Ünlü şarkıcı Lana Del Rey, kendini sık sık plaja atıp yoğun çalışma temposunun yorgunluğundan kurtulmaya çalışıyor. Del Rey önceki gün de Malibu'da bir plajın sakin bir köşesinde objektiflere takıldı. Gözlerden uzak bir köşeyi seçmiş olmasına rağmen yine de peşindeki paparazzilerden kurtulamadı ünlü şarkıcı. Bikinisinin üzerine giydiği siyah askılı tişörtünü çıkarmadan bir süre güneşlenen şarkıcı daha sonra plajdan ayrıldı.
Lana Del Rey, bir süre önce sosyal medya sayfasından yeni albüm hazırlıkları sırasında stüdyoda çekilen bir pozunu paylaşmıştı.
lana del rey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
lana del rey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Mart 2016 Perşembe
12 Mart 2016 Cumartesi
15 yaşında 6 milyon dolarlık doğum günü partisi
Babasının 15 yaş doğum günü için 6 milyon dolar harcadığı Maya Henry isimli genç kızın partisine Nick Jonas ve Pitbull gibi ünlü şarkıcılar katıldı.
Henry’nin fotoğraflarını ABD First Lady’si Michelle Obama’nın fotoğrafçısı çekti, makyajını ise televizyon yıldızı Kardashian’ın makyözü yaptı.
ABD’nin Teksas eyaletinin San Antonio kentinde yaşayan Avukat Thomas Henry, kızının hispanik kültürde önemli kabul edilen 15 yaş doğum günü için düzenlediği partiye 6 milyon dolar harcadı.
Genç kızın doğum günü partisinde Nick Jonas ve Pitbull gibi ünlü isimler sahne aldı.
600 davetlinin katıldığı parti boyunca genç kızın giydiği iki elbisesi modacı Rolando Santana tarafından tasarlandı.
Genç kızın sosyal paylaşım sitesi Instagram’da 31 bin takipçisi bulunuyor.
Instagram hesabında ABD Demokrat Parti başkan aday adayı ve eski First Lady Hillary Clinton, müzik grubu One Direction ve şarkıcı Justin Bieber gibi ünlü isimlerle çekilmiş fotoğraflar paylaşıyor.
Babası Thomas Henry’nin kurduğu şirketin internet sitesinde ‘60’tan fazla avukatla Teksas’ın en büyüklerinden biri’ oldukları belirtiliyor.
Thomas Henry eşi Azteca ile birlikte yaptığı açıklamada, kızları Maya’ya genç yetişkinliğe geçiş yaşı olarak kabul edilen 15 yaşında unutulmaz bir doğum günü partisi hediye etmek istediklerini ifade etti.
Partinin düzenlendiği salonun duvarları güllerle süslendi, tavandan kelebekler sarkıtıldı. Çeşmeler ve ‘bahçe odasının’ da eklenmesiyle dekorasyon zenginleştirildi.
Genç kız doğum günü partisinden sonra ‘’Hiç unutmayacağım bu muhteşem gece için herkese teşekkür ederim, özellikle de hayallerimi gerçekleştiren aileme...’’ifadelerini kullandı.
Partide çalıştığını söyleyen bir Instagram kullanıcısına göre, Henry ailesi polis arabalarının eşlik ettiği 9 Rolls Royce marka arabayla geceye geldi. ntvmsnc
Henry’nin fotoğraflarını ABD First Lady’si Michelle Obama’nın fotoğrafçısı çekti, makyajını ise televizyon yıldızı Kardashian’ın makyözü yaptı.
ABD’nin Teksas eyaletinin San Antonio kentinde yaşayan Avukat Thomas Henry, kızının hispanik kültürde önemli kabul edilen 15 yaş doğum günü için düzenlediği partiye 6 milyon dolar harcadı.
Genç kızın doğum günü partisinde Nick Jonas ve Pitbull gibi ünlü isimler sahne aldı.
600 davetlinin katıldığı parti boyunca genç kızın giydiği iki elbisesi modacı Rolando Santana tarafından tasarlandı.
Genç kızın sosyal paylaşım sitesi Instagram’da 31 bin takipçisi bulunuyor.
