Dün gece yapılan La Liga ödül töreninde "Ağda yaptıran erkekler arasında gördüğüm en yakışıklı erkek sensin" yorumu, kız arkadaşı Irina Shayk'ı kızdırdı.
2013-2014 yılının La Liga ödülleri dün gece dağıtıldı. Ödül gecesine kız arkadaşı Irina Shayk’la beraber katılan futbolcu Christiano Ronaldo, sunucu tarafından bir hayli utandırıldı.
İspanyol televizyon yıldızları ve komedyenlerin de katıldığı gecede, sahnedeki komedyen Ronaldo’ya takıldı. Eva Hache Ronaldo'ya takılarak “Sana bir şey söylemeliyim Ronaldo. Şu ana kadar hiçbir erkeği seni gördüğüm kadar, iç çamaşırlarıyla görmedim. Ve sen ağda yaptırdığını gördüğüm en yakışıklı erkeksin” dedi. Sunucu Ronaldo’yu güldürürken, manken kız arkadaşı Irina Shayk'ın kıskanç bakışlarla sevgilisine bakmasına neden oldu.
Bazı yorumcular, bir süredir İspanya 'nın Madrid kentinde yaşayan Shayk’ın İspanyolca konuşmaları anlamadığını söylüyor. Ancak Ronaldo’ya eğilip “ne diyor” diye sormamasından, söylenenleri anlamış olduğu ve yapılan yorumları pek de beğenmediği anlaşılıyor.
29 Ekim 2014 Çarşamba
Beren Saat'ten uzay modası
Çağan Irmak’ın yazıp yönettiği “Unutursam Fısılda”nın galası önceki akşam Kanyon’da yapıldı. Geceye çok sayıda ünlü isim katıldı.
“Unutursam Fısılda”nın galasına eşi Kenan Doğulu ile katılan Beren Saat, “Uzay Yolu” filminin kostümlerini andıran kıyafetiyle şaşırttı. Saat’in yeni stilini Melis Alphan değerlendirdi.Beren Saat genelde romantik prensesler gibi giyindiğinden...
Bu vamp hâl biraz şaşırtıcı. Düne kadar klasikten bir milim kıpırdamazken...Şimdi 70’lerin uzay temalı kıyafetiyle karşımızda. Baştan ayağa beyazlar, kalçalara kadar çıkan çorap çizmeler...O zamanlar modaya uzay etkisinin bir manası vardı; Ay’a ayak basılmıştı, insanlıkta bir heyecan, bir merak... Uzayın modayı tetiklemesi normaldi. Beren Saat’i ne tetikledi, kim bilir...
“Unutursam Fısılda”nın galasına eşi Kenan Doğulu ile katılan Beren Saat, “Uzay Yolu” filminin kostümlerini andıran kıyafetiyle şaşırttı. Saat’in yeni stilini Melis Alphan değerlendirdi.Beren Saat genelde romantik prensesler gibi giyindiğinden...
Bu vamp hâl biraz şaşırtıcı. Düne kadar klasikten bir milim kıpırdamazken...Şimdi 70’lerin uzay temalı kıyafetiyle karşımızda. Baştan ayağa beyazlar, kalçalara kadar çıkan çorap çizmeler...O zamanlar modaya uzay etkisinin bir manası vardı; Ay’a ayak basılmıştı, insanlıkta bir heyecan, bir merak... Uzayın modayı tetiklemesi normaldi. Beren Saat’i ne tetikledi, kim bilir...
Serenay Sarıkaya "Kendimi müthiş hissediyorum"
Çağatay Ulusoy’la yolunu ayıran Serenay Sarıkaya, her şeye rağmen hayatının çok güzel bir döneminde olduğunu söylüyor.
Şu sıralar hem “Medcezir” dizisi hem de rol aldığı reklam filmiyle ekranda olan Sarıkaya, ELLE’e verdiği röportajda “Müthiş hissediyorum.
15 yaşımdan beri farklı projelerde çalışıyorum. Ve artık emeğimin karşılığını aldığımı düşünüyorum” dedi.
Şu sıralar hem “Medcezir” dizisi hem de rol aldığı reklam filmiyle ekranda olan Sarıkaya, ELLE’e verdiği röportajda “Müthiş hissediyorum.
15 yaşımdan beri farklı projelerde çalışıyorum. Ve artık emeğimin karşılığını aldığımı düşünüyorum” dedi.
İzinsiz görüntüsüne 220 bin lira istedi
Beren Saat, bir GSM şirketine 220 bin liralık tazminat davası açtı. Ünlü oyuncu, “Fatmagül’ün Suçu Ne?” dizisindeki bir sahnesinin davalı şirket tarafından izin alınmadan kullanıldığını öne sürdü.
Saat ayrıca orijinal sahnedeki iskelenin silinip görüntüsünün bir tablet bilgisayar üzerine oturtulduğunu ve bu yüzden halk nezdinde oluşturduğu imajın bozulduğunu iddia ederek 20 bini manevi, 200 bini maddi 220 bin lira tazminat talep etti.
