sahip olduğunu söyleyemeyiz. Simba’nın çocukluk arkadaşı olan Nala sonradan Simba’nın eşi oluyor. 1994 yılındaki orijinal filmde pek fazla ekranda görünmeyen Nala, şimdi Beyonce ile beraber daha fazla görünür olabilir. Beauty and the Beast’te olduğu gibi bu yapıma da birkaç şarkı (daha doğrusu Nala’nın rolüne) eklenebilir.
Lion King filminde yer alacağı kesinleşen diğer isimler ise Donald Glover ve James Earl Jones.
2019’da çekimlerine başlanması planlanan filmin vizyon tarihi ise henüz belli değil.
6 Kasım 2017 Pazartesi
Selena Gomez gözyaşlarını tutamadı
Today Show adlı programa konuk olan şarkıcı Selena Gomez, operasyonu ve sonrasında yaşadığı süreci anlatırken gözyaşlarını tutamadı.
25 yaşındaki Gomez, Raisa'nın donör olduğu böbrek, kendi bedenine nakledildikten sonra özel bir odaya alındığını ancak orada böbreğin bedeni içinde ters dönmeye başladığı fark edilince acil bir şekilde yeniden ameliyata alındığını anlattı.
Gomez o anları şöyle anlattı: "Tam uyumak üzereyken aniden aşırı hızlı bir şekilde nefes almaya başlıyordum. Bu süreçte de canım çok yanıyordu." Gomez, doktorların yeni nakledilen böbreğin çıkardığı sorunu, altı saat süren ikinci bir operasyonla çözdüklerini söyledi.
Gomez kendisinin ve böbreğini bağışlayan arkadaşı Francia Raisa'nın birlikte iyileşme sürecine girdiklerini anlattı.
Güzel yıldız, iyileşme sürecinde yatak istirahati gerektiğini, günde sadece bir saat yürümesine izin verildiğini söyledi.
Gomez günlük ihtiyaçlarını karşılamak için yardım almak zorunda kaldığını da sözlerine ekledi. "Ama en kötüsü de iç çamaşırlarımı giymek için birinden yardım istemekti" diye anlattı o süreci.
25 yaşındaki Gomez, Raisa'nın donör olduğu böbrek, kendi bedenine nakledildikten sonra özel bir odaya alındığını ancak orada böbreğin bedeni içinde ters dönmeye başladığı fark edilince acil bir şekilde yeniden ameliyata alındığını anlattı.
Gomez o anları şöyle anlattı: "Tam uyumak üzereyken aniden aşırı hızlı bir şekilde nefes almaya başlıyordum. Bu süreçte de canım çok yanıyordu." Gomez, doktorların yeni nakledilen böbreğin çıkardığı sorunu, altı saat süren ikinci bir operasyonla çözdüklerini söyledi.
Gomez kendisinin ve böbreğini bağışlayan arkadaşı Francia Raisa'nın birlikte iyileşme sürecine girdiklerini anlattı.
Güzel yıldız, iyileşme sürecinde yatak istirahati gerektiğini, günde sadece bir saat yürümesine izin verildiğini söyledi.
Gomez günlük ihtiyaçlarını karşılamak için yardım almak zorunda kaldığını da sözlerine ekledi. "Ama en kötüsü de iç çamaşırlarımı giymek için birinden yardım istemekti" diye anlattı o süreci.
Nihat Doğan'ın programında Vatan Şaşmaz hakkında çirkin iddia
Vatan Şaşmaz'ın ölümün ardından Nihat Doğan, Filiz Aker'in ağabeyinin iddialarını anlattı. Doğan, "Vatan'ın 57 ünlü isimle cinsel ilişki görüntüleri varmış." dedi.
Beyaz TV'de Söylemezsem Olmaz'ın programında dün çok vahim iddialar var diyen Nihat Doğan, bugün Filiz Aker'in ağabeyi Sümer Bayer'in iddialarını anlattı. Nihat, "Sümer Bayer'in iddiasına göre Vatan Şaşmaz'ın 50-60 yakın kadınla cinsel ilişki yaşarken CD'leri var." dedi.
VATAN ŞAŞMAZ ÖLDÜ İDDİALAR BİTMEDİ
Eski manken Filiz Aker'in cinayetine kurban giden Vatan Şaşmaz hakkında çok vahim iddialar ortaya atıldı. Filiz Aker'in ağabeyi Sümer Bayer, iddialarını Sisi lakaplı televizyoncu Seyhan Soylu'ya anlattı. Nihat Doğan da iddiaları programına taşıdı.
50 60'A YAKIN KADINLA BİRLİKTE OLDUĞU GÖRÜNTÜLER VAR
Filiz Aker'in ağabeyi Sümer Bayer, "Vatan'ın 57 ünlü isimle cinsel ilişki görüntüleri var. Görüntüleri de Vatan'ın kendisi çekmiş." dedi.
DORA ERCAN CANLI YAYINDA "VATAN ŞAŞMAZ'IN GÜNAHI YOK" DEDİ
Söylemezsem Olmaz'ın canlı yayına çıkan Filiz Aker'in yeğeni Dora Ercan, iddialara inanmadığını Vatan Şaşmaz'ın suçsuz olduğunu söyledi.
NİHAT DOĞAN: BUNLARIN HEPSİ İDDİA
Sümer Bayer'in iddialarını programa taşıyan Nihat Doğan, "Bunların hepsi iddia, Filiz Aker'in ağabeyinin iddiaları yalan çıkarsa yargı önünde hesap verir." demeden edemedi.
Beyaz TV'de Söylemezsem Olmaz'ın programında dün çok vahim iddialar var diyen Nihat Doğan, bugün Filiz Aker'in ağabeyi Sümer Bayer'in iddialarını anlattı. Nihat, "Sümer Bayer'in iddiasına göre Vatan Şaşmaz'ın 50-60 yakın kadınla cinsel ilişki yaşarken CD'leri var." dedi.
VATAN ŞAŞMAZ ÖLDÜ İDDİALAR BİTMEDİ
Eski manken Filiz Aker'in cinayetine kurban giden Vatan Şaşmaz hakkında çok vahim iddialar ortaya atıldı. Filiz Aker'in ağabeyi Sümer Bayer, iddialarını Sisi lakaplı televizyoncu Seyhan Soylu'ya anlattı. Nihat Doğan da iddiaları programına taşıdı.
50 60'A YAKIN KADINLA BİRLİKTE OLDUĞU GÖRÜNTÜLER VAR
Filiz Aker'in ağabeyi Sümer Bayer, "Vatan'ın 57 ünlü isimle cinsel ilişki görüntüleri var. Görüntüleri de Vatan'ın kendisi çekmiş." dedi.
DORA ERCAN CANLI YAYINDA "VATAN ŞAŞMAZ'IN GÜNAHI YOK" DEDİ
Söylemezsem Olmaz'ın canlı yayına çıkan Filiz Aker'in yeğeni Dora Ercan, iddialara inanmadığını Vatan Şaşmaz'ın suçsuz olduğunu söyledi.
NİHAT DOĞAN: BUNLARIN HEPSİ İDDİA
Sümer Bayer'in iddialarını programa taşıyan Nihat Doğan, "Bunların hepsi iddia, Filiz Aker'in ağabeyinin iddiaları yalan çıkarsa yargı önünde hesap verir." demeden edemedi.
Hande Erçel, kilolarından kurtulmak için diyete başladı
Son dönemlerde aldığı kilolarla dikkatleri üzerine çeken güzel oyuncu Hande Erçel, sıkı bir diyete başladı.
Kiloları yüzünden sık sık eleştirilen Hande Erçel, 60 kiloyu görünce kolları sıvadı.
