Cine5 ekranlarının beğeniyle takip edilen programı İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme’ye ekranların sevilen ismi sunucu İkbal Gürpınar konuk oldu. Gürpınar özel hayatından televizyon ekranlarına hayatının bilinmeyenlerini paylaştı.
“Tek oyuncağım bir bebekti”
İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme’de çocukluk günlerini anlatan İkbal Gürpınar’ın o günlerde en mutlu olduğu şey kendisine yeni elbiseler alınmasıymış. “Ben hep ablamın eskileriyle büyüdüm, yeni bir şey alındığını pek hatırlamıyorum. Abimin sünnetinde beyaz bir tuvalet giymiştim, benim için alınmıştı. Şimdiki çocukların bir sürü elbisesi var hala dolabı açıp giyecek bir şey bulamıyorum diyebiliyorlar. Hiç rugan pabucum, çok oyuncağım olmadı. Bir kere 2,5 liraya bir bebek almıştım. dayımın kızının eskileriyle büyüdük. Onlar yurtdışında yaşıyorlardı. Küçük bebek evleri gardıropları vardı, çok imrenirdim. Ama anneannem bize bez bebek dikerdi dantel örmeyi öğrendim, o bebeğin dışında bana ait hiçbir oyuncağım olmadı.”diyerek anlattı.
“İşşiz kalmak bana çok şey öğretti”
İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme’de iş dünyasındaki ilk yüzleşmesini de anlatan İkbal Gürpınar “Televizyonda çalıştığım dönemde birden bire işsiz kaldım. Pek çok takipçim vardı. Evime mektuplar hediyeler gelirdi. TRT’den işten çıkarıldığımda her şeyin ye kürküm ye olduğunu öğrendim. Şan şöhret gelip geçici televizyonlarda olduğun için seni seviyorlardı. İşte o yokluk döneminde hem parasal yokluk hem de çevremdeki insanların çil yavrusu gibi dağılması bana çok şey öğretti. Çok ağır bir yüzleşmeydi. Ama Yüce Rabbime teşekkür ediyorum. O zaman bir elek alıyorsun hiç ummadığım insanlar üstte kaldı ummadıklarım da elenip gitti.” diyerek yaşadıklarını paylaştı.
“En zor imtihan evlatla olan”
İpek Tuzcuoğlu’nun “Sosyal sorumluluk projeleri, anne babası ayrı çocuklar ve topluma karşı çok duyarlısın Neden bu konuda hassassın?” sorusu üzerine cevap veren İkbal Gürpınar “Hassasım çünkü bende iki kez boşandım. İki çocuğumu da büyüttüm. Ne kadar zor birşey olduğunu biliyorum. Boşananlardan birçok mektup geliyor kadın ya da erkek yaşananları unutmuyor ve çocuğuyla intikam almaya çalışıyor. Çocuğu olmadan ayrılanlarda ise sorunlar bitiyor. Çocuk varsa kopma şansınız yok çocuğu üzüp seni de üzüyor. Aklı olan çocuğunun diğer ebeveyni ile görüşmesine fırsat oluşturur. Sık sık görüşmesini sağlar, çünkü ben ölebilirim. Anne yada baba yakın olmalı ilk eşimde bunu sağlayamadım. Oğlum ve ben 18 sene babasının nerede olduğunu bilemedik. Gitti ve hiç irtibat kurmadı. Bulamadık. Şimdi beraberler mutlu mesutlar. İlginç bir karşılaşma oldu. Şimdi babasıyla birlikte, benimle görüşmüyor oğlum. Çok acı çektim hiçbir yerde söylemedim. Bir gün namazdayım. Namaza başlarken “Rabbim çok acı çekiyorum” dedim. Ben onu çok zor büyüttüm. Şimdi tanınmışım param mülküm var, maddi olarak çok sıkıntım yok ama o zamanlar maddi yokluklarla büyüttüm sırtım yatak yüzü görmedi. “Rabbime ne olur bu acımı benden al bir sebep göster” dedim. Çocuklarımız bize benzemek zorunda değil. Ne yapabilirim bu da bir imtihan. Bu da geçecek en zor imtihan evlatla olan.”diyerek duygularını paylaştı.
