Atakum Belediyesi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliği kapsamında Samsun’a gelen sunucu İkbal Gürpınar, Fetullahçı Terör Örgütü ile ilgili olarak, "Onlar yatak odalarına kamera yerleştirmekten çok hoşlanırlar" dedi.
Samsun’un Atakum Belediyesi tarafından Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi’nde 'Kadınlar Günü Programı ve Mutlu Kadın Mutlu Türkiye Fotoğraf Sergisi açıldı.
Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı ile eşi Fatma Taşçı’nın da katıldığı açılışa özel konuk olarak davet edilen sunucu İkbal Gülpınar, burada yaptığı konuşmada, "Ben, ’Cumhurbaşkanını arzulayan kadını en iyi ben bilirim. Zevcesi ve cariyesi olmaya razıyım’ demişim. İnternette baktım, milyonlarca paylaşım var. Önce gözlerime inanamadım. İlk lafım ’Hasbinallah ve Nimel Vekil’ oldu. Bunu yapanların kim olduğunu bildiğim için, onlar yatak odalarına kamera yerleştirmekten çok hoşlanırlar.
Yeni Akit gazetesine verdiğim röportaj yüzünden beni ölüm listesine aldılar ve Amerika’dan bana bir mesaj geldi. ’Seni bekleyen hazin sona hazır ol’ diye. Ben de mesaja cevap verdim. ’Siz Allah mısınız benim sonumu veriyorsunuz?’ diye. Ancak başka cevap vermediler. Burada amaç İkbal’i karalamak değil. Sayın Cumhurbaşkanımıza laf atmak" dedi. Hürriyet
ikbal gürpınar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ikbal gürpınar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Mart 2017 Pazartesi
21 Nisan 2016 Perşembe
İkbal Gürpınar ve Emre Ermiş boşandı
3 yıllık eşi Emre Ermiş'ten şiddet gördüğü gerekçesiyle dava açan sunucu ve yazar İkbal Gürpınar, anlaşmalı olarak boşandı.
İkbal Gürpınar, eşinin aslında muhafazakar kişilik ve mütevazı yaşamdan uzak olduğunu öne sürmüş, yumruğunu kaldırarak kendisine saldırdığını iddia etmiş ve boşanmak için Ermiş'ten 600 bin lira manevi tazminat istemişti.
Karşı dava açan Emre Ermiş de, psikolojik şiddet gördüğünü, Gürpınar'ın boğazına makas dayadığını iddia etmiş ve 10 bin lira manevi tazminat talep etmişti.
Önceki günkü duruşmada avukatlar boşanma konusunda anlaşıldığını belirterek mahkemeye bir protokol sundur. Tarafların "barışma ihtimalimiz yoktur" demesi üzerine hakim boşanma kararı verdi.
İkbal Gürpınar, eşinin aslında muhafazakar kişilik ve mütevazı yaşamdan uzak olduğunu öne sürmüş, yumruğunu kaldırarak kendisine saldırdığını iddia etmiş ve boşanmak için Ermiş'ten 600 bin lira manevi tazminat istemişti.
Karşı dava açan Emre Ermiş de, psikolojik şiddet gördüğünü, Gürpınar'ın boğazına makas dayadığını iddia etmiş ve 10 bin lira manevi tazminat talep etmişti.
Önceki günkü duruşmada avukatlar boşanma konusunda anlaşıldığını belirterek mahkemeye bir protokol sundur. Tarafların "barışma ihtimalimiz yoktur" demesi üzerine hakim boşanma kararı verdi.
24 Mart 2016 Perşembe
İkbal Gürpınar yarısını kazandı
Sunucu İkbal Gürpınar'ın eşine açtığı nafaka davası sonuçlandı.
Eşinden şiddet gördüğü haberleriyle gündeme gelen ve geride bıraktığımız yıl dava açan İkbal Gürpınar, sonrasında da eski eşine nafaka artırımı davası açmıştı. Gürpınar’ın Burhan Karagözlü’ye açtığı nafaka arttırımı davası mahkeme tarafından karara bağlandı.
BEŞ BİN LİRA İSTEMİŞTİ
İkbal Gürpınar, eski eşi Burhan Karagözlü’nün ödediği bin liralık iştirak nafakasının beş bin liraya yükseltilmesi için dava açmıştı. Konuyla ilgili bir karara varan mahkeme, İkbal Gürpınar’ı haklı buldu ancak talep ettiği nafakanın yarısının verilmesi kararı çıktı.. Mahkeme, söz konusu miktarın 5 bin liraya yükseltilmesini isteyen ünlü sunucuya, çocuğu için aylık 2 bin 500 lira iştirak nafakası bağlanmasına karar verdi.
Eşinden şiddet gördüğü haberleriyle gündeme gelen ve geride bıraktığımız yıl dava açan İkbal Gürpınar, sonrasında da eski eşine nafaka artırımı davası açmıştı. Gürpınar’ın Burhan Karagözlü’ye açtığı nafaka arttırımı davası mahkeme tarafından karara bağlandı.
BEŞ BİN LİRA İSTEMİŞTİ
İkbal Gürpınar, eski eşi Burhan Karagözlü’nün ödediği bin liralık iştirak nafakasının beş bin liraya yükseltilmesi için dava açmıştı. Konuyla ilgili bir karara varan mahkeme, İkbal Gürpınar’ı haklı buldu ancak talep ettiği nafakanın yarısının verilmesi kararı çıktı.. Mahkeme, söz konusu miktarın 5 bin liraya yükseltilmesini isteyen ünlü sunucuya, çocuğu için aylık 2 bin 500 lira iştirak nafakası bağlanmasına karar verdi.
20 Ocak 2016 Çarşamba
İkbal’e nafaka zammı
İkbal Gürpınar, nafaka artırımı için açtığı davada haklı bulundu. Ünlü sunucu, 2009 yılında boşandığı Burhan Karagözlü’nün çocukları için verdiği aylık nafakayı artırmak için mahkemeye başvurdu. Aylık nafakanın 5 bin TL’ye yükseltilmesini isteyen Gürpınar’ın bu isteği kabul görmedi. Mahkeme 400 lira artırarak nafakayı 1400 liraya yükseltti.