En son marka yüzü olduğu Loreal’in bir etkinliğinde yaptığı dans şovunun fazla kiloları nedeniyle beğenilmemesine içerleyen Erçel’in sıkı bir diyet programı uygulamaya başladığı öğrenildi.
23 yaşındaki balık etli oyuncu, diyet listesinden karbonhidratı ve şekeri çıkardı.
VAKTİNİN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜ SPORDA GEÇİRİYOR
Sarıyer’deki bir salonda haftanın 3 günü düzenli olarak da pilates yapan ünlü oyuncunun zayıflamasını sağlayan çok özel bir de formülü var. Bol bol protein alan Erçel, öğün aralarında ise yeşil elma tüketiyor.
Diyetlerin vazgeçilmezi olan yeşil elma, posalı yapısı sayesinde sindirim sistemini hızlandırıp kişiyi tok tutuyor. Yavaş yavaş kilo vermeye başlayan Erçel, bol bol tarçınlı su da içiyor. Oyuncu; metabolizma hızlandıran, yağ yakıcı özelliği olan ve kan şekerini dengeleyen tarçın sayesinde zorlanmadan kilolarına veda etmeyi amaçlıyor.
En son marka yüzü olduğu Loreal’in bir etkinliğinde yaptığı dans şovunun fazla kiloları nedeniyle beğenilmemesine içerleyen Erçel’in sıkı bir diyet programı uygulamaya başladığı öğrenildi.
23 yaşındaki balık etli oyuncu, diyet listesinden karbonhidratı ve şekeri çıkardı.
VAKTİNİN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜ SPORDA GEÇİRİYOR
Sarıyer’deki bir salonda haftanın 3 günü düzenli olarak da pilates yapan ünlü oyuncunun zayıflamasını sağlayan çok özel bir de formülü var. Bol bol protein alan Erçel, öğün aralarında ise yeşil elma tüketiyor.
Diyetlerin vazgeçilmezi olan yeşil elma, posalı yapısı sayesinde sindirim sistemini hızlandırıp kişiyi tok tutuyor. Yavaş yavaş kilo vermeye başlayan Erçel, bol bol tarçınlı su da içiyor. Oyuncu; metabolizma hızlandıran, yağ yakıcı özelliği olan ve kan şekerini dengeleyen tarçın sayesinde zorlanmadan kilolarına veda etmeyi amaçlıyor.
'Gözlerim kanadı, Allah seni kahretmesin...'
Çağatay Ulusoy'un paylaştığı bir fotoğrafın altına Hazal Kaya şöyle yazdı: "Ahahaha ay seni Allah kahretmesin ya... Gözlerim kanadı yazıklar olsun..."
Instagram'ı aktif olarak kullanmasa da ara sıra paylaşımlar yapan Çağatay Ulusoy, dünyaca ünlü müzik grubu Guns N' Roses ile adını duyuran ve "Slash" ismi ile tanınan solo gitarist Saul Hudson'ın kılığına girdiği bir kareyi bugün takipçileri ile paylaştı.
1 saat içinde 87 bine yakın kişi tarafından beğenilen fotoğraf adeta olay oldu.
Fotoğrafı beğenenler arasında Hazal Kaya da vardı. Paylaşımın altına yorumda bırakan Hazal Kaya eski partneri için söyle yazdı: "Ahahaha ay seni Allah kahretmesin ya... Gözlerim kanadı yazıklar olsun..."
Çağatay Ulusoy, kısa bir süre sonra paylaştığı fotoğrafı kaldırdı.
1 saat içinde 87 bine yakın kişi tarafından beğenilen fotoğraf adeta olay oldu.
Fotoğrafı beğenenler arasında Hazal Kaya da vardı. Paylaşımın altına yorumda bırakan Hazal Kaya eski partneri için söyle yazdı: "Ahahaha ay seni Allah kahretmesin ya... Gözlerim kanadı yazıklar olsun..."
Çağatay Ulusoy, kısa bir süre sonra paylaştığı fotoğrafı kaldırdı.
Canan Karatay'dan, Sertab Erener'e kötü haber
Prof. Dr. Canan Karatay, telomer haplarıyla 100 yıldan uzun bir ömür vaat edenlere karşı
çıktı. Karatay, "Dengeli beslenmek ömrü uzatır, telomer haplarıyla ömür uzatmak hikaye" dedi.
Telomer tedavisi ile 100 yaşındayken de genç olmanın mümkün olduğu iddia ediliyor. Bu kadar popüler olmasının bir nedeni de Sertab Erener'in bu tedaviyi uygulaması. DNA hücrelerini etkileyen hapın kullanıldığı bu tedaviye birçok uzman karşı çıkıyor. Canan Karatay da bu isimler arasında.
"TELOMER HAPIYLA ÖMÜR UZATMAK HİKAYE"
Sanatçı Sertap Erener ile gündeme gelen, ayda bir tane içilen ve bir hapın bin dolar civarında olduğu telomer tedavisine Prof. Dr. Canan Karatay'dan farklı bir yaklaşım geldi.
Telomer hapıyla ömür uzatmak hikaye" diyen Canan Karatay, telomerleri korumak için şu uyarılarda bulundu:
''TELOMERLERİ KORUMAK İÇİN BUNLARA DİKKAT!''
Ömür kısalması demek telomerlerin bozulması demek. Doğal ve yapay her türlü şekerden uzak durmak, kimyasallardan, GDO'lu gıdalardan, gazlı içeceklerden, sigaradan uzak durmak teromerlerin zarar görmesini engelliyor ve ömrü uzatıyor.
çıktı. Karatay, "Dengeli beslenmek ömrü uzatır, telomer haplarıyla ömür uzatmak hikaye" dedi.
Telomer tedavisi ile 100 yaşındayken de genç olmanın mümkün olduğu iddia ediliyor. Bu kadar popüler olmasının bir nedeni de Sertab Erener'in bu tedaviyi uygulaması. DNA hücrelerini etkileyen hapın kullanıldığı bu tedaviye birçok uzman karşı çıkıyor. Canan Karatay da bu isimler arasında.
"TELOMER HAPIYLA ÖMÜR UZATMAK HİKAYE"
Sanatçı Sertap Erener ile gündeme gelen, ayda bir tane içilen ve bir hapın bin dolar civarında olduğu telomer tedavisine Prof. Dr. Canan Karatay'dan farklı bir yaklaşım geldi.
Telomer hapıyla ömür uzatmak hikaye" diyen Canan Karatay, telomerleri korumak için şu uyarılarda bulundu:
''TELOMERLERİ KORUMAK İÇİN BUNLARA DİKKAT!''
Ömür kısalması demek telomerlerin bozulması demek. Doğal ve yapay her türlü şekerden uzak durmak, kimyasallardan, GDO'lu gıdalardan, gazlı içeceklerden, sigaradan uzak durmak teromerlerin zarar görmesini engelliyor ve ömrü uzatıyor.
Meryem Uzerli'den 'Dubaili Şeyh' açıklaması
Oyuncu Meryem Uzerli, verdiği röportajda Dubaili şeyhle akşam yemeğine çıktığına ilişkin açıklamasının yanlış anlaşıldığını, akşam yemeğine başbaşa değil, Muhteşem Yüzyıl oyuncularıyla birlikte topluca gidildiğini ifade etti.
Oyuncu Meryem Uzerli, Cengiz Semercioğlu ile yaptığı röportajda, para karşılığı Dubaili bir şeyhle akşam yemeğine gittiğini ve aldığı bu parayı bağış yaptığını söylemişti...
Uzerli, konuya ilişkin sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı. Oyuncu, röportajında kendini tam olarak ifade edemediğini ve yanlış anlaşıldığını söyledi.
