4 Ekim 2014 Cumartesi

Bana o fotoğrafları gönderen geri zekalılar..

Hürriyet yazarı, hayvansever, şarkıcı Ömür Gedik'i bayram günü kızdırdılar. Kurbanlık hayvanlara eziyet fotoğraflarını Ömür gedik'e gönderen takipçileri ünlü şarkıcıdan bakın nasıl tepki gördü.

İşte Ömür Gedik'in o tweeti..

Ömür Gedik @omurgedik
Bana kurbana işkence fotoğrafları yollayan gerizekalılar, komik olduğunuzu mu sanıyorsunuz!

Nuri Bilge Ceylan'ın 5 yıl hapsi istendi

Yönetmen Nuri Bilge Ceylan, 2. derece doğal SİT alanındaki arazisi üzerine kaçak yapı yaptırdığı gerekçesiyle mahkemelik oldu.

 Çanakkale Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü'nün şikâyeti üzerine Ceylan hakkında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefetten dava açıldı. Ayvacık Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre; Ayvacık Belediyesi, Büyükhusun köyü Kadırga mevkisinde bulunan arazi inceleme yaptı. Söz konusu arazi üzerinde yasadışı şekilde taşınabilir konteynır, araziyi çevreleyen duvarlar ve tel örgüler tespit edildi. Ayvacık Kaymakamlığı'na 2. dereceden sit alanı olarak ilan edilen arazi üzerinde kaçak ilave çelik konstrüksiyon yapıldığını tespit eden yetkililer, bu yapılaşmanın izinsiz ve ruhsatsız yapılmış olduğu iddiasıyla tutanak düzenledi.

'SİT OLDUĞUNU BİLMİYORDUM' 

Sabah gazetesinden Dilek Yaman'ın haberine göre, Çanakkale Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün şikâyeti üzerine Ceylan hakkında soruşturma başlatıldı. İfade veren Ceylan, 2012'de araziyi satın aldığını, yaz aylarında tatilini geçirmek için arazi üzerine taşınabilir nitelikte bir konteynır koyduğunu, daha sonra arazide bulunan zeytinleri korumak amacıyla ön kısmı taş duvar ile kapattığını, bu duvarlara paralel olacak şekilde her iki tarafı da tel örgüler ile çevirdiğini, bu işlemler için herhangi bir makamdan izin alması gerektiğini bilmediğini ifade etti. Ünlü yönetmen hakkında 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. (Medyafaresi)

Ben senin kumdan kalen değilim Enver..

Enver Aysever'in Altın Portakal ile ilgili eleştirilerine, festival jürisinde bulunan oyuncu Songül Öden'den sert yanıt geldi.

İşte Songül Öden'in o yazısı

Bugünkü yazının başlığında “Sevgili Dostum” yazmışsın, fakat dostluk; eleştirilerini ve fikirlerini onunla doğrudan paylaştığın zaman manalı ve samimi olur. Sen, kamuoyuna önyargılı, dayatmacı, hedef gösteren ve ithamlarla dolu bir mektup yazıp, savaş tamtamlarını çalarak ismimi kullanıp yargılamışsın sadece. Buna manipülasyon amaçlı algı yönetimi denir sevgili dostum! Bu hamaset dolu üslubu da politikacılar kullanır genellikle..

Benim senin gibi birilerini yargılayacak, insanları sloganlaştırılmış popülist bir dil ile etkilemeye çalışacak bir köşem yok.

Bugüne kadar yaptıklarımı tamamen kendi gücüm, emeğim ve sorumluluk bilincim ile yaptım, bunun dışında bir yöntem de bilmiyorum. Bunu en iyi sen bilirsin.

Popüler olmak, benim işimin bir parçası. Ancak merak etme, vicdanım yerli yerinde duruyor. Durduğum yerde.. 

Ben senin kumdan kalen değilim, biraz itidal sevgili dostum, biraz itidal! Hem dostum diyeceksin, hem de düşüncelerini söylemek için en azından önce telefon açmak yerine üstelik bir bayram sabahı “dost” başlığıyla kamuoyuna açık bir mektup yazacaksın..