GÜRPINAR LEHİNE BOZDU
Bunu az bulan Gürpınar, davayı temyiz etti. Yargıtay babanın Yalova’da 24 dairesinin olduğunu müşterek çocuğun yıllık özel okul ücretinin ise yaklaşık 18 bin lira olduğunu belirterek Gürpınar lehine kararı bozdu.
27 Aralık 2015 Pazar
İkbal Gürpınar'dan bomba açıklamalar!
İkbal Gürpınar: "Allah lafzını bile himmete alet ettiler. Himmet parasını başka bir cemaate veriyor diye İzmitli iş adamını, tarihi eser kaçakçılığı bahanesiyle tutukladılar."
Akit'ten Mehmet Özmen'in röportajı...
Samanyolu Televizyonu'nda ve Türkçe Olimpiyatları’nda sunuculuk yapan İkbal Gürpınar Akit’e önemli açıklamalarda bulundu. Fetullah Gülen grubuna yönelik yaptığı her toplantıda trilyonların toplanmasını sağladığını belirten İkbal Gürpınar, “17 Aralık sonrasında Zaman aboneliğini bıraktığı için babamı tehdit ettiler. Hidayet Karaca’ya bana yaptıklarından dolayı hakkımı helal etmiyorum” dedi.
İşte, yıllarca Samanyolu Televizyonu’nda sunuculuk yapan İkbal Gürpınar’ın şok açıklamaları:
BABAMI TEHDİT ETTİLER
- Paralel Yapı’nın insanlara nasıl zulüm yaptığına dair yaşadığınız olaylar var mı?
Bakın ben size Babamın bana anlattığı bir meseleyi aktarmak istiyorum. 17 aralık öncesi Zaman Gazetesi aboneliğini iptal ettirdiği zaman, işyerine Vergi Dairesi'nden bir adam gelip ‘Neden aboneliğinizi sonlandırdınız? Bak biz sizi kontrole gelmiyoruz, sizi hiç sıkmıyoruz. Tekrar Zaman aboneliğine devam edin’ deyip üstü kapalı tehdit ettiler. Sonrasında kıramayacağı kişiler devreye girip yeniden abone yaptırmışlar. Bu kez 17 Aralık sonrası yine aboneliği iptal ettirdiğinde Kırıkkale'deki ağabey olan bir pastahanenin sahibi "Hocam, iptal ettirmek şöyle dursun,daha çok abone olmalı,destek vermelisin" demiş. Babam ise ,artık yaşlandığını,gazetelerin hepsini okuma fırsatı olmadığını söyleyip reddetmiş. Görüyorsunuz şu yaptıklarını değil mi?
HİMMET VERMEYİNCE TARİHİ ESER KAÇAKÇILIĞINDAN İÇERİ ATTILAR
- Başka yaşadığınız bir örnek paylaşabilir misiniz?
Mekke'de 17 Aralık sonrası Kabe'nin dibinde Türk hacılar sohbet ederken İzmit'li kereste tüccarının anlattıkları çok daha korkutucu. Abiler gelip bundan böyle Cemaate her ay 12 bin Tl himmet yapması gerektiğini söylemişler. beyefendi de farklı bir cemaatin üyesi olduğunu, zekatlarını oraya verdiğini,bunlara vermeyeceğini söylediğinde,ısrarcı olmuşlar ama kabul ettiremeyince "Son sözün bu mu? Bundan sonra günah bizden gitti" deyip fabrikadan çıkıp gitmişler. Ertesi gün polis kapıya dayanmış ve adamcağızı içeri atmışlar. 2 Gün ne için içeride olduğunu öğrenmeden gözaltında tutulan beyefendi ,mahkemeye çıktığında öğrenmiş suçunu. Tarihi eser kaçakçılığından içeri almışlar.hakim kanıt istemiş,hiçbirşey gösterilmeyince azarlamış savcıyı ve adamı serbest bırakmışlar. Bu olay sonrasında Başbakanlığa bile mektup yazıp ‘bunların ne kadar tehlikeli olduğunu anlattım ama bana inanmadılar’ demiş. Aslında halkla röportaj yapılsa buna benzer eminim binlerce olay ortaya çıkarılabilir.
Geçen hafta hanımlar toplantısına gittim Güngören'de. Kur'an Kursu için ev sahibinin kira almadan oturtuğu hoca AK Parti'ye oy verdi diye şimdi evi boşaltmasını istiyor ev sahibi. Zira koyu bir Fethullahçı.
HEP ZENGİNLERİN ÇOCUKLARINI OKUTTULAR
- Fetullah Gülen’e bağlı okul ve dershanelerde sizce kimler okutuluyordu? Fakir, zengin ayrımı yapılıyor muydu?
2007 yılında ben Bugün Gazetesinde köşe yazarlığı yapıyorum. Ve gazetede çalıştığım birinin çok zeki bir çocuğu vardı. Benim de etüt merkezlerinde ve dershanelerin açılışında çok emeğim olduğu için buna dayanarak madem dedim bu yerler maddi durumu iyi olmayan çocuklar için açıldı. Böyle zeki bir çocuğumuz var gönderelim dedim. Bana sadece 250 lira indirim yaptılar. Çocuğun taksitlerini ben ödedim. Bu durum sonrasında ben duraksadım. Baktığım zaman hep zenginlerin çocuklarını okuttukları, dar gelirli ailelerin çocuklarından çok azına hizmet verdiklerini gördüm.
ZAMAN GAZETESİ YENİ YAPTIRMIŞIM GİBİ TEKRAR HABER YAPTI
- Siz aynı zamanda onlar için himmet toplantıları yapıyor muydunuz?
Benim yaptığım toplantılarda en az 3 trilyon yardım parası toplanırdı, cemaat için. Önemli şirketlerin sahipleri olurdu ve açık artırma yolu ile yardım parası toplanırdı. Ben bile parmağımdaki yüzüğü çarır açık artırmaya sunardım. Eskiden yapmış olduğum pek çok hizmeti yeni yapmışım gibi gazetelerinde haberini yaptılar ve böylece hala onlara destek veriyormuşum imajı oluşturmak istediler. Örneğin, Bedirhan Gökce ve birçok sanatçıyla ortak yapılan ’Göklerin Titreyişi’ isimli albüm sanki yeni yapmışız gibi gündeme getirdiler.