Instagram hesabında ABD Demokrat Parti başkan aday adayı ve eski First Lady Hillary Clinton, müzik grubu One Direction ve şarkıcı Justin Bieber gibi ünlü isimlerle çekilmiş fotoğraflar paylaşıyor.
Babası Thomas Henry’nin kurduğu şirketin internet sitesinde ‘60’tan fazla avukatla Teksas’ın en büyüklerinden biri’ oldukları belirtiliyor.
Thomas Henry eşi Azteca ile birlikte yaptığı açıklamada, kızları Maya’ya genç yetişkinliğe geçiş yaşı olarak kabul edilen 15 yaşında unutulmaz bir doğum günü partisi hediye etmek istediklerini ifade etti.
Partinin düzenlendiği salonun duvarları güllerle süslendi, tavandan kelebekler sarkıtıldı. Çeşmeler ve ‘bahçe odasının’ da eklenmesiyle dekorasyon zenginleştirildi.
Genç kız doğum günü partisinden sonra ‘’Hiç unutmayacağım bu muhteşem gece için herkese teşekkür ederim, özellikle de hayallerimi gerçekleştiren aileme...’’ifadelerini kullandı.
Partide çalıştığını söyleyen bir Instagram kullanıcısına göre, Henry ailesi polis arabalarının eşlik ettiği 9 Rolls Royce marka arabayla geceye geldi. ntvmsnc
8 Mart 2016 Salı
Dünya bu kadınları dinliyor
Dünya Kadınlar Günü’nde, dünyada ve Türkiye’de müzik endüstrisine damga vuran kadın sanatçıları açıklandı.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü müzik ve edebiyat dünyasına yön vermiş kadınları onurlandırarak kutluyor. Spotify bu özel günde, en çok dinlenen kadın sanatçıları açıkladı ve kullanıcı verilerine göre dünyada en çok dinlenen kadın sanatçı Rihanna olurken, onu sırasıyla Ariana Grande ve Beyoncé takip etti.
Sadece kadın kullanıcılar arasında en yüksek dinlenme oranına sahip isim ise Beyoncé oldu. Türkiye dinlenme rakamlarına bakıldığında listede öne çıkan isimler sırasıyla Sıla, Sezen Aksu, Gülşen, Demet Akalın ve Hande Yener oldu.
Dünyada ve Türkiye’de en çok dinlenen ilk 10 kadın sanatçı şöyle:
Dünyada en çok dinlenen kadın sanatçılar:
1. Rihanna
2. Ariana Grande
3. Beyoncé
4. Ellie Goulding
5. Katy Perry
6. Lana Del Rey
7. Sia
8. Adele
9. Selena Gomez
10. Meghan Trainor
Türkiye’de en çok dinlenen Türk kadın sanatçılar:
1. Sıla
2. Sezen Aksu
3. Gülşen
4. Demet Akalın
5. Hande Yener
6. Göksel
7. Sertap Erener
8. Nil Karaibrahimgil
9. Ajda Pekkan
10. Candan Erçetin
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü müzik ve edebiyat dünyasına yön vermiş kadınları onurlandırarak kutluyor. Spotify bu özel günde, en çok dinlenen kadın sanatçıları açıkladı ve kullanıcı verilerine göre dünyada en çok dinlenen kadın sanatçı Rihanna olurken, onu sırasıyla Ariana Grande ve Beyoncé takip etti.
Sadece kadın kullanıcılar arasında en yüksek dinlenme oranına sahip isim ise Beyoncé oldu. Türkiye dinlenme rakamlarına bakıldığında listede öne çıkan isimler sırasıyla Sıla, Sezen Aksu, Gülşen, Demet Akalın ve Hande Yener oldu.