Röportajın ardından kendisini çok sayıda kişinin aradığını ve mesat attığını söyleyen Meryem Uzerli'nin açıklaması şu şekilde:
"Merhaba sevgili arkadaslar, sevgili insanlar , ilkönce sevgi gönderiyorum, umarim iyisinizdir❤️
Ben Simdi Los Angeles den döndüm ve bircok kisi bana mesaj atti ve aradi ... öncelikle tesekkür ederim Bunun icin. Bana bir seyh ile Para icin basbasa yemek Yedin mi konusunu sordular.
Bu güne kadar böyle bir sey yapmadim - bu gün den Sonra da yapmiycagim.
Böyle haberler oldugunu hic bilmiyordum???????? cünkü burda bir yalnis anlasilma oldu/ kendimi yeterli ifade edemedim.
Muhtesem Yüzyil sirasinda hem bizim dizimizi cok seven insanlari studyolarimizi gezdirdik hem de BIR KERE sonrasinda HEP BIRLIKTE Oyuncular olarak yemege gittik. Onlardan aldigimiz Parayi da bagisladik . Durum bundan ibaret sanirim roportaj sirasinda tam bir aciklama yapamadim ve yalnis anlasildim.
Ben bir kadin olarak, bir Anne olarak ve profesyonel bir oyuncu olarak Simdi uzun seyahatten dönüp bunu aciklama geregi hissettim ❤ saygilar , sevgiler- "
Uzerli, konuya ilişkin sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı. Oyuncu, röportajında kendini tam olarak ifade edemediğini ve yanlış anlaşıldığını söyledi.
Röportajın ardından kendisini çok sayıda kişinin aradığını ve mesat attığını söyleyen Meryem Uzerli'nin açıklaması şu şekilde:
"Merhaba sevgili arkadaslar, sevgili insanlar , ilkönce sevgi gönderiyorum, umarim iyisinizdir❤️
Ben Simdi Los Angeles den döndüm ve bircok kisi bana mesaj atti ve aradi ... öncelikle tesekkür ederim Bunun icin. Bana bir seyh ile Para icin basbasa yemek Yedin mi konusunu sordular.
Bu güne kadar böyle bir sey yapmadim - bu gün den Sonra da yapmiycagim.
Böyle haberler oldugunu hic bilmiyordum???????? cünkü burda bir yalnis anlasilma oldu/ kendimi yeterli ifade edemedim.
Muhtesem Yüzyil sirasinda hem bizim dizimizi cok seven insanlari studyolarimizi gezdirdik hem de BIR KERE sonrasinda HEP BIRLIKTE Oyuncular olarak yemege gittik. Onlardan aldigimiz Parayi da bagisladik . Durum bundan ibaret sanirim roportaj sirasinda tam bir aciklama yapamadim ve yalnis anlasildim.
Ben bir kadin olarak, bir Anne olarak ve profesyonel bir oyuncu olarak Simdi uzun seyahatten dönüp bunu aciklama geregi hissettim ❤ saygilar , sevgiler- "
Afra Saraçoğlu: Herkese nasip olmaz
Fazilet Hanım ve Kızları dizisinin Ece’si Afra Saraçoğlu, oyunculuğua ilk adım attığı ve Özcan Deniz ile Nurgül Yeşilçay gibi isimlerle rol aldığı İkinci Şans filmi hakkında, "Bu işe ilk adımda böylesine değerli oyuncularla oynamak herkese nasip olmaz diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Afra Saraçoğlu, Women’s Style Türkiye Dergisi’nin Kasım ayına konuştu. 19 yaşındaki Saraçoğlu Özcan Deniz ve Nurgül Yeşilçay ile oyunculuk serüvenine adım attığı ‘İkinci Şans’ filmini, Tolga Sarıtaş ile başrolü paylaşarak adını geniş kitlelere duyurduğu ‘Kötü Çocuk’u ve bilinmeyenlerini anlattı.
OYUNCULUĞA İLK ADIM
"Ben Eskişehir’de üniversite okurken annem Instagram'dan Özcan Deniz’in yeni bir sinema filmi projesinin hayata geçirileceğini görmüş ve bunun üzerine Özcan Deniz’e ulaşmayı başarıp benim adıma bir başvuru gerçekleştirmiş. Tam o süreçte Nurgül Yeşilçay’ın kızı rolünü canlandıracak olan kişi için seçmeler yapılıyormuş. Bu başvurudan hemen sonra beni audition için İstanbul’a çağırdılar. 2 gün sonra ise seçildiğimin haberini aldım ve ben de İkinci Şans filmiyle oyunculuk serüvenime başlamış oldum. Tabi ki annemin de bu öykünün başlangıcındaki payını unutmamak lazım."
"HERKESE NASİP OLMAZ"
"İlk sinema filmimde işinde profesyonel, deneyimli ve saygı duyduğum insanlarla beraber çalışmak benim için bir ayrıcalıktı. Bu işe ilk adımda böylesine değerli oyuncularla oynamak herkese nasip olmaz diye düşünüyorum. Onların hem oyunculuk kariyerini hem de hayat tecrübelerini dinlemek benim için büyük bir artı oldu. Asla zorlanmadım bana devamlı destek oldular. Hiç yabancılık çekmeden sanki yıllardır beraber çalışıyormuşçasına işimizi yapabildik."
"BENİM İÇİN HEP ÖZEL KALACAK"
"Kötü Çocuk için teklif aldığımda çok büyük heyecan yaşadım. Çünkü kitabı ve kitaba olan ilgiyi biliyordum. Stresini de o ölçüde büyük yaşadım. Benim için bu proje kendimi ve sınırlarımı görebilmem açısından çok önemliydi. Kayla’daki baba yarasıyla özdeşleşiyorum. "Bu film bana birçok deneyim ve güzel arkadaşlıklar kazandırdı. Bendeki yeri her zaman özel kalacaktır."
"HAYATIM DEĞİŞMEDİ"
"Hayatımda herhangi bir değişiklik olmadı. Dün nasılsam bugün de aynı şekilde yalın hayatıma devam ediyorum. Ne yiyorsam yine aynı şeyleri yiyorum, ne giyiyorsam yine aynı şeyleri giyiyorum. Tabi ki alışıyorsunuz insanların tepkilerinin değişmesine ama bazen 'Vay be' diyorum. Oturup dışarıdan bakıp kendimi değerlendiriyorum. Buraya kadar gelmem güzel bir şey, mutlu oluyorum bu konumda olduğum için."
"ZIT YÖNLERİMİZ FAZLA"
"Ece ile zıt olan yönlerimiz tabi ki çok fazla ama bana geçen en sevdiğim benzerliklerimiz iyi niyeti, naifliği, ve çıkarcı olmaması. Bu özellikleri karakterimle daha da bütünleşmemi sağlıyor ve çok daha içten ve yaşayarak canlandırabiliyorum."
HANGİ TAKIMI DESTEKLİYOR?
"Ailem fanatik Fenerbahçeli olduğu için Fenerbahçe ile büyüdüm. Bu durumda böyle tutkulu bir Fenerbahçeli olmam çok da acayip bir durum değil sanırım. Umarım bu sene şampiyon oluruz."
"MARKA TAKINTIM YOK"
"Modayı çok fazla takip etmiyorum. Özellikle bir moda veya modacı takıntım yok. Kıyafetleri modacıların veya vitrinlerin sunduklarından değil kendime yakıştırdıklarımdan seçiyorum, kendimi hangi kıyafetin içinde iyi hissedersem onu giyiyorum. Bu şekilde çok daha özgüvenli ve mutlu hissediyorum."
TEK SIRDAŞIM ANNEM"
"Çok arkadaşım var ama dost çok az kişiye nasip oluyor. Ailemden başka kimseyle sırlarımı paylaşmıyorum. Annemle kesin olarak her akşam günün değerlendirmesini yaparım. Aile benim için fikir almak, paylaşmak demek. Onun diziyle ilgili olumlu yorumları da beni çok motive ediyor. En güvenli limanın aile olduğunu ve hayat boyu da bunun böyle devam edeceğini düşünüyorum."