PKK’YA HİZMET EDEN HDP’YE NASIL DESTEK VERİRLER ANLAYAMIYORUM
- Yüzüğünüzü dahi bağışladığınız Gülen cemaatinin PKK’nın siyasi uzantısı HDP’ye oy vermesi sizi nasıl etkiledi?
Bir zamanlar ağlaya ağlaya yardım topladığım cemaatin geçtiğimiz seçimlerde HDP’ye oy topladığını görünce ya şimdi sahtekarlar ya da o zaman sahtekarlardı diyorum. Biz çocuklar dağa çıkmasın diye okulları etüt merkezlerini açtık. Bizlere siz para vermediğiniz ya da az verdiğiniz için ‘çocuklar dağa çıkıyor, diyorlardı. Şimdi nasıl PKK’ya hizmet eden HDP’ye destek verirler anlayamıyorum. Sosyal medya üzerinden takipçilerimden bir çoğu kendilerinden HDP’ye oy istediklerini açıkladılar.
HER TOPLANTIDA 3 TRİLYON PARA TOPLUYORDUM
- Sizi şimdi hainlikle suçlayabilirler?
Şimdi bana ‘ekmek yediğin yere laf söyleme‘ şeklinde yorumlar geliyor. Ben onlardan kazandığımın çok daha fazlasını kendilerine yardım olarak geri iade ettim. Her toplantı da 3 trilyon para topluyordum. Anadolu yakasında bir restorantta yapılıyordu toplantılar. Genellikle zengin iş adamları ve eşleri geliyordu.
ALLAH LAFZININ EN AZ 10 BİNE SATILMAK ZORUNDA OLDUĞUNU SÖYLEDİLER
- Toplantılarda sizi rahatsız eden bir durum yok muydu?
Orada beni rahatsız eden bir şey vardı elbette... Bu durumun benzeri de Kod Adı Koz filminde gösterilmişti. O toplantıların birinden bir Allah lafzı satılacak fakat kimse açık artırmaya katılmıyor. Bana bu lafzın en az 10 bine satılmak zorunda olduğunu söylediler. O sırada toplantı da getir götür işlerinde çalışan ve orada bulunan hanımlardan gelir seviyeleri daha düşük iki bayandan biri 4 bin verebileceğini söyledi. Diğer bayan da üstüne 2 bin daha koyarak açık artırmaya katıldı. Sonrasında bir heyecan furyası yaşandı ve o Allah lafzı 10 binin üstünde bir rakama satıldı. Ki bunların yanında ben yüzüğümü veya üstümdeki feracami, eşarbımı beğenenlere açık artırma yolu ile satıyor ve hayır yapılmasını sağlıyordum.
HİDAYET KARACA’YA HAKKIMI HELAL ETMİYORUM
- Sizi en çok üzen nedir?
Beni bir günde batırdılar. Hidayet Karaca’ya bana yaptıklarından dolayı hakkımı helal etmiyorum. Bana Kanal D’den iş teklifi gelmişti. O zamanın parasıyla çok uçuk bir rakamdı. STV’den aldığım da o paranın onda biri kadardı. Hem TRT’de hem de STV’de çalışıyorum. TRT’de yapımcıyla yönetim arasında sorun çıktığı için TRT’den ayrıldım. O zaman tek maaşa kaldığım için geçinemedik, eşimin işi yoktu ve ben STV’den zam veya yeni bir program vermelerini rica ettim. O zamanlar da yeni evliyim. Bir takım masraflarım da vardı. O arada işte Hidayet Karaca’nın yanına gittim. Ya bana yeni bir program yapmalarını ya da maaşıma zam yapmalarını rica ettim.
Kanal D’ye de öylesine uçuk bir maaş teklifine rağmen gitmek istemediğimi de söyledim. Kendisi ayağa kalktı ve ‘size Kanal D’de başarılar diliyorum‘ dedi. Ben tabi çok şaşırdım. O olayın akşamında bütün mütevelli toplantılarında benim parayı tercih ettiğimi söyleyerek beni aforoz ettiler. Benim Yakamoz Yayıncılıktan kitabım çıkmıştı. NT mağazaları benim kitabımı çokça sipariş etmişti. Bir gece bütün kitaplarımı yayınevine geri gönderdiler. Yayınevi sahibi benim yüzümden batma noktasına geldi. Bu olayların sonucunda ben Kanal D’de çalışmak zorunda kaldım. Bu durum eski eşimin bir arkadaşı vasıtasıyla Fethullah Gülen’e durumu anlatması üzerine ben tekrar STV’de çalışmaya başladım. Fakat o dönem hamileydim. Doğum sebebiyle ayrıldıktan sonra bir daha hiç çalışmadım.
GÜLEN’İN ÖLDÜRÜLÜP YERİNE BENZERİNİN KLONLANDIĞINI DÜŞÜNÜYORUM
- Fethullah Gülen’le hiç karşılaşmanız oldu mu? Sizce Fethullah Gülen kimdir?
Hayır kendisi ile hiç karşılaşmadım. Fethullah Gülen’in öldürülüp yerine benzerinin klonlandığını düşünüyorum. Çünkü Amerika böyle bir teknolojik güce sahip. İnsanlar geçmişte böylesine aşkla bağlandıkları birinin şimdilerde böyle işler yapabileceğine inanmıyor. Açıkçası ben de öyle düşünüyorum. Dolayısıyla böyle bir şey olabileceğini düşünüyorum.
EZBERLEDİKLERİ DIŞINDA BİR ŞEY SORMAMAM GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİLER
- Türkçe olimpayatlarının sunuculuğunu yaptığınız programlara dair bir anınız var mı?
Türkçe olimpiyatları ile de kısa bir şey söylemek istiyorum. Olimpiyatları sunduğum zamanlarda beni yurtdışından gelen yarışmacılara bir şey sormamam yönünde ısrarla uyardılar. Çünkü ezberledikleri bir kısım var. Ezberledikleri dışında bir şey sormamam gerektiğini söylediler.
KADIN AĞLAYARAK BANA ANLATMIŞTI
- Paralel yapı ile hangi noktadan kopuş yaşadınız?