Dünyada ve Türkiye’de en çok dinlenen ilk 10 kadın sanatçı şöyle:
Dünyada en çok dinlenen kadın sanatçılar:
1. Rihanna
2. Ariana Grande
3. Beyoncé
4. Ellie Goulding
5. Katy Perry
6. Lana Del Rey
7. Sia
8. Adele
9. Selena Gomez
10. Meghan Trainor
Türkiye’de en çok dinlenen Türk kadın sanatçılar:
1. Sıla
2. Sezen Aksu
3. Gülşen
4. Demet Akalın
5. Hande Yener
6. Göksel
7. Sertap Erener
8. Nil Karaibrahimgil
9. Ajda Pekkan
10. Candan Erçetin
5 Ocak 2016 Salı
Lana Del Rey'in ölüm korkusu
Dünyaca ünlü ABD'li müzisyen Lana Del Rey'in başı Rus hayranlarıyla dertte. Rey, iki kadın hayranı tarafından tehdit edildiğini iddia ederek 24 saat boyunca yanında olacak bir koruma tuttu. Los Angeles polisi de ünlü şarkıcının evini olası bir saldırıya karşı izliyor.
30 yaşındaki ünlü şarkıcı Lana Del Rey, TMZ'de yer alan bir habere göre bugünlerde oldukça sıkıntılı.
Ünlü şarkıcı, iki Rus hayranı tarafından tehdit edildiği gerekçesiyle güvenlik önlemlerini arttırdı. Nataliia Krinitsyna ve Iuliia Vladimirovna Pozdina adındaki iki fan, iddiaya göre Rey'i adım adım takip ediyor. Hatta iki kadının, Rey'in taşındığı yeni evin de adresini buldukları ve şarkıcıyı gece yarısı uykusundan çığlıklar atarak uyandırdıkları da iddialar arasında.
'BENİ ÖLDÜRMEKLE TEHDİT EDİYORLAR'
Lana Del Rey, 'takıntılı' olduğunu söylediği fanlarının evinin dışında uyuduğunu, e-mail adresine şiddet içerikli postalar gönderdiklerini ve onu öldürmekle tehdit ettiklerini söylüyor.
MAHKEME KARARI ÇIKARTTI
Öldürülme korkusu yaşayan Rey, iki kadın fanı için kendisine 90 metreden fazla yaklaşmamaları yönünde mahkeme kararı da çıkarttı. Los Angeles polisi ünlü sanatçının yeni evini de bu nedenle gözlem altında tutuyor.
Lana Del Rey geçtiğimiz yıl da talihsiz olaylar yaşadı. Kasım ayında İtalyan fotoğrafçısevgilisi Francesco Carrozzini'den ayrılan starın 2013 model Jaguar arabası da çalınmıştı.
4 Ocak 2016 Pazartesi
Lana Del Rey'e Rus tehdidi
Dünyaca ünlü şarkıcı Lana Del Rey’in başı hayranlarıyla derde girdi.
Ünlü şarkıcı, iki Rus hayranının kendisine karşı oldukça ‘takıntılı’ davranışlar sergilediğini belirtirken, hayatından endişe ettiğini dile getirdi. Ünlü şarkıcıyı tehdit eden Rus hayranlarının ismi Nataliia Krinitsyna ve Iuliia Vladimirovna Pozdina olarak açıklandı. Rus hayranlarının ilgisi yüzünden oldukça zor günler geçiren Rey, e-posta adresine şiddet içerikli videolar gönderildiğini ve iki hayranı tarafından ölüm tehditleri aldığına dikkat çekti. TMZ sitesine konuşan şarkıcı, hayranlarının kapısının önünde sabahladığını, gece yarısı çığlıklar atarak kendisini uykudan uyandırdıklarını ifade ederken, yakın zamanda kimse tarafından bilinmeyen bir adrese taşınmak istediğini açıkladı.
Ünlü şarkıcı, iki Rus hayranının kendisine karşı oldukça ‘takıntılı’ davranışlar sergilediğini belirtirken, hayatından endişe ettiğini dile getirdi. Ünlü şarkıcıyı tehdit eden Rus hayranlarının ismi Nataliia Krinitsyna ve Iuliia Vladimirovna Pozdina olarak açıklandı. Rus hayranlarının ilgisi yüzünden oldukça zor günler geçiren Rey, e-posta adresine şiddet içerikli videolar gönderildiğini ve iki hayranı tarafından ölüm tehditleri aldığına dikkat çekti. TMZ sitesine konuşan şarkıcı, hayranlarının kapısının önünde sabahladığını, gece yarısı çığlıklar atarak kendisini uykudan uyandırdıklarını ifade ederken, yakın zamanda kimse tarafından bilinmeyen bir adrese taşınmak istediğini açıkladı.