“Bende bir çocuk gelindim”
İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme’de ailesi tarafından küçük yaşta evlendirildiğini anlatan İkbal Gürpınar “Bana gelen mektupları görseniz berdeller hala devam ediyor. Ben babalara hayret ediyorum. Çocuk gelinleri alanlara hayret ediyorum. Nasıl koynuna alıyorsun senin kızının başına da gelebilir nasıl dayanacaksın.. Bunların hepsini eğitimle aşağacağız. Kesinlikle karşıyım. Babamla ben şimdi çok iyiyiz. Ama ben orta üçe giderken beni nişanladığı zaman “babacığım onunla sen mi aynı yatakta yatacaksın, yaşayacaksın diye karşı çıktım. O yaştaki cesaretime bak, nasıl benim adıma karar veriyorsun, ben daha orta üçe gidiyorum dediğim de babam “ben köpek ile evlen desem köpekle evleneceksin” dedi ve beni nişanladı. Benden çok büyük biriydi. Vefat etti, Allah rahmet eylesin. Bende yaşadığım için biliyorum. Ne olursunuz yapmayın yalvarırım. Kızınız bir gün koca bulur bulamazsa da bulamaz, herkes kaderini çeker. Bunun bir kader olmasına sebep olmamalı anne babalar.” diyerek anlattı.
“Dört ay önce maddi kriz yaşadım”
İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme’de yaşadığı maddi zorlukları anlatmaktan çekinmediğini söyleyen İkbal Gürpınar yakın zamanda bu tür zorluklar yaşamış. “Dört ay önce maddi olarak çok büyük krizler yaşadım. Oğlum Efe’nin haberi yok ama onun kumbarasını bile açtım dört ay önce. Geçmişte yaşanmış bir şey değil. Bir villamız var. Yeni bir villa aldık eskisini satıp yeni villayı ödeyeceğiz diyordum. Dört ay önce birden bire yine işsiz kaldım. “Rabbim büyüksün eziyet için yaşatmazsın” dedim. 105 bin lira ödemem var ama 105 liram bile yoktu. “Sen göndereceksin sana güveniyorum” dedim. Bir telefon geldi. Evimi satın almak istediler. 300 bin zararla evimi sattım ama faiz ödemedim. Herkes böyle şeyler yaşıyor, sıkıntıların limitleri farklı olsa da yaşıyorlar. Anlatıyorum dinleyenler çözüm buluyor kendine.”diyerek paylaştı.
“Ölümden kurtulunca hayatım değişti”
İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme’de hayatını sorgulamasına neden olan kazayı da anlatan İkbal Gürpınar bu olaydan sonra namaza başlamış “Üç dakikayla o otobüste ben de olabilirdim ölmüşte olabilirdim, Allah bir şans verdi. Hayatımı temize çektiğim gün yaptım o günü. Benim de ufak tefek günahlarım yaramazlıklarım vardı. İlahiyat mezunu bir babayla annenin çocuğu olarak namaz kılmıyordum. O gün oruca niyetlenip bindim otobüse Allah’ım güç ver dedim. Mide kanaması yüzünden tutamıyordum. Üç dakikayla kaçırdığım otobüs kaza yaptı ben 45 dakika sonraki otobüse bindim. Otobüsü gördük. Cesetler ayağımın dibindeydi, titredim. Allahım Affet dedim. Tövbe ediyorum. Yaptığım hataları bir daha yapmayacağım dedim. O günden sonra hayatım değişti.” diyerek anlattı.
“Adımı kullanıp dolandırıcılık yapanları şikayet ettim”
İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme’de adını kullanarak dolandırıcılık yapanlara da seslenen İkbal Gürpınar bu konuda takipçilerini ve izleyenlerini de uyardı. “Doğrudan satışla ilgili hiçbir reklama çıkmamaya yemin ettim. Benim adımı kullanarak bir çok kişiden para topluyorlar. Kimsenin evine kimseye yollamam, kapı kapı dolaşan hiçbir satış elemanım yok, hepsi yalan. Bu adamları buldum beni tehdit ettiler. Savcılığa şikayet ettim.”diyerek yaşadıklarını paylaştı.
“Siyasete atıldım”
İpek Tuzcuoğlu’nun “Siyasete atıldınız. Bu konuda neler söylemek istersiniz?” sorusu üzerine İkbal Gürpınar “Evet siyasete atıldım. Bir teklif geldi Sarıyer’de. İlçe Yönetim Kurulundayım mahalle mahalle toplantıları yapıyoruz geziyoruz. Ben parasını kazanan biriyim milletvekli olayım diye bu işe başlamadım. Söylenen olumsuz sözleri umursamıyorum. Taşın altına elimi koymak zorundayım.”diyerek anlattı.
ipek tuzcuoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ipek tuzcuoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Şubat 2015 Çarşamba
13 Aralık 2014 Cumartesi
"Öldüm sanıp beni morga koydular"
Cine5 ekranlarının beğeniyle takip edilen programı “İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme”ye sevilen sanatçı Soner Olgun konuk oldu, hayatıyla ilgili bilinmeyenleri açık yüreklilikle paylaştı.