Bir kere MİT’e kendi istedikleri adamı yerleştiremeyip te Hakan Fidan’ın devam etmesi üzerine giriştikleri eylem ortada bir planın olduğunun çok güçlü bir kanıtı.Bir de Karadeniz’de bir yer de partinin kadın kolları başkanı anlatmıştı. Oğluyla arasını açıp görüştürmemek istemişler. Şiir okumak üzere gittiğim bir toplantıda kadın ağlayarak anlattı. Çocuğa Ankara’da Gata’yı kazanması yönünde zorlamışlar. Çocuğu gece gündüz çalıştırmışlar. Ve sonucunda çocuk Gata’yı kazanmış. Fakat sonrasında ailesi ile hiç görüştürmemişler. Kadın bunun üzerine Ankara’ya gitmiş ve bu durumu yurt müdürü ile görüşmüş. Böyle devam ederse çocuğunu yurttan alacağını söylemiş ki sonucunda da öyle olmuş. Çocuk onlardan kurtulmak adına bir müddet zor zamanlar geçirmiş, telefon numaralarını değiştirmiş.
KENDİ İRADESİ DIŞINDA BİRİYLE EVLENDİRİLİYOR
- Size Paralel Yapı’ya yönelik çok şikayet geliyor mu?
Yani bana gerek sosyal medya da gerekse telefon üzerinden arayıp cemaatle igili olay anlatan o kadar çok anne oldu ki. Bunun yanında yurt dışında gittiğim yerlerde cemaat içindeki beylerin eşleri dahi kocalarını göremedikleri, çocuklarının babasız büyüdüğü yönünde dert yandıkları olmuştur. Ki bir çok kişi yurt dışında gittiği yerden biriyle evlendiriliyor, kendi iradesi dışında.Benim en çok üzüldüğüm şey bir kişi yurt dışında bir yere gittiğinde oraya hicret ettiği düşünülüyor. Fakat kendi annesi, babası veya akrabası vefat ettiğinde onun cenazesine katılamıyor.
OYLARIN HDP’YE GİTMESİ İÇİN ÇOK ÇALIŞILDI
- Cemaatin tababanındaki insanlara ve Cumhurbaşkanı’nın paralel yapı ile olan mücadelesi noktasında neler söylemek istersiniz?
Kilit noktasındaki kişilerin yerlerinin değiştirilmesi çok önemli ama onların görev yerlerini değiştirmek işin çözümü değil. Çünkü bir çok insan Güneydoğu, Doğu anadolu’ya gönderildi. Orada yapılanmaya başladılar. Çok büyük baskılar yapıldı. Son seçimlerde bile oyların HDP’ye gitmesi için çok çalışıldı. Dolayısıyla belli görevlerdeki insanların tabş bu anayasanın değiştirilmesi ile mümkün direkt meslekten men edilmesi gerekiyor. Fakat bazı insanlar ekmeğini sırf Fatih Üniversite’sinde veya STV’den çıkarıyor diye de onları işsiz bırakmamak gerekiyor. Bu anlamda sapla samanı birbirinden iyi ayırt etmek lazım. Baştaki insanların hataları yüzünden alttakilere ceza çektirmemek gerektiğini düşünüyorum. Benim alternatifim vardı başka yere gidebildim. Fakat alternatifi olmayanlar, meslek hayatına orada başlamış insanlar var. Onların iyi bilinmesi gerekiyor. Bu yapı noktasında bir anda çözülecek mesele değil. Bu anlamda ailelerin çocuklarına dikkat etmesi gerekiyor. Aileler çocuklarına sahip çıksınlar.
13 Kasım 2015 Cuma
İkbal Gürpınar boşanıyor
İkbal Gürpınar, şiddet gördüğü gerekçesiyle boşanma davası açtığı eşi Emre Ermiş’le kağıt üzerinde anlaşmaya vardı.
26 Ekim’de bir araya gelerek boşanma protokolü imzalayan çift, sürtüşmeli davayı anlaşmalıya çevirdi. Gürpınar bu protokolle, 100 bini maddi, 500 bini ise manevi olmak üzere toplam 600 bin liralık tazminat talebinden vazgeçmiş oldu.
Eşyalarını kendi aralarında paylaşan taraflar, anlaşma gereği birbirlerinden herhangi bir nafaka ya da katkı payı da istemeyecek.
Öte yandan ünlü sunucu, kadınlık onuru, kişilik hakları ve mesleki prestijini hedef alan açıklamaları nedeniyle davalı Emre Ermiş’e karşı dava açma hakkını saklı tuttuğunu açıkladı.
26 Ekim’de bir araya gelerek boşanma protokolü imzalayan çift, sürtüşmeli davayı anlaşmalıya çevirdi. Gürpınar bu protokolle, 100 bini maddi, 500 bini ise manevi olmak üzere toplam 600 bin liralık tazminat talebinden vazgeçmiş oldu.
Eşyalarını kendi aralarında paylaşan taraflar, anlaşma gereği birbirlerinden herhangi bir nafaka ya da katkı payı da istemeyecek.
Öte yandan ünlü sunucu, kadınlık onuru, kişilik hakları ve mesleki prestijini hedef alan açıklamaları nedeniyle davalı Emre Ermiş’e karşı dava açma hakkını saklı tuttuğunu açıkladı.
23 Ekim 2015 Cuma
İkbal Gürpınar beni ölümle tehdit etti
Sunucu İkbal Gürpınar’ın şiddet gerekçesiyle boşanma davası açtığı eşi sessizliğini bozdu; ‘Vücuduma makas dayadı, evden kovdu.’
İkbal Gürpınar eşi Emre Ermiş’e boşanma davası açıp ‘Beni iffetsizlikle suçladı, dövdü’ diyerek mahkemeden koruma talep etmişti. Korunma talebi kabul edilince Emre Emiş karar itiraz etti.
Cevap dilekçesinde şu ifadelere yer verdi: ‘Gürpınar rol icabı kısa bayılmalar, kısa kıskançlık krizleri ve öfke nöbetleriyle bana psikolojik şiddet uyguladı.
Beni evden kovdu
Bir gece saat 01.00’de aldığı makası vücuduma dayayıp ittirerek öldürmekle tehdit etti. Evden kovulduktan iki gün sonra özür dileyerek tekrar eve çağırdı. Fikirlerime değer vermiyor, aşağılıyordu. Tembel ve korkak olduğumu söylüyordu. Entelektüel açıdan kendini benden üstün görüyordu.