10 Kasım 2015 Salı
Ünlü olmadan önce...
1. Beyonce 2003 yılında ilk albümü Dangerously in Love'ı çıkardı. Seksi yıldız o günden bugüne güzelliğinden hiç birşey kaybetmedi.
2. 2006 yılında 'Our Song'la müzik dünyasına hızlı bir giriş yapan Taylor Swift, değişime saçlarından başladı...
3.'Baby One More Time' ile pop müzikte yeni bir çığır açan Britney Spears, 1999'dan bu yana pek de iyi yönde değişmedi...
4. Kesha 2009 yılında çıkardığı “Tik Tok” albümüyle adını duyurdu. 28 yaşındaki yıldız artık daha kadınsı görünüyor...
5. 2006 'Hannah Montana' ile gençlerin gözdesi haline gelen Miley Cyrus, tek kelimeyle evrim geçirdi.
6. 2010 yılında albüm denemelerine başlayan Lana Del Ray, asıl büyük çıkışını 2014 yılnda 'Summertime Sadness' şarkısı ile yakaladı.
7. 57 yaşındaki Madonna, 1983 yılında çıktığı müzik yolculuğunu hala sürdürüyor.'Popun kraliçesi' tahtını kimseye bırakmaya niyetli değil...
8. 'Poker Face'le müzik dünyasına adım atan Lady Gaga, 2008 yılından bu yana her adımıyla olay yaratmaya devam ediyor.
2. 2006 yılında 'Our Song'la müzik dünyasına hızlı bir giriş yapan Taylor Swift, değişime saçlarından başladı...
3.'Baby One More Time' ile pop müzikte yeni bir çığır açan Britney Spears, 1999'dan bu yana pek de iyi yönde değişmedi...
4. Kesha 2009 yılında çıkardığı “Tik Tok” albümüyle adını duyurdu. 28 yaşındaki yıldız artık daha kadınsı görünüyor...
5. 2006 'Hannah Montana' ile gençlerin gözdesi haline gelen Miley Cyrus, tek kelimeyle evrim geçirdi.
6. 2010 yılında albüm denemelerine başlayan Lana Del Ray, asıl büyük çıkışını 2014 yılnda 'Summertime Sadness' şarkısı ile yakaladı.
7. 57 yaşındaki Madonna, 1983 yılında çıktığı müzik yolculuğunu hala sürdürüyor.'Popun kraliçesi' tahtını kimseye bırakmaya niyetli değil...
8. 'Poker Face'le müzik dünyasına adım atan Lady Gaga, 2008 yılından bu yana her adımıyla olay yaratmaya devam ediyor.
20 Eylül 2015 Pazar
Neden şu an, hepiniz Lana Del Rey dinlemelisiniz?
Nina Simone, Billie Holiday, Amy Winehouse... Sesi, acısı bir çağa mal olmuş kadın müzisyenleri toplayın, işte bugünkü karşılığı: Lana Del Rey. Her şarkısı, sözü ağır bir ağıt. Önceki gün çıkan yeni albümü ‘Honeymoon’, bir müzik türünü de parlattı: Barok pop. Hipnotik, sinematik bir ses. Hüznün bu kadar erotik bir sese dönüşebileceğini kim tahmin edebilirdi ki!

Bu müzisyenlere bir ‘kimlik hırsızı’ sinsiliğinde yanaşan, trajedilerinden ilham alan bir isim çıktı pop sahnesine: Lana Del Rey. “Keşke ölmüş olsaydım. Böyle yaşamaya devam etmek istemiyorum” diyecek kadar tesir altında, Instagram’lanmış sesini/pozunu/bakışını bir ‘çok satan’ paketine dönüştürecek kadar
her şeyin farkında.