“Utanma duygum gelişkindir”
İpek Tuzcuoğlu’nun “Neler utandırır sizi? Sorusuna cevap veren Soner Olgun “Benim utanma duygum gelişkindir, en çok utandığım şey bilmeden de üzmek, kırmış olmak. İnsanları üzecek şeyler yapmamaya çalışırım, bazen insani zaaflara yenik düşüp az da olsa kontrolsüzlükler yapınca utanırım. “ dedi.
“Tülbentsiz sahneye çıkmam”
“İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme”de sahne ritüellerinden de bahseden Soner Olgun “Anamın tülbentlerini sahnede sürekli kullanırım. Tülbentsiz çıkmam, bir de bilekliklerim var. Çok çalmaktan dolayı karpal tünel hastalığı bütün çalgıcılarda olur ondan korunmak için bileklik takmaya başlamıştım, sahneye bilekliksiz, tülbentsiz çıkmam” diyerek paylaştı.
“Öldü deyip beni morga götürdüler”
“İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme”de çocukluğunda ve gençliğinde başına birçok kaza geldiğini anlatan Soner Olgun bir kere de ölümün kıyısından dönmüş. “ Fethiye’de doğdum büyüdüm.
Annem rahmetli beni sinemaya götürürdü, renkli Türkçe filmde John Wayne vardı, kovboy filmi çok önemliydi. Bir gün bizde kovboyculuk oynuyoruz, bizim orada kireç kuyuları açıldı. Etrafında oynuyoruz. Kuyuya bir şey düştü, babam lastik çizme almış ben de çizme var dalar alırız dedim. Daldık. Kireç kuyusu çekiyor, batıyorum. Şubat ayının 5’i babam tarihi kaydetmiş .Bir tek güneşin ışığının suda azaldığını hatırlarım. Yanımda akrabam Tijen vardı, Allah’tan yoldan geçen Hüseyin Amca yardımcı olmuş, adam dalıyor. Beni çıkarıyorlar, 10-15 dakika geçmiş beni bulması çıkarması sırasında. Çıktığımda hayati belirtilerimin durduğunu tespit ediyorlar götürüyorlar morga, babama haber veriyorlar. Öldü zannediyorlar. Hemşire üzerimdeki son giysi parçasını çıkarırken muhafazakar namuslu tarafım şahlanıyor, hareket ediyorum. Daha sonrada tehlikeler atlattım. Çoğunlukla deniz kazaları oldu.” diyerek anlattı.
“Az eşya ile yaşarım, hiç mülküm olmadı”
İpek Tuzcuoğlu’nun “Ölümle yüzleşme desem ne dersiniz?” sorusu üzerine Soner Olgun “Bu çocukluğumdan beri düşündüğüm konulardan biri, yaşam ölüm gibi şeyler felsefeye ilgi duyduğunuz andan itibaren baktığınız noktadır. Ölüm meselesine bakışımda basit yalın, gerçeği benimsedikten sonra kendimce hayatı düzgün yaşadığımı söyleyebilirim. Hayat kısa, fani, zannedildiği kadar önem verilecek bir durumu yok, bugünkü yaşam biçimimde bilenler bilir, derviş gibi derler severim bu sözü az eşya ile yaşarım hiç mülküm mülkiyetçiliğim yoktur.” Diyerek cevap verdi
“32 farklı meslekte çalıştım”
Müzik kariyeri öncesinde birçok farklı sektörde çalışan Soner Olgun 32 farklı meslek yapmış. “Radyoda Arkası Yarın ve Radyo tiyatrosu vardı. Hocam Turgut Özakman’ın yok göstermesiyle ekonomik olarak da beni rahatlatmak adına dramatik yazarlık eğitimi aldığım yıllarda hocam bana yoğunlaştırılmış kurslar verdi. 1 hafta içinde radyo tiyatrosu yazdım aferin dedi. Fotoğraf editörlüğü de yaptım, o zamanlar bilinmiyordu bile. Meslekler arasında müzikten sonra ilk tercihim yazarlıktır, yazmaktır. Sonra tiyatrodur. Babam dava vekiliydi, hukuk okudum ama diplomam yok.” diyerek anlattı.