Ben istesem reddedilir
Emre Ermiş’in dilekçesinde, ‘İkbal Gürpınar’ın uyguladığı şiddetin dozu ve bana herkesin önünde attığı fırçalar, tehditler için biz koruma talep etsek kesin reddedilir’ dedi. (Makaron)
8 Ağustos 2015 Cumartesi
"Umre'de erkeklere sürtünmekle suçladı"
Eşi Emre Ermiş’ten (34) şiddet gördüğü gerekçesiyle mahkemeden koruma kararı aldıran sunucu ve yazar İkbal Gürpınar Ermiş (46), boşanma davası açtı. Gürpınar Ermiş, birlikte sundukları ‘Kâbe Yolları’ isimli programın çekimi için gittikleri umrede eşinin yumruğunu kaldırarak kendisine saldırdığını ve başka erkeklere sürtünmekle suçladığını iddia etti.
Hürriyet'in haberine göre; Gürpınar Ermiş, birlikte sundukları ‘Kâbe Yolları’ isimli programın çekimi için gittikleri umrede eşinin yumruğunu kaldırarak kendisine saldırdığını iddia etti. Dava dilekçesinde şu iddialara yer verildi: “Evliliğin ilk gününden itibaren eşine karşı kıskanç tavırlar sergileyen Emre Ermiş, bu kıskançlığını son 7-8 ayda fiziksel ve psikolojik şiddete çevirdi.
‘UMREDE SÜRTÜNMEKLE SUÇLADI’
Emre Ermiş, eşiyle birlikte sundukları ‘Kâbe Yolları’ adlı programın çekimleri için gittikleri umre ziyareti sırasında eşini başka erkeklere sürtünmekle suçladı. Başka bir sefer program ekibinin önünde yumruğunu kaldıran Emre Ermiş’i ekiptekiler engelledi. Aşırı kıskanç olan Emre Ermiş, müvekkilimin aleyhine delil oluşturmak amacıyla evine, otomobiline dinleme ve GPS cihazı yerleştirdi.”
600 bin TL tazminat talebi
İkbal Gürpınar Ermiş, 100 bin lira maddi, 500 bin lira manevi tazminat talep etti. Dava dosyasına gizlilik ve yayın yasağı konulmasını istedi.
Hürriyet'in haberine göre; Gürpınar Ermiş, birlikte sundukları ‘Kâbe Yolları’ isimli programın çekimi için gittikleri umrede eşinin yumruğunu kaldırarak kendisine saldırdığını iddia etti. Dava dilekçesinde şu iddialara yer verildi: “Evliliğin ilk gününden itibaren eşine karşı kıskanç tavırlar sergileyen Emre Ermiş, bu kıskançlığını son 7-8 ayda fiziksel ve psikolojik şiddete çevirdi.
‘UMREDE SÜRTÜNMEKLE SUÇLADI’
Emre Ermiş, eşiyle birlikte sundukları ‘Kâbe Yolları’ adlı programın çekimleri için gittikleri umre ziyareti sırasında eşini başka erkeklere sürtünmekle suçladı. Başka bir sefer program ekibinin önünde yumruğunu kaldıran Emre Ermiş’i ekiptekiler engelledi. Aşırı kıskanç olan Emre Ermiş, müvekkilimin aleyhine delil oluşturmak amacıyla evine, otomobiline dinleme ve GPS cihazı yerleştirdi.”
600 bin TL tazminat talebi
İkbal Gürpınar Ermiş, 100 bin lira maddi, 500 bin lira manevi tazminat talep etti. Dava dosyasına gizlilik ve yayın yasağı konulmasını istedi.
26 Temmuz 2015 Pazar
İkbal Gürpınar: 'eşim beni dövüyor'
Ece Erken ve Bade İşçil’den sonra İkbal Gürpınar da eşinden şiddet gördüğü gerekçesiyle mahkemeye başvurup korunma istedi.
İlk günden başladı
* Evliliğinde şiddet gördüğü iddiasıyla mahkemenin yolunu tutan ünlü kadınlara bir yenisi daha eklendi. İstanbul Aile Mahkemesi’ne başvuran İkbal Gürpınar, 2013’te evlendiği eşi Emre Ermiş’ten şiddet gördüğü gerekçesiyle korunma istedi. Sunucu, evlendikleri günden itibaren psikolojik ve maddi şiddet gördüğünü öne sürdü.
İffetsizlikle suçladı
* Dilekçedeki iddialara göre; Emre Ermiş, eşine iffetsizlik dahil birçok suçlama yöneltti. Suçlamalarını sosyal medyada da paylaşan Ermiş, Gürpınar’ı rezil etmekle tehdit etti. Evliliğin son aylarında da eşine karşı fiziki şiddet uyguladı. Şiddete, İkbal Gürpınar’ın önceki evliliğinden olan 8 yaşındaki oğlu da şahit oldu.
Bir ay uzaklaştırma
* Mahkeme, Emre Ermiş’in bir ay süreyle Zekeriyaköy’deki evden uzaklaştırılmasına ve 50 metreden fazla yaklaşmamasına karar verdi.
* Ayrıca Ermiş’in eşine karşı şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama ve küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmamasına hükmetti.
İlk günden başladı
* Evliliğinde şiddet gördüğü iddiasıyla mahkemenin yolunu tutan ünlü kadınlara bir yenisi daha eklendi. İstanbul Aile Mahkemesi’ne başvuran İkbal Gürpınar, 2013’te evlendiği eşi Emre Ermiş’ten şiddet gördüğü gerekçesiyle korunma istedi. Sunucu, evlendikleri günden itibaren psikolojik ve maddi şiddet gördüğünü öne sürdü.
İffetsizlikle suçladı
* Dilekçedeki iddialara göre; Emre Ermiş, eşine iffetsizlik dahil birçok suçlama yöneltti. Suçlamalarını sosyal medyada da paylaşan Ermiş, Gürpınar’ı rezil etmekle tehdit etti. Evliliğin son aylarında da eşine karşı fiziki şiddet uyguladı. Şiddete, İkbal Gürpınar’ın önceki evliliğinden olan 8 yaşındaki oğlu da şahit oldu.
Bir ay uzaklaştırma
* Mahkeme, Emre Ermiş’in bir ay süreyle Zekeriyaköy’deki evden uzaklaştırılmasına ve 50 metreden fazla yaklaşmamasına karar verdi.
* Ayrıca Ermiş’in eşine karşı şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama ve küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmamasına hükmetti.