"ANI DEFTERİ TUTUYORUM"
"Onun dışında hep bir anı defterim vardır. Düşündüklerimi, o gün beni etkileyen her şeyi yazarım. Hem annem hem de defterim ile her şeyi paylaşmak beni çok rahatlatır."
"HİÇ AŞIK OLMADIM"
"Aşk planlanabilecek bir şey değil. Gelecekte olabilir de olmayabilir de ben bunu hesaplayamam tabi ki. Ama eğer bir gün aşık olursam hissedilebilecek en güzel duygulardan birini yaşadığım için çok mutlu olurum."
Afra Saraçoğlu, Women’s Style Türkiye Dergisi’nin Kasım ayına konuştu. 19 yaşındaki Saraçoğlu Özcan Deniz ve Nurgül Yeşilçay ile oyunculuk serüvenine adım attığı ‘İkinci Şans’ filmini, Tolga Sarıtaş ile başrolü paylaşarak adını geniş kitlelere duyurduğu ‘Kötü Çocuk’u ve bilinmeyenlerini anlattı.
OYUNCULUĞA İLK ADIM
"Ben Eskişehir’de üniversite okurken annem Instagram'dan Özcan Deniz’in yeni bir sinema filmi projesinin hayata geçirileceğini görmüş ve bunun üzerine Özcan Deniz’e ulaşmayı başarıp benim adıma bir başvuru gerçekleştirmiş. Tam o süreçte Nurgül Yeşilçay’ın kızı rolünü canlandıracak olan kişi için seçmeler yapılıyormuş. Bu başvurudan hemen sonra beni audition için İstanbul’a çağırdılar. 2 gün sonra ise seçildiğimin haberini aldım ve ben de İkinci Şans filmiyle oyunculuk serüvenime başlamış oldum. Tabi ki annemin de bu öykünün başlangıcındaki payını unutmamak lazım."
"HERKESE NASİP OLMAZ"
"İlk sinema filmimde işinde profesyonel, deneyimli ve saygı duyduğum insanlarla beraber çalışmak benim için bir ayrıcalıktı. Bu işe ilk adımda böylesine değerli oyuncularla oynamak herkese nasip olmaz diye düşünüyorum. Onların hem oyunculuk kariyerini hem de hayat tecrübelerini dinlemek benim için büyük bir artı oldu. Asla zorlanmadım bana devamlı destek oldular. Hiç yabancılık çekmeden sanki yıllardır beraber çalışıyormuşçasına işimizi yapabildik."
"BENİM İÇİN HEP ÖZEL KALACAK"
"Kötü Çocuk için teklif aldığımda çok büyük heyecan yaşadım. Çünkü kitabı ve kitaba olan ilgiyi biliyordum. Stresini de o ölçüde büyük yaşadım. Benim için bu proje kendimi ve sınırlarımı görebilmem açısından çok önemliydi. Kayla’daki baba yarasıyla özdeşleşiyorum. "Bu film bana birçok deneyim ve güzel arkadaşlıklar kazandırdı. Bendeki yeri her zaman özel kalacaktır."
"HAYATIM DEĞİŞMEDİ"
"Hayatımda herhangi bir değişiklik olmadı. Dün nasılsam bugün de aynı şekilde yalın hayatıma devam ediyorum. Ne yiyorsam yine aynı şeyleri yiyorum, ne giyiyorsam yine aynı şeyleri giyiyorum. Tabi ki alışıyorsunuz insanların tepkilerinin değişmesine ama bazen 'Vay be' diyorum. Oturup dışarıdan bakıp kendimi değerlendiriyorum. Buraya kadar gelmem güzel bir şey, mutlu oluyorum bu konumda olduğum için."
"ZIT YÖNLERİMİZ FAZLA"
"Ece ile zıt olan yönlerimiz tabi ki çok fazla ama bana geçen en sevdiğim benzerliklerimiz iyi niyeti, naifliği, ve çıkarcı olmaması. Bu özellikleri karakterimle daha da bütünleşmemi sağlıyor ve çok daha içten ve yaşayarak canlandırabiliyorum."
HANGİ TAKIMI DESTEKLİYOR?
"Ailem fanatik Fenerbahçeli olduğu için Fenerbahçe ile büyüdüm. Bu durumda böyle tutkulu bir Fenerbahçeli olmam çok da acayip bir durum değil sanırım. Umarım bu sene şampiyon oluruz."
"MARKA TAKINTIM YOK"
"Modayı çok fazla takip etmiyorum. Özellikle bir moda veya modacı takıntım yok. Kıyafetleri modacıların veya vitrinlerin sunduklarından değil kendime yakıştırdıklarımdan seçiyorum, kendimi hangi kıyafetin içinde iyi hissedersem onu giyiyorum. Bu şekilde çok daha özgüvenli ve mutlu hissediyorum."
TEK SIRDAŞIM ANNEM"
"Çok arkadaşım var ama dost çok az kişiye nasip oluyor. Ailemden başka kimseyle sırlarımı paylaşmıyorum. Annemle kesin olarak her akşam günün değerlendirmesini yaparım. Aile benim için fikir almak, paylaşmak demek. Onun diziyle ilgili olumlu yorumları da beni çok motive ediyor. En güvenli limanın aile olduğunu ve hayat boyu da bunun böyle devam edeceğini düşünüyorum."
"ANI DEFTERİ TUTUYORUM"
"Onun dışında hep bir anı defterim vardır. Düşündüklerimi, o gün beni etkileyen her şeyi yazarım. Hem annem hem de defterim ile her şeyi paylaşmak beni çok rahatlatır."
"HİÇ AŞIK OLMADIM"
"Aşk planlanabilecek bir şey değil. Gelecekte olabilir de olmayabilir de ben bunu hesaplayamam tabi ki. Ama eğer bir gün aşık olursam hissedilebilecek en güzel duygulardan birini yaşadığım için çok mutlu olurum."
Hakan Sabancı, Hadise için kral dairesini kapattırdı
Hakan Sabancı'nin,eski aşkı Hadise için bir otelin kral dairesini kapattırdığı, ikilinin yeniden yakınlaştığı öğrenildi.
Geçtiğimiz aylarda eski aşkı Lara Surol'la görüştüğü ortaya çıkan Sabancı'nın Eliz Sakuçoğlu'yla da aşk yaşaması kafaları karıştırdı. Cadılar Bayramı'nda Sakuçoğlu'yla Bebek'teki bir mekanda eğlenen Sabancı'nın geçtiğimiz hafta da bir diğer eski aşkı Hadise'yle kaçamak yaptığı dedikodusu herkesi şoke etti.
HADİSE'YE KRAL DAİRESİNİ KAPATTIRDI
İddiaya göre Hakan Sabancı Nişantaşı'ndaki ünlü bir otelde ünlü popçu Hadise'yle buluştu. Lüks otelin 15 bin TL'lik kral dairesini kapattıran Hakan Sabancı'nın Hadise'yle gizli gizli görüşmesi geçtiğimiz yıl kısa bir süre aşk yaşayan ikilinin yeniden bir araya geldiğini düşündürdü. Sabancı ile ilişkisi hakkında daha önce konuşmaktan kaçınan ünlü popçunun 'kral dairesi buluşması' için bir yorum yapıp yapmayacağı ise merak konusu oldu.
Geçtiğimiz aylarda eski aşkı Lara Surol'la görüştüğü ortaya çıkan Sabancı'nın Eliz Sakuçoğlu'yla da aşk yaşaması kafaları karıştırdı. Cadılar Bayramı'nda Sakuçoğlu'yla Bebek'teki bir mekanda eğlenen Sabancı'nın geçtiğimiz hafta da bir diğer eski aşkı Hadise'yle kaçamak yaptığı dedikodusu herkesi şoke etti.