“20 yıldır siyah tişört”
İpek Tuzcuoğlu’nun sahnede sürekli niye siyah tişört giydiğini sorması üzerine “Evde özel hayatımda siyah takıntılı değilim, ama dışarı çıkacaksam forma gibi giyersin çıkarsın. Standartlaştırmam 20 küsür yıldır devam etti.” diyerek cevapladı.
“Kendini çok seyreden insanların sorunları vardır”
İpek Tuzcuoğlu’nun “kendinizi ekranda seyreder misiniz?” sorusuna Soner Olgun “Kendini çok seyreden insanların sorunları olduğunu düşünürüm. Güzel çıkmışmıyım diye bakıyorsa işi ile iligili bakmıyor demektir. Bir sürü tv programına konuk oldum özellikle hanım sunucuların makyajdan zor çıkıp karşıma oturduklarını gördüm. “Evet biraz kendinizi, müzik kariyerinizi anlatır mısınız?” dediğini duydum. İçimden keşke biraz da çalışsaydın işine dedim. Bu sırf bana değil başka konuklara da öyle. En azından benim dinleyicimin anladığını biliyorum.” diyerek cevap verdi.
Nükhet Duru benimle mesleki birikimlerini paylaştı”
İpek Tucuoğlu İle Yüzleşme’de Nükhet Duru’nun müzik kariyerindeki yerini de anlatan Soner Olgun “Nükhet profesyonel hayatıma girmeden, kendi başıma girseydim birçok şeyi bilmeyecektim. Ben gazeteciydim istifa etmiştim. Bende show business yapmak istiyordum. Ben eğlendiriciyim. Nükhet teklif etti gel çalışalım diye bir albüm hazırladık Mahmure şarkısı filan benim şarkım. Şarkı yazan adam statüsüne girdim. Nükhet’in teklifi olmasaydı bu kadar çabuk ve kolay olmazdı.Onun profesyonel çalışmasından da ders aldım. Nükhet’le çalışmaya başladığımızda 20 yıllık birikimi vardı, onun bilgilerinden yararlandım, menajeri prodüktörü oldum, bana birikim veren bir star vardı. Sonra yollarımız ayrıldı, müzikal bir ayrılıktı. Kimseyle kavgalı dövüşlü ayrılmadım. Nükhet’le ayrılmamız da hayatıma çok önemli katkıda bulundu. Hayatıma kendim devam edeceğim dedim.”diyerek anlattı.
“Utanma duygum gelişkindir”
İpek Tuzcuoğlu’nun “Neler utandırır sizi? Sorusuna cevap veren Soner Olgun “Benim utanma duygum gelişkindir, en çok utandığım şey bilmeden de üzmek, kırmış olmak. İnsanları üzecek şeyler yapmamaya çalışırım, bazen insani zaaflara yenik düşüp az da olsa kontrolsüzlükler yapınca utanırım. “ dedi.
“Tülbentsiz sahneye çıkmam”
“İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme”de sahne ritüellerinden de bahseden Soner Olgun “Anamın tülbentlerini sahnede sürekli kullanırım. Tülbentsiz çıkmam, bir de bilekliklerim var. Çok çalmaktan dolayı karpal tünel hastalığı bütün çalgıcılarda olur ondan korunmak için bileklik takmaya başlamıştım, sahneye bilekliksiz, tülbentsiz çıkmam” diyerek paylaştı.
“Öldü deyip beni morga götürdüler”
“İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme”de çocukluğunda ve gençliğinde başına birçok kaza geldiğini anlatan Soner Olgun bir kere de ölümün kıyısından dönmüş. “ Fethiye’de doğdum büyüdüm.
Annem rahmetli beni sinemaya götürürdü, renkli Türkçe filmde John Wayne vardı, kovboy filmi çok önemliydi. Bir gün bizde kovboyculuk oynuyoruz, bizim orada kireç kuyuları açıldı. Etrafında oynuyoruz. Kuyuya bir şey düştü, babam lastik çizme almış ben de çizme var dalar alırız dedim. Daldık. Kireç kuyusu çekiyor, batıyorum. Şubat ayının 5’i babam tarihi kaydetmiş .Bir tek güneşin ışığının suda azaldığını hatırlarım. Yanımda akrabam Tijen vardı, Allah’tan yoldan geçen Hüseyin Amca yardımcı olmuş, adam dalıyor. Beni çıkarıyorlar, 10-15 dakika geçmiş beni bulması çıkarması sırasında. Çıktığımda hayati belirtilerimin durduğunu tespit ediyorlar götürüyorlar morga, babama haber veriyorlar. Öldü zannediyorlar. Hemşire üzerimdeki son giysi parçasını çıkarırken muhafazakar namuslu tarafım şahlanıyor, hareket ediyorum. Daha sonrada tehlikeler atlattım. Çoğunlukla deniz kazaları oldu.” diyerek anlattı.