KARANLIĞI KEŞFEDİNCE

Metin yazarı babayla lise öğretmeni annenin kızı, CEO kartvizitli dedenin torunu Elizabeth Woolridge Grant olarak, Lana Del Rey’e dönüşmesi kolay olmadı. Baskıcı Katolik okul geçmişi, annesinin öğretmenlik, amcasının müdürlük yaptığı okullarda okuması, üstüne ‘belalı’ ilk aşk, süründüren ayrılık acısı derken istediği kıvama geldi. Tek eksiği vardı: Yaşanmışlık, sürünmüşlük.

Sonrasını bir GQ röportajında itiraf ediyor zaten:
18’inde, Brooklyn’in dip barlarında, ‘cool’ olduğunu düşündüğü için gece gündüz durmadan içtiğini, karanlık tarafını keşfetmesinden duyduğu heyecanı, dibe vurdukça daha da ürettiğini... Girdiği karanlıktan, ‘Video Games’, ‘Blue Jeans’, ‘Born to Die’, ‘Summertime Sadness’ gibi çok hüzünlü besteler, çok erotik sözler çıksa da aynaya bakınca mutlu olmadı. Alkolü bıraktı, temizlendi. Keşfettiği karanlıktansa vazgeçmedi. Belki de her şey kontrol edebildiği, zevk de aldığı bir oyun gibiydi. Her meseleden bir acı çıkarmak, her acıyı şarkıya dönüştürmek... Albüm kapağındaki pastel tona, kırmızı ruja, takma tırnağa, parlak gökyüzüne inat.
Niyetini asla kestireme- yeceğiniz kadınlardan. Karşısına çıkacak tüm kalpleri bir tırnak hareketiyle ezebilir. Ama üfleseniz dağılacak, dokunsanız kırılacak. Ne kadar güçlü o kadar kırılgan, ne kadar seksi o kadar masum... Anlaması, tartması sır
Baktı oluyor, bu kez daha ‘büyük’ oynamak için Black Keys’ten Dan Auderbach’ıyanına aldı, pazara yönelik ‘Ultraviolence’ı çıkardı. Yarım bir- iki hit dışında, ısırsa da acıtmayan bu albümden bir ders çıkardı: Odasına kapanmalı, yalnızlıktan üretmeli.
BİRKAÇ CESET VE BOL YARA İZİ

Aslında beklenen şöyle bir şeydi: Üzerindeki Instagram filtresi kalkacak, ruju dağılacak, dudağı akacak, tırnağı kırılacak ve maske düşecek. Fakat tam tersi, oldu: Kendini bile bile ittiği karanlıkta, yeniden dirildi. Üzerine diktiği poz, derisine dönüştü. Oynadığı karakter, kimliği oldu. İki gün evvel dolaşıma düşen yeni şarkıları sayesinde parodi gerçeğe, gerçek efsaneye dönüştü. Sesini fazla ‘poz’ bulan bile lafı nasıl kıvıracağını bilemedi, “Beş yıldız”, “Başyapıt” tweet’leri peş peşe düştü, müzik dergileri Rolling Stones ve Billboard’dan, TIME’a Guardian’a albüme dört yıldızdan aşağısı henüz çıkmadı.
Albümün etkisi ağır. Sizin dolaşmaya korktuğunuz kuytularda o hiç sakınmadan volta atıyor. Sizin kaçtığınız zehirleri, dikenleri, acıları o alıyor, oynuyor, besteye dönüştürüyor.
Evet, şimdi ‘Honeymoon’ (balayı) zamanı. Gözlerinizi kapatın, sesini iyice açın. Daha evvel gitmekten korktuğunuz, kimsenin sizi götürmeye cesaret edemediği bir yola çıkacaksınız; 30 saniye içinde David Lynch’vari bir ‘Kayıp Otoban’a ışınlanacaksınız. Yol karanlık. Sesler sinematik, görüntüler hipnotik. Yan koltukta Lana Del Rey var. Kırmızı tırnağı, saçlarınızın arasında. Beyin uyuşmuş. Onun deyişiyle balayına giden bir yol bu. ‘Honeymoon’ şarkılarını söylüyor kendi dilinde: “Sen benim dinimsin/ sen benim nasıl yaşadığımsın/ dua etme şeklimsin.”