HADİSE'YE KRAL DAİRESİNİ KAPATTIRDI
İddiaya göre Hakan Sabancı Nişantaşı'ndaki ünlü bir otelde ünlü popçu Hadise'yle buluştu. Lüks otelin 15 bin TL'lik kral dairesini kapattıran Hakan Sabancı'nın Hadise'yle gizli gizli görüşmesi geçtiğimiz yıl kısa bir süre aşk yaşayan ikilinin yeniden bir araya geldiğini düşündürdü. Sabancı ile ilişkisi hakkında daha önce konuşmaktan kaçınan ünlü popçunun 'kral dairesi buluşması' için bir yorum yapıp yapmayacağı ise merak konusu oldu.
5 Kasım 2017 Pazar
Atilla İlhan Edebiyat Ödülleri sahipleri belli oldu
Attilâ İlhan Bilim, Sanat ve Kültür Vakfı’nın, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın desteğiyle düzenlediği Attilâ İlhan Edebiyat Ödülleri’nin sahipleri belli oldu.
Attilâ İlhan Edebiyat Ödülleri'nin Doğan Hızlan'ın onursal başkanlığında toplanan seçici kurulları geçtiğimiz günlerde bir araya gelerek ödül sahiplerini belirledi. Can Yayınları'ndan çıkan “Körburun” adlı romanıyla Hikmet Hükümenoğlu, 2017 Attilâ İlhan Roman Ödülü'nün sahibi oldu. Seçici Kurul'un oy birliği ile verdiği karar gerekçesi şöyle açıklandı: “Seçici Kurul, Hikmet Hükümenoğlu'nun ‘Körburun' adlı romanını çok güçlü zaman ve mekân duygularıyla gerçekliği sağlanan hayalî bir adada, Türkiye'nin üç kuşağını kederi ve mizahıyla, siyasî darbelerin birbirini tekrarlayan yıkıcı etkilerini göz ardı etmeden öykülerken, yanı sıra; bir insanın çocukluktan kötülüğe evrilen yetişkinlik yolundaki dramatik değişimini, o tiplemede söz konusu olabilecek abartmanın tuzaklarına düşmeden, kalabalık kahramanlardan bir tekinin bile özgün karakterlerini ihmal etmeden yansıtabilmesiyle ödüle değer bulmuştur.”
2017 Attilâ İlhan İlk Roman Vakıf Ödülü ise Doğan Kitap'tan çıkan “Lakin Bu Bir Masal” romanıyla Jale Şengün'e verilirken, ödül gerekçesi şöyle açıklandı: “Seçici Kurul, Jale Şengün'ün ‘Lakin Bu Bir Masal' adlı ilk romanını, “Roman yazmak, insanı öznel bir mercekten, olanca toplumsal ve bireysel diyalektiğiyle yansıtmaktır” diyen Attilâ İlhan'ın bakış açısıyla örtüşen özüyle, kadın cinayetlerini, kadına reva görülen şiddeti, gerilim yüklü kurgusuyla eserine yansıtırken, günümüz Türkçesiyle kaynaştırdığı masal Türkçesi'nin içtenliğini, yöresel geleneklerimizin izlerini de bulup çıkartan derinlikli sorgulamaları, kendine özgü akıcı üslubundaki başarısı nedeniyle oybirliğiyle ödüle lâyık bulmuştur.”
ÖDÜL TÖRENİ KİTAP FUARINDA…
Selim İleri'nin başkanlığındaki Attilâ İlhan Roman Ödülü Seçici Kurulu'nda Mehmet Eroğlu, Asuman Kafaoğlu Büke, Ülkü Karaosmanoğlu ve aileyi temsilen Ali Cem İlhan yer alıyor.
2017 Attilâ İlhan Şiir Ödülü Adnan Özer'e
Şiir Ödülü Seçici Kuruldu, “Ulusal ölçekli şiir dilimize ve bu yöndeki yaklaşımlara katkıda bulunan, yerel renklerin yanı sıra, şiirini imgelerle bezeli farklı bir düzeye taşıyan, çalışmalarında şiir emeğini daima önde tutarak yazan” Adnan Özer'i, Everest Yayınları'ndan çıkan “Yol Şarkıları” kitabıyla 2017 Attilâ İlhan Şiir Ödülü'ne oybirliğiyle değer gördü.
2017 Attilâ İlhan İlk Şiir Kitabı Vakıf Ödülü ise Şiirden Yayınları tarafından yayımlanan “İlk Ayrılık” kitabıyla Selenay Kübra Koçer'e verildi. Koçer ödüle, “Duru, açık seçik söylemiyle farklı bir yaklaşım getirerek kendine özgü bir şiir yaratmayı başardığı, dilindeki yalınlığı sıradanlığa düşmeden koruyarak geliştirdiği, şiirselliği renkli bir güzellik olarak sunma becerisini gösterdiği” gerekçesiyle oybirliğiyle değer görüldü.
Metin Celal'in başkanlığındaki Attilâ İlhan Şiir Ödülü Seçici Kurulu'nda A. Ali Ural, Haydar Ergülen, Hüseyin Yurttaş ve aileyi temsilen Kerem Alışık yer aldı.
Attilâ İlhan Edebiyat Ödülleri töreni 9 Kasım Perşembe günü saat 16.00'da 36. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı etkinlikleri kapsamında, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nin Kınalıada Salonu'nda gerçekleştirilecek.
Attilâ İlhan Edebiyat Ödülleri'nin Doğan Hızlan'ın onursal başkanlığında toplanan seçici kurulları geçtiğimiz günlerde bir araya gelerek ödül sahiplerini belirledi. Can Yayınları'ndan çıkan “Körburun” adlı romanıyla Hikmet Hükümenoğlu, 2017 Attilâ İlhan Roman Ödülü'nün sahibi oldu. Seçici Kurul'un oy birliği ile verdiği karar gerekçesi şöyle açıklandı: “Seçici Kurul, Hikmet Hükümenoğlu'nun ‘Körburun' adlı romanını çok güçlü zaman ve mekân duygularıyla gerçekliği sağlanan hayalî bir adada, Türkiye'nin üç kuşağını kederi ve mizahıyla, siyasî darbelerin birbirini tekrarlayan yıkıcı etkilerini göz ardı etmeden öykülerken, yanı sıra; bir insanın çocukluktan kötülüğe evrilen yetişkinlik yolundaki dramatik değişimini, o tiplemede söz konusu olabilecek abartmanın tuzaklarına düşmeden, kalabalık kahramanlardan bir tekinin bile özgün karakterlerini ihmal etmeden yansıtabilmesiyle ödüle değer bulmuştur.”
2017 Attilâ İlhan İlk Roman Vakıf Ödülü ise Doğan Kitap'tan çıkan “Lakin Bu Bir Masal” romanıyla Jale Şengün'e verilirken, ödül gerekçesi şöyle açıklandı: “Seçici Kurul, Jale Şengün'ün ‘Lakin Bu Bir Masal' adlı ilk romanını, “Roman yazmak, insanı öznel bir mercekten, olanca toplumsal ve bireysel diyalektiğiyle yansıtmaktır” diyen Attilâ İlhan'ın bakış açısıyla örtüşen özüyle, kadın cinayetlerini, kadına reva görülen şiddeti, gerilim yüklü kurgusuyla eserine yansıtırken, günümüz Türkçesiyle kaynaştırdığı masal Türkçesi'nin içtenliğini, yöresel geleneklerimizin izlerini de bulup çıkartan derinlikli sorgulamaları, kendine özgü akıcı üslubundaki başarısı nedeniyle oybirliğiyle ödüle lâyık bulmuştur.”