“Az eşya ile yaşarım, hiç mülküm olmadı”
İpek Tuzcuoğlu’nun “Ölümle yüzleşme desem ne dersiniz?” sorusu üzerine Soner Olgun “Bu çocukluğumdan beri düşündüğüm konulardan biri, yaşam ölüm gibi şeyler felsefeye ilgi duyduğunuz andan itibaren baktığınız noktadır. Ölüm meselesine bakışımda basit yalın, gerçeği benimsedikten sonra kendimce hayatı düzgün yaşadığımı söyleyebilirim. Hayat kısa, fani, zannedildiği kadar önem verilecek bir durumu yok, bugünkü yaşam biçimimde bilenler bilir, derviş gibi derler severim bu sözü az eşya ile yaşarım hiç mülküm mülkiyetçiliğim yoktur.” Diyerek cevap verdi
“32 farklı meslekte çalıştım”
Müzik kariyeri öncesinde birçok farklı sektörde çalışan Soner Olgun 32 farklı meslek yapmış. “Radyoda Arkası Yarın ve Radyo tiyatrosu vardı. Hocam Turgut Özakman’ın yok göstermesiyle ekonomik olarak da beni rahatlatmak adına dramatik yazarlık eğitimi aldığım yıllarda hocam bana yoğunlaştırılmış kurslar verdi. 1 hafta içinde radyo tiyatrosu yazdım aferin dedi. Fotoğraf editörlüğü de yaptım, o zamanlar bilinmiyordu bile. Meslekler arasında müzikten sonra ilk tercihim yazarlıktır, yazmaktır. Sonra tiyatrodur. Babam dava vekiliydi, hukuk okudum ama diplomam yok.” diyerek anlattı.
“20 yıldır siyah tişört”
İpek Tuzcuoğlu’nun sahnede sürekli niye siyah tişört giydiğini sorması üzerine “Evde özel hayatımda siyah takıntılı değilim, ama dışarı çıkacaksam forma gibi giyersin çıkarsın. Standartlaştırmam 20 küsür yıldır devam etti.” diyerek cevapladı.
“Kendini çok seyreden insanların sorunları vardır”
İpek Tuzcuoğlu’nun “kendinizi ekranda seyreder misiniz?” sorusuna Soner Olgun “Kendini çok seyreden insanların sorunları olduğunu düşünürüm. Güzel çıkmışmıyım diye bakıyorsa işi ile iligili bakmıyor demektir. Bir sürü tv programına konuk oldum özellikle hanım sunucuların makyajdan zor çıkıp karşıma oturduklarını gördüm. “Evet biraz kendinizi, müzik kariyerinizi anlatır mısınız?” dediğini duydum. İçimden keşke biraz da çalışsaydın işine dedim. Bu sırf bana değil başka konuklara da öyle. En azından benim dinleyicimin anladığını biliyorum.” diyerek cevap verdi.
Nükhet Duru benimle mesleki birikimlerini paylaştı”
İpek Tucuoğlu İle Yüzleşme’de Nükhet Duru’nun müzik kariyerindeki yerini de anlatan Soner Olgun “Nükhet profesyonel hayatıma girmeden, kendi başıma girseydim birçok şeyi bilmeyecektim. Ben gazeteciydim istifa etmiştim. Bende show business yapmak istiyordum. Ben eğlendiriciyim. Nükhet teklif etti gel çalışalım diye bir albüm hazırladık Mahmure şarkısı filan benim şarkım. Şarkı yazan adam statüsüne girdim. Nükhet’in teklifi olmasaydı bu kadar çabuk ve kolay olmazdı.Onun profesyonel çalışmasından da ders aldım. Nükhet’le çalışmaya başladığımızda 20 yıllık birikimi vardı, onun bilgilerinden yararlandım, menajeri prodüktörü oldum, bana birikim veren bir star vardı. Sonra yollarımız ayrıldı, müzikal bir ayrılıktı. Kimseyle kavgalı dövüşlü ayrılmadım. Nükhet’le ayrılmamız da hayatıma çok önemli katkıda bulundu. Hayatıma kendim devam edeceğim dedim.”diyerek anlattı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)