Oysa daha bir ay önce bana telefon açıp Karşıyaka Belediyesi’nin Atilla İlhan Projesi yapmak istediğini ve Kerem ile bu konuyu konuşmak istediğini söylemiştin. “Durum acele” diye de eklemiştin. Ben de sana Çolpan ablayı yeni kaybettiğimiz için bu konularla ilgili zamana ihtiyacımız olduğunu söylemiştim. Sen de tamam demiştin, “acele” notunu yineleyerek.

Ne bu acele sevgili dostum! Ben senin son dakika haberin değilim!

Mesele zaten ziyadesiyle kutuplaşmış olan yaşamımızı daha da sert hatlarla belirginleştirmek mi? Ya da onun yerine Türk sinemasının 100. Yılında 51. Yılını kutlayan Antalya Film Festivali’nde durumu tekrar değerlendirmeye davet etmek mi? İzlemediğim, bilgi sahibi olmadığım ve üzerine jüri olarak müsbet ya da menfi bir irade kullanma yetkimin olmadığı belgesel film kategorisine aday bir film ile ilgili gelişmeleri, olayların başladığı ilk andan bu yana büyük bir hassasiyetle takip ederek bu konudaki net tavrımı festival yönetimine bildirdim.

Tabii ki sanatta her türlü sansüre karşıyım.. Yaklaşık 30 gündür Seren Yüce’nin yeni filminin setinde olduğum için festival yönetimi, ulusal sinema jürisi arkadaşlarım ve bazı bağımsız sinemacı arkadaşlarım ile sürekli telefonla iletişim halindeyim. Festival yönetimi, belgesel jürisi ve sektör yetkilileri ile Cuma günü yaptıkları toplantının sonuçlarını Pazar gününe kadar beklememizi rica ettiği için sağduyumu kullanarak bir açıklama yapmadım. Ta ki senin provokatif, “dostane” (!!!!) saldırı mektubunu okuyana kadar. 

Jüriyi pozitif bir düzenlemeye davet etmek aksi halde bunun bir parçası olmayacağımı beyan etmek işini, merak etme sevgili dostum, olayın ilk gününde yaptım.

Sadece son derece kıymetli insanlardan oluşan komite başkanları, değerli filmlerin yönetmenleri ve pozitif algı ile çözüme ulaşabileceğine olan inancım ile itidalli olmaya çalıştım. Ve bizden rica edilen süreye kadar susma hakkımı kullandım. Tekrar belirtmek isterim ki sanat ve sansür aynı harf ile başlamasının dışında yan yana gelemeyecek kelimelerdir. Yani sevgilim dostum (!!) senin dışında da bu ülkeyi, sinemasını, insanlarını, acılı analarını seven, onlar için mücadele eden insanlar var. Bu yazıya anlam veremeyen, neden kaleme aldığın ile ilgili şüpheleri olan ve içeriğini samimi bulmayan en az senin kadar cesur dostlarıma ikimizin de çok sevdiği bir Atilla İlhan dizesiyle cevap veriyorum sevgili dostum:

“BENCE MALUMDUR!”

Songül Öden

Candice Swanepoel şekilden şekile girdi.

Victoria's Secret meleklerinden ünlü süpermodel poz verirken şekilden şekle girdi.



Önce beyaz bir bikini altını tanıtmak için objektif karşısına geçen Candice Swanepoel, oldukça seksi pozlar verdi.



Siyah transparan detayları olan başka bir takımla daha poz verdikten sonra kapanışı klasik kesimli bir mayoyla yaptı.



Gerek deniz kenarında gerek denizde verdiği pozlarla hem oldukça seksi hem de eğlenmiş görünüyordu.