Yüreği ve sesi ruhuna birkaç beden büyük gelen kadınların, belki de farkında olmadan, kendilerini ittikleri bir durum: Acı bağımlılığı. Trajedilerden, yaralardan bir kariyer parlatmak; sesini mutsuzlukla kavurmak. Acı yoksa bile ille de yaratmak.
Edith Piaf’ın küçükken yaşadığı geçici körlüğü, çocuk yaşta çocuk düşürmesi, fahişelerin kucağında büyümesi ne kadar gerçek ne kadar ‘süsleme’; yeni çıkan her filmi, kitabı sonrası tartışılır da durur.
Billie Holiday, muazzam kariyerine leke gibi düşen biyografisi ‘Lady Sing in the Blues’ ailesini ve çocukluğunu olduğundan daha ‘paramparça’ anlatmayı tercih eder. Zaman içinde birbiriyle çelişen demeçler, niyetini ele verir. Listeyi uzatmak mümkün: Nina Simone, Nancy Sinatra, hatta Whitney Houston ve belki de Amy Winehouse... Mutlu sofraların, aile fotoğraflarının kadını asla olmadılar. Belki de olmak istemediler.
Edith Piaf’ın küçükken yaşadığı geçici körlüğü, çocuk yaşta çocuk düşürmesi, fahişelerin kucağında büyümesi ne kadar gerçek ne kadar ‘süsleme’; yeni çıkan her filmi, kitabı sonrası tartışılır da durur.
Billie Holiday, muazzam kariyerine leke gibi düşen biyografisi ‘Lady Sing in the Blues’ ailesini ve çocukluğunu olduğundan daha ‘paramparça’ anlatmayı tercih eder. Zaman içinde birbiriyle çelişen demeçler, niyetini ele verir. Listeyi uzatmak mümkün: Nina Simone, Nancy Sinatra, hatta Whitney Houston ve belki de Amy Winehouse... Mutlu sofraların, aile fotoğraflarının kadını asla olmadılar. Belki de olmak istemediler.
Bu müzisyenlere bir ‘kimlik hırsızı’ sinsiliğinde yanaşan, trajedilerinden ilham alan bir isim çıktı pop sahnesine: Lana Del Rey. “Keşke ölmüş olsaydım. Böyle yaşamaya devam etmek istemiyorum” diyecek kadar tesir altında, Instagram’lanmış sesini/pozunu/bakışını bir ‘çok satan’ paketine dönüştürecek kadar
her şeyin farkında.
KARANLIĞI KEŞFEDİNCE
Metin yazarı babayla lise öğretmeni annenin kızı, CEO kartvizitli dedenin torunu Elizabeth Woolridge Grant olarak, Lana Del Rey’e dönüşmesi kolay olmadı. Baskıcı Katolik okul geçmişi, annesinin öğretmenlik, amcasının müdürlük yaptığı okullarda okuması, üstüne ‘belalı’ ilk aşk, süründüren ayrılık acısı derken istediği kıvama geldi. Tek eksiği vardı: Yaşanmışlık, sürünmüşlük.
Sonrasını bir GQ röportajında itiraf ediyor zaten:
18’inde, Brooklyn’in dip barlarında, ‘cool’ olduğunu düşündüğü için gece gündüz durmadan içtiğini, karanlık tarafını keşfetmesinden duyduğu heyecanı, dibe vurdukça daha da ürettiğini... Girdiği karanlıktan, ‘Video Games’, ‘Blue Jeans’, ‘Born to Die’, ‘Summertime Sadness’ gibi çok hüzünlü besteler, çok erotik sözler çıksa da aynaya bakınca mutlu olmadı. Alkolü bıraktı, temizlendi. Keşfettiği karanlıktansa vazgeçmedi. Belki de her şey kontrol edebildiği, zevk de aldığı bir oyun gibiydi. Her meseleden bir acı çıkarmak, her acıyı şarkıya dönüştürmek... Albüm kapağındaki pastel tona, kırmızı ruja, takma tırnağa, parlak gökyüzüne inat.
Baktı oluyor, bu kez daha ‘büyük’ oynamak için Black Keys’ten Dan Auderbach’ıyanına aldı, pazara yönelik ‘Ultraviolence’ı çıkardı. Yarım bir- iki hit dışında, ısırsa da acıtmayan bu albümden bir ders çıkardı: Odasına kapanmalı, yalnızlıktan üretmeli.