Etiketler:
ayrılık,
boşanma,
haber,
ikbal gürpınar
5 Nisan 2015 Pazar
İkbal Gürpınar'a şok saldırı!
Ünlü sunucu ve yazar İkbal Gürpınar Ermiş, adı kullanılarak ürün pazarlandığı iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.
Sabah'tan Ali Oktay'ın haberine göre İkbal Gürpınar Ermiş'in adı ve görüntüsü, bazı ürünlerin reklam ve tanıtımlarında kullanıldı.
Ürünlerle ve reklamlarla bir bağlantısının olmadığını açıklayan Ermiş'in 'ikbalgurpinar.com' adlı sitesi de hemen hacklendi.
Ünlü sunucu, adını ve görüntüsünü kullanarak haksız kazanç sağlayan kişilerle sitesini hackleyen kişiler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.
Sabah'tan Ali Oktay'ın haberine göre İkbal Gürpınar Ermiş'in adı ve görüntüsü, bazı ürünlerin reklam ve tanıtımlarında kullanıldı.
Ürünlerle ve reklamlarla bir bağlantısının olmadığını açıklayan Ermiş'in 'ikbalgurpinar.com' adlı sitesi de hemen hacklendi.
Ünlü sunucu, adını ve görüntüsünü kullanarak haksız kazanç sağlayan kişilerle sitesini hackleyen kişiler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.
25 Şubat 2015 Çarşamba
İkbal Gürpınar: Ben de bir çocuk gelindim
Cine5 ekranlarının beğeniyle takip edilen programı İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme’ye ekranların sevilen ismi sunucu İkbal Gürpınar konuk oldu. Gürpınar özel hayatından televizyon ekranlarına hayatının bilinmeyenlerini paylaştı.
“Tek oyuncağım bir bebekti”
İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme’de çocukluk günlerini anlatan İkbal Gürpınar’ın o günlerde en mutlu olduğu şey kendisine yeni elbiseler alınmasıymış. “Ben hep ablamın eskileriyle büyüdüm, yeni bir şey alındığını pek hatırlamıyorum. Abimin sünnetinde beyaz bir tuvalet giymiştim, benim için alınmıştı. Şimdiki çocukların bir sürü elbisesi var hala dolabı açıp giyecek bir şey bulamıyorum diyebiliyorlar. Hiç rugan pabucum, çok oyuncağım olmadı. Bir kere 2,5 liraya bir bebek almıştım. dayımın kızının eskileriyle büyüdük. Onlar yurtdışında yaşıyorlardı. Küçük bebek evleri gardıropları vardı, çok imrenirdim. Ama anneannem bize bez bebek dikerdi dantel örmeyi öğrendim, o bebeğin dışında bana ait hiçbir oyuncağım olmadı.”diyerek anlattı.
“İşşiz kalmak bana çok şey öğretti”
İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme’de iş dünyasındaki ilk yüzleşmesini de anlatan İkbal Gürpınar “Televizyonda çalıştığım dönemde birden bire işsiz kaldım. Pek çok takipçim vardı. Evime mektuplar hediyeler gelirdi. TRT’den işten çıkarıldığımda her şeyin ye kürküm ye olduğunu öğrendim. Şan şöhret gelip geçici televizyonlarda olduğun için seni seviyorlardı. İşte o yokluk döneminde hem parasal yokluk hem de çevremdeki insanların çil yavrusu gibi dağılması bana çok şey öğretti. Çok ağır bir yüzleşmeydi. Ama Yüce Rabbime teşekkür ediyorum. O zaman bir elek alıyorsun hiç ummadığım insanlar üstte kaldı ummadıklarım da elenip gitti.” diyerek yaşadıklarını paylaştı.
“En zor imtihan evlatla olan”
İpek Tuzcuoğlu’nun “Sosyal sorumluluk projeleri, anne babası ayrı çocuklar ve topluma karşı çok duyarlısın Neden bu konuda hassassın?” sorusu üzerine cevap veren İkbal Gürpınar “Hassasım çünkü bende iki kez boşandım. İki çocuğumu da büyüttüm. Ne kadar zor birşey olduğunu biliyorum. Boşananlardan birçok mektup geliyor kadın ya da erkek yaşananları unutmuyor ve çocuğuyla intikam almaya çalışıyor. Çocuğu olmadan ayrılanlarda ise sorunlar bitiyor. Çocuk varsa kopma şansınız yok çocuğu üzüp seni de üzüyor. Aklı olan çocuğunun diğer ebeveyni ile görüşmesine fırsat oluşturur. Sık sık görüşmesini sağlar, çünkü ben ölebilirim. Anne yada baba yakın olmalı ilk eşimde bunu sağlayamadım. Oğlum ve ben 18 sene babasının nerede olduğunu bilemedik. Gitti ve hiç irtibat kurmadı. Bulamadık. Şimdi beraberler mutlu mesutlar. İlginç bir karşılaşma oldu. Şimdi babasıyla birlikte, benimle görüşmüyor oğlum. Çok acı çektim hiçbir yerde söylemedim. Bir gün namazdayım. Namaza başlarken “Rabbim çok acı çekiyorum” dedim. Ben onu çok zor büyüttüm. Şimdi tanınmışım param mülküm var, maddi olarak çok sıkıntım yok ama o zamanlar maddi yokluklarla büyüttüm sırtım yatak yüzü görmedi. “Rabbime ne olur bu acımı benden al bir sebep göster” dedim. Çocuklarımız bize benzemek zorunda değil. Ne yapabilirim bu da bir imtihan. Bu da geçecek en zor imtihan evlatla olan.”diyerek duygularını paylaştı.
“Bende bir çocuk gelindim”
İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme’de ailesi tarafından küçük yaşta evlendirildiğini anlatan İkbal Gürpınar “Bana gelen mektupları görseniz berdeller hala devam ediyor. Ben babalara hayret ediyorum. Çocuk gelinleri alanlara hayret ediyorum. Nasıl koynuna alıyorsun senin kızının başına da gelebilir nasıl dayanacaksın.. Bunların hepsini eğitimle aşağacağız. Kesinlikle karşıyım. Babamla ben şimdi çok iyiyiz. Ama ben orta üçe giderken beni nişanladığı zaman “babacığım onunla sen mi aynı yatakta yatacaksın, yaşayacaksın diye karşı çıktım. O yaştaki cesaretime bak, nasıl benim adıma karar veriyorsun, ben daha orta üçe gidiyorum dediğim de babam “ben köpek ile evlen desem köpekle evleneceksin” dedi ve beni nişanladı. Benden çok büyük biriydi. Vefat etti, Allah rahmet eylesin. Bende yaşadığım için biliyorum. Ne olursunuz yapmayın yalvarırım. Kızınız bir gün koca bulur bulamazsa da bulamaz, herkes kaderini çeker. Bunun bir kader olmasına sebep olmamalı anne babalar.” diyerek anlattı.