Bu kez şarkı söyleyecek

15’inci yaşını kutlayan İş Sanat’ın yeni sezon programı yine dopdolu. Klasik müzikten caza, dünya müziğinden dans gösterilerine, yerli projelerden şiir dinletilerine ve çocuk etkinliklerine uzanan program kapsamında Halit Ergenç de solist olarak İş Sanat sahnesine çıkacak.

Bu yıl 15’inci yaşını kutlayan İş Sanat’ın kasım ayında başlayacak yeni sezon programı önceki gün yapılan basın toplantısıyla açıklandı. Öyle görünüyor ki İş Sanat, yeni sezonda da klasik müzikten caza, dünya müziğinden dans gösterilerine, yerli projelerden şiir dinletilerine ve çocuk etkinliklerine uzanan geniş yelpazede bir program sunacak. Yeni sezonda İş Sanat sahnesinde izleyeceğimiz sürpriz isimlerden biri de ünlü oyuncu Halit Ergenç. Ocak ayında gerçekleşecek konserde Ergenç, Sinema Senfoni Orkestrası eşliğinde klasikleşmiş müzikallerden ve sevilen film müziklerinden oluşan eserler seslendirecek.

AÇILIŞ BİFO’DAN

İş Sanat, yeni sezonunu, artık bir gelenek haline gelen Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası konseriyle açıyor. BİFO, 1 Kasım Cumartesi akşamı Alpaslan Ertüngealp’in şefliğinde ve piyanist Hüseyin Sermet’in solistliğinde sahne alacak. Rus keman virtüözü Vadim Repin, bu kez 14 Kasım Cuma akşamı İngiliz şef James Judd yönetiminde ve oda topluluğu Wiener Concert-Verein eşliğinde sahne alacak. Güney Kore asıllı kemancı Sarah Chang, 25 Kasım’da, kemancı Giuliano Carmignola 5 Aralık’ta, Avrupa’nın en seçkin oda orkestralarından biri olan Münih Oda Orkestrası 13 Aralık’ta çalacak. Geleneksel yeni yıl konserinde bu yıl müziği mizahla birleştiren Johann Strauss Orkestrası sahne alacak. Sezon boyu klasik müzik sevenler soprano Kristy Swift, Basel Oda Orkestrası, piyanist Khatia Buniatishvili, Akademie für Alte Musik Berlin orkestrası, Chiaroscuro Quartet, oda topluluğu Geneva Camerata, Efe Baltacıgil’in de çaldığı Philharmonia Quartet konserler verecek. Sezonun klasik müzikteki ağır topları ise yeni kuşağın nefes kesen keman virtüözlerinden biri olarak tanımlanan Ray Chen. Kemancı Londra Filarmoni Orkestrası ile 3 Mart 2015 Salı akşamı çalacak.

Dünya müziğinin yıldızları

İş Sanat’ta dünya müziği serisi, Neşeli Günler filminin yeni nesil sesleri The von Trapps ile başlayacak. İş Sanat sahnesinde İstanbullu müzikseverlerle tanışan The Von Trapps, 12 Kasım Çarşamba akşamı Türkiye’deki ilk özel konserini yine İş Sanat’ta verecek. Flamenkonun efsane gitaristi Paco Pena 12 Şubat’ta, Portekizli sanatçı Dulce Pontes 3 Nisan’da sahneye çıkacak. Bu sezonun konukları arasında “21. yüzyılın Bob Marley’i” olarak anılan şarkıcı ve söz yazarı Aşa (Asha), Tunuslu ut üstadı Dhaffer Youssef ve Ayo da var.

CAZIN RİTMİ ARTIYOR 

15’inci sezonun caz konserleri yumuşacık sesi ve romantik yorumuyla gözde kadın vokaller arasında yer alan Stacey Kent ile başlıyor. Kent, 18 Kasım Salı akşamı cazın el değmemiş tınılarını Brezilya motifleriyle harmanladığı yepyeni şarkılarını seslendirecek. 27 Kasım’da Pharoah Sanders ve Trilok Gurtu, 16 Aralık’ta Anthony Strong, 27 Şubat’ta ise Ravi Coltrane Quartet konseri var. 21 Nisan’da Tom Harrell çalacak.