ÖDÜL TÖRENİ KİTAP FUARINDA…
Selim İleri'nin başkanlığındaki Attilâ İlhan Roman Ödülü Seçici Kurulu'nda Mehmet Eroğlu, Asuman Kafaoğlu Büke, Ülkü Karaosmanoğlu ve aileyi temsilen Ali Cem İlhan yer alıyor.
2017 Attilâ İlhan Şiir Ödülü Adnan Özer'e
Şiir Ödülü Seçici Kuruldu, “Ulusal ölçekli şiir dilimize ve bu yöndeki yaklaşımlara katkıda bulunan, yerel renklerin yanı sıra, şiirini imgelerle bezeli farklı bir düzeye taşıyan, çalışmalarında şiir emeğini daima önde tutarak yazan” Adnan Özer'i, Everest Yayınları'ndan çıkan “Yol Şarkıları” kitabıyla 2017 Attilâ İlhan Şiir Ödülü'ne oybirliğiyle değer gördü.
2017 Attilâ İlhan İlk Şiir Kitabı Vakıf Ödülü ise Şiirden Yayınları tarafından yayımlanan “İlk Ayrılık” kitabıyla Selenay Kübra Koçer'e verildi. Koçer ödüle, “Duru, açık seçik söylemiyle farklı bir yaklaşım getirerek kendine özgü bir şiir yaratmayı başardığı, dilindeki yalınlığı sıradanlığa düşmeden koruyarak geliştirdiği, şiirselliği renkli bir güzellik olarak sunma becerisini gösterdiği” gerekçesiyle oybirliğiyle değer görüldü.
Metin Celal'in başkanlığındaki Attilâ İlhan Şiir Ödülü Seçici Kurulu'nda A. Ali Ural, Haydar Ergülen, Hüseyin Yurttaş ve aileyi temsilen Kerem Alışık yer aldı.
Attilâ İlhan Edebiyat Ödülleri töreni 9 Kasım Perşembe günü saat 16.00'da 36. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı etkinlikleri kapsamında, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nin Kınalıada Salonu'nda gerçekleştirilecek.
Sette ölümle tehdit etti
Şevkat Yerimdar dizisinde Sanem karakterini canlandıran genç oyuncu Semra Güzel’in başı eski nişanlısıyla dertte. Güzel, sabıkalı olduğu için ayrıldığı nişanlısı Yusuf Başaran’ın kendisini ölümle tehdit ettiğini söyleyip suç duyurusunda bulundu.
Uyuşturucu kullanmaktan sabıkalı olduğu için ayrıldığı nişanlısı Yusuf Başaran’ın kendisini ölümle tehdit ettiğini, fiziksel şiddet uyguladığını, hakaret ve iftirada bulunarak özel hayatının gizliliğini ihlal ettiğini ileri süren Güzel, savcılığa suç duyurusunda bulundu.
Genç oyuncunun suç duyurusu dilekçesindeki iddialara göre, nişanlı oldukları dönem Başaran’ın kardeşi Rahman Başaran, Güzel’e “Abisinin göründüğü gibi biri olmadığını, çok tehlikeli ve psikopat bir mizaca sahip olduğunu” söyledi.
Ardından da abisinin uyuşturucu kullanmaktan aldığı mahkûmiyet kararının ve sabıka kaydının örneğini gönderdi.
Ardından Semra Güzel, nişanı attı ve ayrılığı kabullenemeyen Başaran, genç kadının hayatını kâbusa çevirdi.
İddiaya göre Güzel’in ailesini, iş ve sosyal çevresindeki herkesi de rahatsız ederek, iftira ve ithamlarda bulunmaya başladı. gazete Habertürk'ten Hayati Arıgan'ın haberine göre Güzel’in oynadığı dizinin yönetmeniyle ilişkisi olduğunu iddia edip ölümle ve seti basmakla tehdit etti.
Yapımcı şirket tehditler ve güvenlik nedeniyle Semra Güzel’in diziyle ilişiğini kesti. Başaran’ın 17 Ekim’de evine giderek kendisini ölümle tehdit edip dövdüğünü öne süren Semra Güzel, koruma polisi de talep etti.
Uyuşturucu kullanmaktan sabıkalı olduğu için ayrıldığı nişanlısı Yusuf Başaran’ın kendisini ölümle tehdit ettiğini, fiziksel şiddet uyguladığını, hakaret ve iftirada bulunarak özel hayatının gizliliğini ihlal ettiğini ileri süren Güzel, savcılığa suç duyurusunda bulundu.
Genç oyuncunun suç duyurusu dilekçesindeki iddialara göre, nişanlı oldukları dönem Başaran’ın kardeşi Rahman Başaran, Güzel’e “Abisinin göründüğü gibi biri olmadığını, çok tehlikeli ve psikopat bir mizaca sahip olduğunu” söyledi.
Ardından da abisinin uyuşturucu kullanmaktan aldığı mahkûmiyet kararının ve sabıka kaydının örneğini gönderdi.
Ardından Semra Güzel, nişanı attı ve ayrılığı kabullenemeyen Başaran, genç kadının hayatını kâbusa çevirdi.
İddiaya göre Güzel’in ailesini, iş ve sosyal çevresindeki herkesi de rahatsız ederek, iftira ve ithamlarda bulunmaya başladı. gazete Habertürk'ten Hayati Arıgan'ın haberine göre Güzel’in oynadığı dizinin yönetmeniyle ilişkisi olduğunu iddia edip ölümle ve seti basmakla tehdit etti.
Yapımcı şirket tehditler ve güvenlik nedeniyle Semra Güzel’in diziyle ilişiğini kesti. Başaran’ın 17 Ekim’de evine giderek kendisini ölümle tehdit edip dövdüğünü öne süren Semra Güzel, koruma polisi de talep etti.
Ali Turan ve eski eşi Rana Altıntaş'tan o iddialara sert tepki
Anadolu kulüplerinden birinde top koşturan futbolcu hakkında ortaya atılan iddia ortalığı karıştırdı.
Habere göre ünlü futbolcu Ali Turan, 2015’te evlendiği eşine, “Kendimi erkek gibi hissetmiyorum” dedi. Bu itiraf üzerine şoke olan Rana Altıntaş hemen dava açtı. Hatta hakimden "Eşim gay olduğunu söyledi. Bu yönde rapor alınsın" diyerek boşanmanın buna göre kararlaştırılmasını talep etti. Ancak bu isteği, mahkeme tarafından reddedildi... Hakim, büyük bir aşkla başlayan evliliği bitirdi.
BÖYLE BİR TALEBİM OLMADI
Bu iddiaların ardından hurriyet.com.tr'nin ulaştığı Ali Turan'ın 10 gün önce resmen boşandığı eşi şunları söyledi: Biz sessiz sedasız boşandık, hatta yayın yasağı da vardı.Yazılanlar doğru değil. Benim mahkemede böyle bir talebim olmadı. Böyle bir haber ile gündeme geldiğimiz için çok üzgünüm, en çok da eski eşim için üzüldüm." dedi.
ALİ TURAN SERT TEPKİ GÖSTERDİ
Takvim'de yer alan iddiaya çok sert tepki gösteren Ali Turan, yaptığı açıklamada;
"Kamuoyunun ve Değerli Basın Mensuplarının dikkatine, Malumunuz olduğu üzere 2015 yılında sizlerin de huzurunda yapmış olduğum bir evlilik teklifi ile hayatımı Rana Altıntaş ile birleştirmiştim.