BİRKAÇ CESET VE BOL YARA İZİ
Aslında beklenen şöyle bir şeydi: Üzerindeki Instagram filtresi kalkacak, ruju dağılacak, dudağı akacak, tırnağı kırılacak ve maske düşecek. Fakat tam tersi, oldu: Kendini bile bile ittiği karanlıkta, yeniden dirildi. Üzerine diktiği poz, derisine dönüştü. Oynadığı karakter, kimliği oldu. İki gün evvel dolaşıma düşen yeni şarkıları sayesinde parodi gerçeğe, gerçek efsaneye dönüştü. Sesini fazla ‘poz’ bulan bile lafı nasıl kıvıracağını bilemedi, “Beş yıldız”, “Başyapıt” tweet’leri peş peşe düştü, müzik dergileri Rolling Stones ve Billboard’dan, TIME’a Guardian’a albüme dört yıldızdan aşağısı henüz çıkmadı.
Albümün etkisi ağır. Sizin dolaşmaya korktuğunuz kuytularda o hiç sakınmadan volta atıyor. Sizin kaçtığınız zehirleri, dikenleri, acıları o alıyor, oynuyor, besteye dönüştürüyor.
Evet, şimdi ‘Honeymoon’ (balayı) zamanı. Gözlerinizi kapatın, sesini iyice açın. Daha evvel gitmekten korktuğunuz, kimsenin sizi götürmeye cesaret edemediği bir yola çıkacaksınız; 30 saniye içinde David Lynch’vari bir ‘Kayıp Otoban’a ışınlanacaksınız. Yol karanlık. Sesler sinematik, görüntüler hipnotik. Yan koltukta Lana Del Rey var. Kırmızı tırnağı, saçlarınızın arasında. Beyin uyuşmuş. Onun deyişiyle balayına giden bir yol bu. ‘Honeymoon’ şarkılarını söylüyor kendi dilinde: “Sen benim dinimsin/ sen benim nasıl yaşadığımsın/ dua etme şeklimsin.”
Birkaç ceset, azap verici sevişme, suratta/kalpte yara iziyle döneceğiniz bir balayı bu. Yaklaşık 65 dakika 18 saniye sürecek karanlığın her tonunu hissedecek, mutsuzluktan mutlu olacaksınız. Üstelik Lana Del Rey, tüm bunları öyle estetik ve sofistike bir şekilde yapacak ki bağımlısına dönüşeceksiniz.
Ali Tufan Koç / Hürriyet
21 Ocak 2015 Çarşamba
Bu dünya için yaratılmamış
Yönetmen ve oyuncu James Franco, Lana Del Rey’in peşini bir türlü bırakmıyor. Ünlü şarkıcıya olan takıntısını saklamayan Franco, şimdi de Del Rey'in çekmek istediği film projesine dahil olmaya çalışıyor.
Ünlü aktör daha önce kitabı için Lana Del Rey’le bir röportaj yapmak istemiş ancak reddedilmişti. Ancak Franco, Del Rey saplantısından vazgeçmedi. Ünlü şarkıcının bir senaryo projesi olduğunu ve bu projenin yönetmen koltuğunda turmak istediğini söyleyen Franco, geçtiğimiz günlerde Instagram hesabından Del Rey’le birlikte de bir fotoğraf paylaşınca da kafaları karıştırdı.
EN SONUNDA DELİRECEK
Lana Del Rey’in projesi, Los Angeles’ta bir malikanede yaşayan, dışarı çıkmak istemeyen ve sürekli izlendiğini düşünen ve en sonunda deliren bir kadının hikayesini anlatıyor. Lana ‘Sunset Bulvarı’nda benzeyen bir film. Lana’nın kafasındaki bu fikir B tipi filmlere benziyor ama bu film hem o, hem de değil… Tıpkı müziği gibi..’ diyor, Franco.