BİLETLER 13 EKİM’DE SATIŞTA

İş Sanat’ın yeni sezon etkinliklerinin biletleri 13 Ekim’de satışa çıkacak. Biletler İş Sanat ana gişe (212 316 10 83) ve Biletix’ten (216 556 98 00 ve www.biletix.com) temin edilebilir.

Annem bu işi tavsiye etmiyordu

Lal Dedeoğlu’nun kızı Leyla Feray, oyunculuğa iyiden iyiye ısındı. “Paşa Gönlüm” dizisiyle yıldızı parlayan Feray, şimdi de “3 Arkadaş” filminin dizi uyarlamasında başrolü üstlendi.



İşletmeci Lal Dedeoğlu’nun oyunculuğa gönül veren kızı Leyla Feray, hem duru güzelliği hem de başarılı performansıyla kısa sürede dizi sektöründe adını duyurdu.



Dedeoğlu’nun eski eşi Cem Feray’la evliliğinden dünyaya gelen Leyla Feray’ın yıldızı “Paşa Gönlüm” dizisiyle parladı. Başarılı oyunculuğuyla yapımcıların dikkatini çeken genç yetenek, şimdi de Hülya Koçyiğit ile Kadir İnanır’ın rol aldığı Yeşilçam klasiği “3 Arkadaş” filminin dizi uyarlamasında başrolü üstlendi.



ANNEM BU İŞİ TAVSİYE ETMİYORDU

Koç Üniversitesi’nde Medya ve Görsel Sanatlar bölümünde okuyan Leyla Feray, annesinin oyunculuk yapmasına başlarda sıcak bakmadığını söylüyor: “Annemin çevresinde oyuncular vardı ama bu işi yapmamı tavsiye etmiyordu.



Ben kendi istediğimle oyuncu oldum. Şu an o da memnun bu seçimimden.” Feray’a oyunculuk yolunu açan isim ise annesinin ajans sahibi arkadaşı Renda Güner: “Lisedeyken tiyatro oyunlarında yer alıyordum. Ama bu merakımı mesleğe dönüştürüp dönüştürmeyeceğim belli değildi. Annemin arkadaşı Renda Güner bana çok yardımcı oldu bu konuda. Onun ajansına kaydoldum ve oyunculuğa başladım.”



21 yaşındaki güzel oyuncu Leyla Feray 'Paşa Gönlüm' dizisiyle dikkatleri üzerine çekti.



At binerek zayıfladım

Işın Karaca, Pembe İzler Derneği’nin düzenlediği söyleşiye katıldı.



Kilo vermek için bir süre önce mide ameliyatı geçiren Karaca, “Sadece ameliyat değil.Her sabah saat 5’te at biniyorum ”diye konuştu.

Ashton Kutcher ile Mila Kunis'in kızı oldu

Hollywood'un ünlü çifti Ashton Kutcher ile Mila Kunis ilk bebeklerine kavuştu...


31 yaşınaki Kunis, dün Los Angeles'taki Cedars Sinai Medical Center'da bir kız bebek dünyaya getirdi.

Kunis'in 36 yaşındaki nişanlısı Kutcher'ın da doğum sırasında güzel oyuncunun yanında olduğu belirtildi.

Tmz.com'un haberine göre Kutcher ile Kunis, sabah 06.00 sıralarında hastaneye birlikte gittiler.

Çiftin yanında aile üyelerinden herhangi birinin ya da korumalarının olmadığı da ileri sürüldü.

Yıllar önce birlikte görev aldıkları Thats 70"s Show adlı TV programında tanışan çift o sıralarda sadece iş arkadaşıydı.

Kutcher, Demi Moore ile yaptığı evlilikle çok konuşuldu.

Mila Kunis'in bundan önceki en çok bilinen ilişkisi ise bir dönemin çocuk yıldızı Macaulay Culkin ile yaşadığı oldu. Kutcher ve Kunis birkaç ay önce nişanlandı. Büyük olasılıkla da bebekleri biraz büyüdüğünde evlenecekler.