“Dört ay önce maddi kriz yaşadım”
İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme’de yaşadığı maddi zorlukları anlatmaktan çekinmediğini söyleyen İkbal Gürpınar yakın zamanda bu tür zorluklar yaşamış. “Dört ay önce maddi olarak çok büyük krizler yaşadım. Oğlum Efe’nin haberi yok ama onun kumbarasını bile açtım dört ay önce. Geçmişte yaşanmış bir şey değil. Bir villamız var. Yeni bir villa aldık eskisini satıp yeni villayı ödeyeceğiz diyordum. Dört ay önce birden bire yine işsiz kaldım. “Rabbim büyüksün eziyet için yaşatmazsın” dedim. 105 bin lira ödemem var ama 105 liram bile yoktu. “Sen göndereceksin sana güveniyorum” dedim. Bir telefon geldi. Evimi satın almak istediler. 300 bin zararla evimi sattım ama faiz ödemedim. Herkes böyle şeyler yaşıyor, sıkıntıların limitleri farklı olsa da yaşıyorlar. Anlatıyorum dinleyenler çözüm buluyor kendine.”diyerek paylaştı.
“Ölümden kurtulunca hayatım değişti”
İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme’de hayatını sorgulamasına neden olan kazayı da anlatan İkbal Gürpınar bu olaydan sonra namaza başlamış “Üç dakikayla o otobüste ben de olabilirdim ölmüşte olabilirdim, Allah bir şans verdi. Hayatımı temize çektiğim gün yaptım o günü. Benim de ufak tefek günahlarım yaramazlıklarım vardı. İlahiyat mezunu bir babayla annenin çocuğu olarak namaz kılmıyordum. O gün oruca niyetlenip bindim otobüse Allah’ım güç ver dedim. Mide kanaması yüzünden tutamıyordum. Üç dakikayla kaçırdığım otobüs kaza yaptı ben 45 dakika sonraki otobüse bindim. Otobüsü gördük. Cesetler ayağımın dibindeydi, titredim. Allahım Affet dedim. Tövbe ediyorum. Yaptığım hataları bir daha yapmayacağım dedim. O günden sonra hayatım değişti.” diyerek anlattı.
“Adımı kullanıp dolandırıcılık yapanları şikayet ettim”
İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme’de adını kullanarak dolandırıcılık yapanlara da seslenen İkbal Gürpınar bu konuda takipçilerini ve izleyenlerini de uyardı. “Doğrudan satışla ilgili hiçbir reklama çıkmamaya yemin ettim. Benim adımı kullanarak bir çok kişiden para topluyorlar. Kimsenin evine kimseye yollamam, kapı kapı dolaşan hiçbir satış elemanım yok, hepsi yalan. Bu adamları buldum beni tehdit ettiler. Savcılığa şikayet ettim.”diyerek yaşadıklarını paylaştı.
“Siyasete atıldım”
İpek Tuzcuoğlu’nun “Siyasete atıldınız. Bu konuda neler söylemek istersiniz?” sorusu üzerine İkbal Gürpınar “Evet siyasete atıldım. Bir teklif geldi Sarıyer’de. İlçe Yönetim Kurulundayım mahalle mahalle toplantıları yapıyoruz geziyoruz. Ben parasını kazanan biriyim milletvekli olayım diye bu işe başlamadım. Söylenen olumsuz sözleri umursamıyorum. Taşın altına elimi koymak zorundayım.”diyerek anlattı.
“Tek oyuncağım bir bebekti”
İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme’de çocukluk günlerini anlatan İkbal Gürpınar’ın o günlerde en mutlu olduğu şey kendisine yeni elbiseler alınmasıymış. “Ben hep ablamın eskileriyle büyüdüm, yeni bir şey alındığını pek hatırlamıyorum. Abimin sünnetinde beyaz bir tuvalet giymiştim, benim için alınmıştı. Şimdiki çocukların bir sürü elbisesi var hala dolabı açıp giyecek bir şey bulamıyorum diyebiliyorlar. Hiç rugan pabucum, çok oyuncağım olmadı. Bir kere 2,5 liraya bir bebek almıştım. dayımın kızının eskileriyle büyüdük. Onlar yurtdışında yaşıyorlardı. Küçük bebek evleri gardıropları vardı, çok imrenirdim. Ama anneannem bize bez bebek dikerdi dantel örmeyi öğrendim, o bebeğin dışında bana ait hiçbir oyuncağım olmadı.”diyerek anlattı.
“İşşiz kalmak bana çok şey öğretti”
İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme’de iş dünyasındaki ilk yüzleşmesini de anlatan İkbal Gürpınar “Televizyonda çalıştığım dönemde birden bire işsiz kaldım. Pek çok takipçim vardı. Evime mektuplar hediyeler gelirdi. TRT’den işten çıkarıldığımda her şeyin ye kürküm ye olduğunu öğrendim. Şan şöhret gelip geçici televizyonlarda olduğun için seni seviyorlardı. İşte o yokluk döneminde hem parasal yokluk hem de çevremdeki insanların çil yavrusu gibi dağılması bana çok şey öğretti. Çok ağır bir yüzleşmeydi. Ama Yüce Rabbime teşekkür ediyorum. O zaman bir elek alıyorsun hiç ummadığım insanlar üstte kaldı ummadıklarım da elenip gitti.” diyerek yaşadıklarını paylaştı.