BÜYÜLENİYORUM
James Franco, aşkını ‘o bu dünya için yaratılmamış’ diyerek itiraf ettiği Lana Del Rey için daha önce de ‘Bir şeyler üreten insanlarda her zaman bir gariplik vardır. Ben de bazen bu işler karşısında büyüleniyorum’ demişti.
Ünlü aktör daha önce kitabı için Lana Del Rey’le bir röportaj yapmak istemiş ancak reddedilmişti. Ancak Franco, Del Rey saplantısından vazgeçmedi. Ünlü şarkıcının bir senaryo projesi olduğunu ve bu projenin yönetmen koltuğunda turmak istediğini söyleyen Franco, geçtiğimiz günlerde Instagram hesabından Del Rey’le birlikte de bir fotoğraf paylaşınca da kafaları karıştırdı.
EN SONUNDA DELİRECEK
Lana Del Rey’in projesi, Los Angeles’ta bir malikanede yaşayan, dışarı çıkmak istemeyen ve sürekli izlendiğini düşünen ve en sonunda deliren bir kadının hikayesini anlatıyor. Lana ‘Sunset Bulvarı’nda benzeyen bir film. Lana’nın kafasındaki bu fikir B tipi filmlere benziyor ama bu film hem o, hem de değil… Tıpkı müziği gibi..’ diyor, Franco.
BÜYÜLENİYORUM
James Franco, aşkını ‘o bu dünya için yaratılmamış’ diyerek itiraf ettiği Lana Del Rey için daha önce de ‘Bir şeyler üreten insanlarda her zaman bir gariplik vardır. Ben de bazen bu işler karşısında büyüleniyorum’ demişti.
7 Ocak 2015 Çarşamba
Kariyerinde zirvede!
Dünyaca ünlü genç şarkıcı Lana Del Rey, kariyerinin en verimli dönemini yaşıyor.
Geçtiğimiz yaz yayınladığı ‘Ultraviolence’ albümünün üstüne bir devam albümü yayınlamayı planlayan Lana Del Rey, kariyerinin en verimli günlerini yaşıyor.
Lana Del Rey, haziran ayında yayınladığı ‘Ultraviolence’ı eskitmeden yeni albümü için kolları sıvadığını duyurdu. Del Rey’e göre bir devam albümü niyeliğinde olan yeni albüm 2012 yılında büyük çıkışına tanık olduğumuz ‘Born to Die’a yakın bir sound’da olacak.
NINA SIMONE’A SAYGI DURUŞU
Albümün adı ise ‘Honeymoon’ (Balayı)… Del Rey, şimdiden ‘Honeymoon’ için dokuz şarkı yazmış. Ayrıca, bir Nina Simone klasiği olan ‘Don’t Let Me Be Misunderstood’u da cover’lamış. (Ultraviolence albümünde de bir diğer Simone şarkısı ‘The Other Woman’ı cover’lamıştı.)
Dünyaca ünlü müzik dergisi Billboard’a ‘Tüm şarkıları birbirine bağlayacak birkaç şarkı arayışındayım’ diyen ve yeni albümü bahar aylarında yayınlamayı planlayan Del Rey, bu aralar tam bir üretim makinesine dönüşmüş durumda.
TIM BURTON’IN FİLMİ İÇİN DE ŞARKI YAZDI
Lana Del Rey, geçtiğimiz günlerde Tim Burton’un merakla beklenen yeni filmi ‘Big Eyes’ için de ‘I Can Fly’ ve ‘Big Eyes’ adında iki yeni şarkı yayınlamıştı.
20 Kasım 2014 Perşembe
Lana Del Rey'in videosu internete sızdı!
Sızan videoda ünlü şarkıcı ve manken Lana Del Rey'e tecavüz sahneleri yer alıyor.
Şoke eden görüntülerde, tişört ve iç çamaşırları içindeki Del Rey, yatağa itiliyor. Kendisine saldıranlardan kurtulmaya çalışan Lana Del Rey'in kafasından kan sızdığı görülüyor. Yayınlanmayan Marilyn Manson videosunu, Hostel filmleriyle tanınan ünlü yönetmen Eli Roth çekti.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













