Boşanıyormuşum daha neler

"Boşanıyoruz, ev arıyorum” dediği öne sürülen Demet Kutluay, iddiaya tepki gösterdi.



Önceki gün Bebek’te görüntülenen Kutluay, iki çocuğunun babası İbrahim Kutluay’la boşanacakları yönündeki haberler için şu açıklamayı yaptı:



“Aldatıldım, o yüzden boşanıyormuşum. Daha neler arkadaşlar!

Bıkmadılar bizimle uğraşmaktan. Boşanma yok.



Çıkan haberlerle avukatımız ilgilenecek. Siz de lütfen bu tarz haberlere itibar etmeyin.”

El öpmenin sırrı

İki yıllık birlikteliğin ardından 28 Eylül’de Şirince’de evlenen Gülben Ergen ve Erhan Çelik, düğün fotoğraflarını sosyal medyada paylaşmaya devam ediyor.


Ergen, son olarak nikâh sırasında birbirlerinin elini öperken çekilen fotoğraflarını Instagram hesabına ekledi. El öpmenin sırrını ise şu notla paylaştı:



“Biz evlenirken birbirimizin ayağına basmak yerine, birbirimizin elini öptük. ‘Büyüklerin elleri öpülür çok ibadet etmişlerdir diye, küçüklerin elleri öpülür benden az günah işlemiştir diye.’



Böyle okuduk, böyle inandık, böyle yaptık, böyle çift olduk ve böyle yaşamayı seçtik.” Erhan Çelik de birkaç dakika sonra aynı kareyi paylaştı.





Sinem Kobal dövüşe hazır

Sinem Kobal, kozmetik markası Garnier’nin güzellik elçisi oldu.

Markanın yeni BB krem reklamında rol alan Kobal, senaryo gereği boks eldivenlerini takıp ringe çıktı.



Gerçekte de form tutmak için kick boks yapan oyuncu, “Reklamda boksla ilgili karelere yer verdik. Çekimlerde kendimi çok rahat hissettim” dedi




Yeşim Ceren Bozoğlu kaza geçirdi.

“O Hayat Benim”in Nuran’ı Yeşim Ceren Bozoğlu, sette kaza geçirdi.

Bozoğlu, “Geriye doğru bir adım attım, topuğumda feci bir acı hissettim.



Ne battığını hâlâ bilmiyorum ama 5 dikiş atıldı” dedi


“Petek’in eşi casus”

Yapımcı Münir Akhan, temmuz ayında Petek Dinçöz’le evlenen İrfan Home Mağazaları sahibi Serkan Kodaloğlu ile mahkemelik oldu. 

Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’na başvuran Akhan, kendisiyle reklam anlaşması yapan Kodaloğlu’nun dolandırıcılık yaptığını ve müşterilerinin kişisel bilgilerini yasa dışı yollarla elde edip çıkar amaçlı kullandığını iddia ederek suç duyurusunda bulundu.



Kodaloğlu hakkında 600 bin TL’lik tazminat davası da açan Akhan, “İrfan Home’un stokları boş. Hem müşterilerini hem de bizi kandırarak zarara uğrattılar.



Ayrıca insanların TC kimlik numaralarını alıp başkalarına satıyorlar. Bu resmen casusluk suçu. Petek Dinçöz sürekli İrfan Home’un reklamını yapıyor ama bu adamlar çok insanı mağdur etti” dedi.

Burcu Purtul Uçar / Hürriyet


3 Ekim 2014 Cuma

"Annem güçlü kadın kanseri yenecek"

Neslişah Alkoçlar, annesi Gülşah Alkoçlar’ın göğüs kanserine yakalandığı iddiasını doğruladı.