Her evlilikte olabileceği gibi bizim evliliğimizde de mahkemece 'şiddetli geçimsizlik' olarak tanımlanan bir takım anlaşmazlıklar meydana geldi ve mahkemece gizlilik kararı verilen bir yargılama neticesinde boşandık. Aile kurumu, kadın erkek ilişkileri, doğup büyüdüğüm coğrafya gereği bağlı olduğumuz değerler silsilesi nedeni ile ne evliliğim hakkında ne ayrılığım hakkında en ufak bir beyanım olmadı." dedi.
Ali Turan, açıklamasında "Alçak bir saldırının hedefi oldum. Bu saldırıda benim ağzımdan hiç kullanmadığım bir cümle kullanılmış gibi ifade edilmiş, Haber başlığından başlamak üzere tamamı yalan ve çarptırmalarla dolu bir takım ifadeler kullanılmıştır.
Bu suçu işleyen başta adı geçen muhabir olmak üzere tüm şüpheliler gerekli cezaya çarptırılacaktır. Buna ilişkin başvurularımız derhal bu sabah yapıldı.
Ayrıca ibreti alem olsun diye, insanların izzeti nefsi ile oynanmasının bu kadar kolay olmadığını göstermek adına bu işin müsebbiplerine tazminat davası da açacağımı sizler aracılığı ile paylaşmak isterim. Kendimi, cinsel tercihimi anlatmaktan ar ederim. Ancak geçmiş yaşamım en büyük delilimdir." ifadelerine yer verdi. Takvim
Habere göre ünlü futbolcu Ali Turan, 2015’te evlendiği eşine, “Kendimi erkek gibi hissetmiyorum” dedi. Bu itiraf üzerine şoke olan Rana Altıntaş hemen dava açtı. Hatta hakimden "Eşim gay olduğunu söyledi. Bu yönde rapor alınsın" diyerek boşanmanın buna göre kararlaştırılmasını talep etti. Ancak bu isteği, mahkeme tarafından reddedildi... Hakim, büyük bir aşkla başlayan evliliği bitirdi.
BÖYLE BİR TALEBİM OLMADI
Bu iddiaların ardından hurriyet.com.tr'nin ulaştığı Ali Turan'ın 10 gün önce resmen boşandığı eşi şunları söyledi: Biz sessiz sedasız boşandık, hatta yayın yasağı da vardı.Yazılanlar doğru değil. Benim mahkemede böyle bir talebim olmadı. Böyle bir haber ile gündeme geldiğimiz için çok üzgünüm, en çok da eski eşim için üzüldüm." dedi.
ALİ TURAN SERT TEPKİ GÖSTERDİ
Takvim'de yer alan iddiaya çok sert tepki gösteren Ali Turan, yaptığı açıklamada;
"Kamuoyunun ve Değerli Basın Mensuplarının dikkatine, Malumunuz olduğu üzere 2015 yılında sizlerin de huzurunda yapmış olduğum bir evlilik teklifi ile hayatımı Rana Altıntaş ile birleştirmiştim.
Her evlilikte olabileceği gibi bizim evliliğimizde de mahkemece 'şiddetli geçimsizlik' olarak tanımlanan bir takım anlaşmazlıklar meydana geldi ve mahkemece gizlilik kararı verilen bir yargılama neticesinde boşandık. Aile kurumu, kadın erkek ilişkileri, doğup büyüdüğüm coğrafya gereği bağlı olduğumuz değerler silsilesi nedeni ile ne evliliğim hakkında ne ayrılığım hakkında en ufak bir beyanım olmadı." dedi.
Ali Turan, açıklamasında "Alçak bir saldırının hedefi oldum. Bu saldırıda benim ağzımdan hiç kullanmadığım bir cümle kullanılmış gibi ifade edilmiş, Haber başlığından başlamak üzere tamamı yalan ve çarptırmalarla dolu bir takım ifadeler kullanılmıştır.
Bu suçu işleyen başta adı geçen muhabir olmak üzere tüm şüpheliler gerekli cezaya çarptırılacaktır. Buna ilişkin başvurularımız derhal bu sabah yapıldı.
Ayrıca ibreti alem olsun diye, insanların izzeti nefsi ile oynanmasının bu kadar kolay olmadığını göstermek adına bu işin müsebbiplerine tazminat davası da açacağımı sizler aracılığı ile paylaşmak isterim. Kendimi, cinsel tercihimi anlatmaktan ar ederim. Ancak geçmiş yaşamım en büyük delilimdir." ifadelerine yer verdi. Takvim
Murat Başoğlu gözyaşları içinde açıkladı!
2017 yılının en büyük magazin skandalı kuşkusuz Murat Başoğlu'nun öz yeğeni Burcu Başoğlu ile teknede aşırı samimi bir şekilde görüntülenmesi olmuştu. Öz yeğeni ile ilişkiye girerken görüntülenen Murat Başoğlu sessizliğini bozdu.
Murat Başoğlu geçen yaz ayında yeğeni Burcu Başoğlu ile birlikte bir teknede ilişkiye girerken objektiflere yakalanmıştı. Bu olaydan sonra eşiyle boşanan Murat Başoğlu suskunluğunu bozdu. Uçankuş’a konuşan ve kendisine kumpas kurulduğunu iddia eden 50 yaşındaki sunucu, “İnsanlar benim ölmemi istedi. Tabii ki çok pişmanım. Beni linç ediyorlar. Karım da çocuğum da terk etti. Biri bize kötülük yapıyor. Bunu başarmak için kumpas kurmuşlar. Bu sektörde hangi kötü şeyle adımı duymuşlar? Böyle bir olayla kimsenin karşısına hiçbir zaman çıkmak istemezdim” açıklamasında bulundu.
SAKAL BIRAKTI, HIÇKIRA HIÇKIRA AĞLADI
Sakal bıraktığı görülen ve kilo verdiği gözlerden kaçmayan Murat Başoğlu röportaj sırasından göz yaşlarına hakim olamadı.
Murat Başoğlu geçen yaz ayında yeğeni Burcu Başoğlu ile birlikte bir teknede ilişkiye girerken objektiflere yakalanmıştı. Bu olaydan sonra eşiyle boşanan Murat Başoğlu suskunluğunu bozdu. Uçankuş’a konuşan ve kendisine kumpas kurulduğunu iddia eden 50 yaşındaki sunucu, “İnsanlar benim ölmemi istedi. Tabii ki çok pişmanım. Beni linç ediyorlar. Karım da çocuğum da terk etti. Biri bize kötülük yapıyor. Bunu başarmak için kumpas kurmuşlar. Bu sektörde hangi kötü şeyle adımı duymuşlar? Böyle bir olayla kimsenin karşısına hiçbir zaman çıkmak istemezdim” açıklamasında bulundu.
SAKAL BIRAKTI, HIÇKIRA HIÇKIRA AĞLADI
Sakal bıraktığı görülen ve kilo verdiği gözlerden kaçmayan Murat Başoğlu röportaj sırasından göz yaşlarına hakim olamadı.
Erhan Çelik ve Seren Serengil'e zorlama hapis kararı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul 10. ve 11. Aile Mahkemeleri'ne iki ayrı yazı göndererek, Gülben Ergen'in şikayeti üzerine mahkemelerin aldığı önleyici tedbir kararlarına uymayan Erhan Çelik ve Seren Serengil hakkında "Zorlama hapis kararı" verilmesini istedi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Bürosu Savcısı Selam Berna Altay tarafından 27 Ekim 2017 tarihinde İstanbul 11. Aile Mahkemesi’ne bir yazı gönderilerek, Erhan Çelik hakkında davacı Gülben Ergen’e yönelik önleyici koruma tedbiri kararı verildiği hatırlatıldı.
Erhan Çelik’in mahkemenin bu kararına uymadığı belirtilen savcılık yazısında, mahkemeden Çelik hakkında Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 13 / 1-2 maddeleri gereğince zorlama hapsine karar verilmesi istendi.