“En zor imtihan evlatla olan”
İpek Tuzcuoğlu’nun “Sosyal sorumluluk projeleri, anne babası ayrı çocuklar ve topluma karşı çok duyarlısın Neden bu konuda hassassın?” sorusu üzerine cevap veren İkbal Gürpınar “Hassasım çünkü bende iki kez boşandım. İki çocuğumu da büyüttüm. Ne kadar zor birşey olduğunu biliyorum. Boşananlardan birçok mektup geliyor kadın ya da erkek yaşananları unutmuyor ve çocuğuyla intikam almaya çalışıyor. Çocuğu olmadan ayrılanlarda ise sorunlar bitiyor. Çocuk varsa kopma şansınız yok çocuğu üzüp seni de üzüyor. Aklı olan çocuğunun diğer ebeveyni ile görüşmesine fırsat oluşturur. Sık sık görüşmesini sağlar, çünkü ben ölebilirim. Anne yada baba yakın olmalı ilk eşimde bunu sağlayamadım. Oğlum ve ben 18 sene babasının nerede olduğunu bilemedik. Gitti ve hiç irtibat kurmadı. Bulamadık. Şimdi beraberler mutlu mesutlar. İlginç bir karşılaşma oldu. Şimdi babasıyla birlikte, benimle görüşmüyor oğlum. Çok acı çektim hiçbir yerde söylemedim. Bir gün namazdayım. Namaza başlarken “Rabbim çok acı çekiyorum” dedim. Ben onu çok zor büyüttüm. Şimdi tanınmışım param mülküm var, maddi olarak çok sıkıntım yok ama o zamanlar maddi yokluklarla büyüttüm sırtım yatak yüzü görmedi. “Rabbime ne olur bu acımı benden al bir sebep göster” dedim. Çocuklarımız bize benzemek zorunda değil. Ne yapabilirim bu da bir imtihan. Bu da geçecek en zor imtihan evlatla olan.”diyerek duygularını paylaştı.
“Bende bir çocuk gelindim”
İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme’de ailesi tarafından küçük yaşta evlendirildiğini anlatan İkbal Gürpınar “Bana gelen mektupları görseniz berdeller hala devam ediyor. Ben babalara hayret ediyorum. Çocuk gelinleri alanlara hayret ediyorum. Nasıl koynuna alıyorsun senin kızının başına da gelebilir nasıl dayanacaksın.. Bunların hepsini eğitimle aşağacağız. Kesinlikle karşıyım. Babamla ben şimdi çok iyiyiz. Ama ben orta üçe giderken beni nişanladığı zaman “babacığım onunla sen mi aynı yatakta yatacaksın, yaşayacaksın diye karşı çıktım. O yaştaki cesaretime bak, nasıl benim adıma karar veriyorsun, ben daha orta üçe gidiyorum dediğim de babam “ben köpek ile evlen desem köpekle evleneceksin” dedi ve beni nişanladı. Benden çok büyük biriydi. Vefat etti, Allah rahmet eylesin. Bende yaşadığım için biliyorum. Ne olursunuz yapmayın yalvarırım. Kızınız bir gün koca bulur bulamazsa da bulamaz, herkes kaderini çeker. Bunun bir kader olmasına sebep olmamalı anne babalar.” diyerek anlattı.
“Dört ay önce maddi kriz yaşadım”
İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme’de yaşadığı maddi zorlukları anlatmaktan çekinmediğini söyleyen İkbal Gürpınar yakın zamanda bu tür zorluklar yaşamış. “Dört ay önce maddi olarak çok büyük krizler yaşadım. Oğlum Efe’nin haberi yok ama onun kumbarasını bile açtım dört ay önce. Geçmişte yaşanmış bir şey değil. Bir villamız var. Yeni bir villa aldık eskisini satıp yeni villayı ödeyeceğiz diyordum. Dört ay önce birden bire yine işsiz kaldım. “Rabbim büyüksün eziyet için yaşatmazsın” dedim. 105 bin lira ödemem var ama 105 liram bile yoktu. “Sen göndereceksin sana güveniyorum” dedim. Bir telefon geldi. Evimi satın almak istediler. 300 bin zararla evimi sattım ama faiz ödemedim. Herkes böyle şeyler yaşıyor, sıkıntıların limitleri farklı olsa da yaşıyorlar. Anlatıyorum dinleyenler çözüm buluyor kendine.”diyerek paylaştı.
“Ölümden kurtulunca hayatım değişti”
İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme’de hayatını sorgulamasına neden olan kazayı da anlatan İkbal Gürpınar bu olaydan sonra namaza başlamış “Üç dakikayla o otobüste ben de olabilirdim ölmüşte olabilirdim, Allah bir şans verdi. Hayatımı temize çektiğim gün yaptım o günü. Benim de ufak tefek günahlarım yaramazlıklarım vardı. İlahiyat mezunu bir babayla annenin çocuğu olarak namaz kılmıyordum. O gün oruca niyetlenip bindim otobüse Allah’ım güç ver dedim. Mide kanaması yüzünden tutamıyordum. Üç dakikayla kaçırdığım otobüs kaza yaptı ben 45 dakika sonraki otobüse bindim. Otobüsü gördük. Cesetler ayağımın dibindeydi, titredim. Allahım Affet dedim. Tövbe ediyorum. Yaptığım hataları bir daha yapmayacağım dedim. O günden sonra hayatım değişti.” diyerek anlattı.
“Adımı kullanıp dolandırıcılık yapanları şikayet ettim”
İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme’de adını kullanarak dolandırıcılık yapanlara da seslenen İkbal Gürpınar bu konuda takipçilerini ve izleyenlerini de uyardı. “Doğrudan satışla ilgili hiçbir reklama çıkmamaya yemin ettim. Benim adımı kullanarak bir çok kişiden para topluyorlar. Kimsenin evine kimseye yollamam, kapı kapı dolaşan hiçbir satış elemanım yok, hepsi yalan. Bu adamları buldum beni tehdit ettiler. Savcılığa şikayet ettim.”diyerek yaşadıklarını paylaştı.
“Siyasete atıldım”
İpek Tuzcuoğlu’nun “Siyasete atıldınız. Bu konuda neler söylemek istersiniz?” sorusu üzerine İkbal Gürpınar “Evet siyasete atıldım. Bir teklif geldi Sarıyer’de. İlçe Yönetim Kurulundayım mahalle mahalle toplantıları yapıyoruz geziyoruz. Ben parasını kazanan biriyim milletvekli olayım diye bu işe başlamadım. Söylenen olumsuz sözleri umursamıyorum. Taşın altına elimi koymak zorundayım.”diyerek anlattı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