Alkoçlar, kanserli kitlenin erken evrede teşhis edildiğini, tedavinin ise yazılanların aksine Amerika’da değil Türkiye’de yapılacağını söyledi:



“Benim annem çok güçlü bir kadındır, onu tanıyanlar bilir. Bu hastalığı da yeneceğine inanıyorum.

Amerika’ya gitmedik, tedavisi burada yapılacak. Biz de her zaman yanında ve destekçisi olacağız.”


Nejat İşler: Kan içindeydim kalktım sigara yaktım

Septik şok nedeniyle 95 gün yoğun bakımda kalan, daha sonra iki parmağını kaybeden Nejat İşler OT Dergisine samimi itiraflarda bulundu.

Nejat İşler; son dönemde internette dolaşan ve kendisine ait olduğu iddia edilen sözlerle gündemde. OT dergisinden Ercan Mehmet Erdem'in anılarını anlatan İşler, Eyüp'te doğduğu evden aşka bakışına, sevdiği filmlerden gençlik yıllarına kadar birçok farklı konuda konuştu.

İşte Nejat İşler'in anılarından ara başlıklar...

"MEYHANELER BENİM EVİM"
- Benim için ev; ilkel insan için mağara ne ifade ediyorsa, o... Hatta o bile değil; benim evim çocukluğum, sevgilim, dostlarım, kitaplar, müzik,sinema, tiyatro... Fenerbahçe evim, meyhaneler evim... Dünyanın bir yerindeki vicdanlı birisi de evim.

"KADINLARI ANLAMAYI DEĞİL SEVMEYİ TERCİH ETTİM"

-Geçenlerde gazeteci bir arkadaşım aradı. İnternette benim adıma bazı özlü sözler dolaşıyormuş. Özellikle de kadınlarla ilgili... 'Sana mı ait?' diye sordu. Kadınlarla ilgili ahkam kesecek biri değilim. Yaşadıklarımla ilgili bir şeyler paylaşabilirim, onu da arkadaşlarımla... Shakespeare'in güzel bir lafı varmış; zamanında çok güzel şeyler paylaştığım bir kadın söyledi: 'Kadınları ya anlayın, ya sevin; ikisini birden denemeyin.' Ben sevmeyi tercih ettim hep. Anlamayı deneseydim, nafile bir projeyi yürütürken ölen zavallı bir bilim adamı olurdum.

'KAN İÇİNDEYDİM KALKTIM SİGARA YAKTIM'

- Yıllar evvel Kaş'ta, bir kız arkadaşımla gece gece motosikletle geziyorduk. Devrildik bir süre sonra. Bende türlü dikişli yaralar, onda ameliyatlık bir kol yarası... Kan içindeyiz yani... Herhalde şoktan, kalktım bir sigara yaktım. Bu sırada bize doğru tıpır tıpır bir ses geliyor; sesin geldiği yöne bakıyorum, bir şey görmüyorum. Bu arada kız arkadaşım seslendi; "Nejat, beni kaldırmayacak mısın?" diye. Gittim kaldırdım ama aklım hâlâ seste. Kız kalktı, havaya baktı ve "Yağmur!" dedi. Bir bulut bizi ıslattı ve gitti. Ortamda korku filmlerini aratmayacak kadar kan ve soğukkanlılık vardı. Bana döndü; "Bu anı güzel hatırlarsan, güzel anlatacaksın" dedi.

"EVİM YANARKEN BEN ÇAY İÇİYORDUM!"

"Bir kış günü Eyüp'teki evde ders çalışıyorum. Dayadım odunu sobaya, gürül gürül yanıyor. Sobanın üstünde çay, arka arkaya içiyorum. Sonra itfaiye geldi. Camı açtım, itfaiye eri "Sizin ev mi yanıyor?" dedi, "Yooo" dedim. Komşumuz Mürvet Hala çıkıp "Şuna bak, evi yanıyor, o durmuş çay içiyor" dedi. Meğer odunları sobaya cehennem zebanisi gibi attığım için baca tutuşmuş. Onlarca adam içeri girip bacayı söndürdü."

Bunlarda İlginizi Çekebilir