SAVCILIK SEREN SERENGİL İÇİN DE AYNI TALEPTE BULUNDU
Savcı Altay, İstanbul 10. Aile Mahkemesi’ne de bir yazı yollayarak, mahkemenin Seren Serengil’in, davacı Gülben Ergen’e yönelik aldığı önleyici koruma tedbirine uymadığını belirtti.
Savcı Altay, mahkemeden, Seren Serengil hakkında Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddettin Önlenmesine Dair Kanun’un 13/1 maddesi gereğince zorlama hapsine karar verilmesini istedi.
GÜLBEN ERGEN İKİSİNİ DE ŞİKAYET ETMİŞTİ
İstanbul 11. Aile Mahkemesi, Gülben Ergen’in başvurusu üzerine 4 Ekim 2017 tarihinde eski eşi Erhan Çelik’in davacının işyerlerine ve evine yaklaşmaması ve iletişim araçları ile rahatsız edilmemesi için uyarılmasına karar verdi. Mahkeme, Erhan Çelik’in buna uymaması durumunda 3 günden 10 güne, tekrarı halinde ise 15 günden 30 güne kadar hakkında zorlama hapis cezası uygulanacağını ihtar etti.
İstanbul 10. Aile Mahkemesi, Gülben Ergen’in başvurusu üzerine 16 Ekim 2017 tarihinde Seren Serengil’in 6 ay süre ile önleyici koruma tedbiri kapsamında 30 metreden fazla yaklaşmama, hakaret etmeme, şiddet uygulamama kararı almıştı.
O MADDELER 30 GÜNE KADAR HAPİS CEZASI ÖNGÖRÜYOR
Madde 13 / 1 : Bu kanun hükümlerine göre hakkında tedbir kararı verilen şiddet uygulayan, bu kararın gereklerine aykırı hareket etmesi halinde, fiili bir suç oluştursa bile ihlal edilen tedbirin ve aykırılığın ağırlığına göre hakim kararıyla üç günden 10 güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur.
Madde 13 / 2 : Tedbir kararının gereklerine aykırılığın her tekrarında, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre zorlama hapsinin süresi 15 günden 30 güne kadardır. Ancak zorlama hapsinin toplam süresi 6 ayı geçemez.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Bürosu Savcısı Selam Berna Altay tarafından 27 Ekim 2017 tarihinde İstanbul 11. Aile Mahkemesi’ne bir yazı gönderilerek, Erhan Çelik hakkında davacı Gülben Ergen’e yönelik önleyici koruma tedbiri kararı verildiği hatırlatıldı.
Erhan Çelik’in mahkemenin bu kararına uymadığı belirtilen savcılık yazısında, mahkemeden Çelik hakkında Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 13 / 1-2 maddeleri gereğince zorlama hapsine karar verilmesi istendi.
SAVCILIK SEREN SERENGİL İÇİN DE AYNI TALEPTE BULUNDU
Savcı Altay, İstanbul 10. Aile Mahkemesi’ne de bir yazı yollayarak, mahkemenin Seren Serengil’in, davacı Gülben Ergen’e yönelik aldığı önleyici koruma tedbirine uymadığını belirtti.
Savcı Altay, mahkemeden, Seren Serengil hakkında Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddettin Önlenmesine Dair Kanun’un 13/1 maddesi gereğince zorlama hapsine karar verilmesini istedi.
GÜLBEN ERGEN İKİSİNİ DE ŞİKAYET ETMİŞTİ
İstanbul 11. Aile Mahkemesi, Gülben Ergen’in başvurusu üzerine 4 Ekim 2017 tarihinde eski eşi Erhan Çelik’in davacının işyerlerine ve evine yaklaşmaması ve iletişim araçları ile rahatsız edilmemesi için uyarılmasına karar verdi. Mahkeme, Erhan Çelik’in buna uymaması durumunda 3 günden 10 güne, tekrarı halinde ise 15 günden 30 güne kadar hakkında zorlama hapis cezası uygulanacağını ihtar etti.
İstanbul 10. Aile Mahkemesi, Gülben Ergen’in başvurusu üzerine 16 Ekim 2017 tarihinde Seren Serengil’in 6 ay süre ile önleyici koruma tedbiri kapsamında 30 metreden fazla yaklaşmama, hakaret etmeme, şiddet uygulamama kararı almıştı.
O MADDELER 30 GÜNE KADAR HAPİS CEZASI ÖNGÖRÜYOR
Madde 13 / 1 : Bu kanun hükümlerine göre hakkında tedbir kararı verilen şiddet uygulayan, bu kararın gereklerine aykırı hareket etmesi halinde, fiili bir suç oluştursa bile ihlal edilen tedbirin ve aykırılığın ağırlığına göre hakim kararıyla üç günden 10 güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur.
Madde 13 / 2 : Tedbir kararının gereklerine aykırılığın her tekrarında, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre zorlama hapsinin süresi 15 günden 30 güne kadardır. Ancak zorlama hapsinin toplam süresi 6 ayı geçemez.
Bade İşcil'in zayıflığı olay oldu
Bade İşcil'in performansından çok verdiği kilolar sosyal medyada gündem oldu.
Kuzey Güney dizisiyle hatrı sayılır bir hayran kitlesi edinen Bade İşcil, evlenip anne olduktan sonra setlere ara vermişti.
Çekişmeli bir sürecin ardından eşinden boşanan İşcil, iş hayatına 'Ufak Tefek Cinayetler' dizisi ile döndü.
İşcil, başrollerini Gökçe Bahadır, Aslıhan Gürbüz ve Tülin Özen ile paylaştığı dizide 'Pelin' karakterine hayat veriyor.
Ancak Bade İşcil'in performansından çok verdiği kilolar sosyal medyada gündem oldu.
İşte bir yılda 7 kilo vererek 50 kiloya düşen 1,73 boyundaki Bade ile ilgili yapılan yorumlar...
* Bade İşcil zayıflığı diye bişey var artık ! Kimse bu kadar zayıf olmamalı
* Sen ne güzeldin neden bu kadar zayıflar ki bir insan ?
* Sana ne olmuş öyle! Azıcık kilo al etini giymemişsin gibi...
* Favori karakterim sensin ama biraz kilo al Bade!
* Tövbe estağfurullah Bade sana ne oldu öyle?
* İnce belli çay bardağı, Bade'nin yanında kalın kaldı... Fark ettiniz mi?
Kuzey Güney dizisiyle hatrı sayılır bir hayran kitlesi edinen Bade İşcil, evlenip anne olduktan sonra setlere ara vermişti.
Çekişmeli bir sürecin ardından eşinden boşanan İşcil, iş hayatına 'Ufak Tefek Cinayetler' dizisi ile döndü.
İşcil, başrollerini Gökçe Bahadır, Aslıhan Gürbüz ve Tülin Özen ile paylaştığı dizide 'Pelin' karakterine hayat veriyor.
Ancak Bade İşcil'in performansından çok verdiği kilolar sosyal medyada gündem oldu.
İşte bir yılda 7 kilo vererek 50 kiloya düşen 1,73 boyundaki Bade ile ilgili yapılan yorumlar...
* Bade İşcil zayıflığı diye bişey var artık ! Kimse bu kadar zayıf olmamalı
* Sen ne güzeldin neden bu kadar zayıflar ki bir insan ?
* Sana ne olmuş öyle! Azıcık kilo al etini giymemişsin gibi...
* Favori karakterim sensin ama biraz kilo al Bade!
* Tövbe estağfurullah Bade sana ne oldu öyle?
* İnce belli çay bardağı, Bade'nin yanında kalın kaldı... Fark ettiniz mi?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

