Beren Saat fotoğrafları...
Saat ayrıca orijinal sahnedeki iskelenin silinip görüntüsünün bir tablet bilgisayar üzerine oturtulduğunu ve bu yüzden halk nezdinde oluşturduğu imajın bozulduğunu iddia ederek 20 bini manevi, 200 bini maddi 220 bin lira tazminat talep etti.
Beren Saat fotoğrafları...
Bir ‘Ütopya’ gerçek oluyor
Acun Ilıcalı’nın yeni programı “Ütopya” bugün başlıyor. Ilıcalı, yeni projesiyle ilgili şöyle diyor: “Bana kalsa dünya şöyle olurdu, ben olsam dünyayı böyle yaşardım diyenler, hayallerini bu yarışmada gerçeğe dönüştürebilecek.”
Hürriyet'ten Müge Serçek Biroğlu'nun röportajı...
Yeni sezon beklediğiniz gibi başladı mı?
- Evet, tam da beklediğim gibi başladı. Favorisi olmayan bir sezon yaşıyoruz. Bütün kanalların yüksek bir motivasyonla reyting savaşında mücadele ettiğini görüyorum. Yıllardır reytingleri takip eden biri olarak şimdiye kadar gördüğüm en heyecanlı sezon diyebilirim.
Sezon başında oldukça iddialı konuşarak TV8’i reyting sıralamasında ilk 3’e taşıyacağınızı söylemiştiniz, bu anlamdaki beklentiniz ne yönde ilerliyor?
- Evet kanalı prime time’da ilk üçe sokmak konusunda iddialıyız, elimizden geldiğince de bunun mücadelesini veriyoruz. Kanalı satın aldığımda prime time ortalaması 1,5 share’deydi, şu anda ABC1’de 8, AB’de 9 share’imiz var. Ön gruba fazlasıyla yaklaştık, kasım ayının da bizim için iyi geçeceğini ümit ediyorum. Her şey planladığımız gibi giderse kasım sonunda iyi bir noktada olacağız.
Bugün “Ütopya” adlı yeni bir program başlıyor. Nasıl bir yarışma bu?
- Uzun zaman sonra bizi en çok heyecanlandıran yarışma oldu bu... Yaklaşık dört aydır bu program için hazırlanıyoruz. Polonezköy’de büyük bir alanı adeta yeniden inşa ettik ve 15 yarışmacının yeni hayatlar kurmaları için uygun hale getirdik. Bundan sonrası tamamen yarışmacılara kalmış.
Bu yarışmacılar nasıl hayatta kalacaklar, neler yapacaklar?
- Hani hep deriz ya “Bana kalsa dünya şöyle olurdu, ben olsam dünyayı böyle yaşardım” diye... İşte biz 15 yarışmacıya bu fırsatı sunuyoruz. Bu yüzden de adı “Ütopya”...
Yarışmada hiç kural ya da oyun yok mu?
- Hiçbir kural, oyun olmayacak. 15 kişinin bir araya gelip neler yapacağını göreceğiz.
“Survivor”la örtüşen yönleri var mı?
- Benzer yönleri olabilir ama pek örtüşmüyor. Bu yarışmada yarışmacılar ticaret yapacaklar, devamında işin hangi boyutlara geleceğini göreceğiz. Bundan dört ay sonra çok zengin olmuş ya da tam tersi batmış bir grup görebiliriz. Bu yarışma tam anlamıyla gerçek bir deney. “15 kişiyi hiçbir kural koymadan bir araya getirseniz ne yaparlar” sorusunun cevabını arayacağız.
YARIŞMACILARI 40 BİN KİŞİ ARASINDAN SEÇTİK
15 yarışmacıyı nasıl belirlediniz?
- 40 bin başvuru arasından eleme yaptık. Sekiz-dokuz eleme sonrasında 15 kişi kaldı. Özellikle her kesimden arkadaşlarımıza yer verdik. Bu mozaiğin ekrana nasıl yansıyacağını ben de merak ediyorum açıkçası.
Peki siz hangi etapta yarışmacı elemelerine katıldınız?
- Son üç elemede ben de vardım. Herkesle bire bir görüştüm.
Elemeler sırasında ilginç bir yarışmacı gözlemlediniz mi?
- Yarışmacılardan biri “Beni artık kitlelerle buluşturun” dedi. “Anlayamadım” dediğimdeyse “Kitlelerle buluşturun beni, benim işim kitlelerle” cevabını verdi. Konuşması da çok değişik bir arkadaş, oldukça ilgimi çekti. Bunun dışında eşini kaybetmiş, kendi başına hayat mücadelesi veren bir kadın yarışmacımız var. “Ütopya”yı hayatının dönüm noktası olarak görüyor. Zaten ilginç insanları seyretmek zevkli oluyor bence.
Neredeyse bütün yarışmalarınızda, yarışmacıları belirlerken bir puzzle oluşturuyorsunuz. Bunu nasıl yapıyorsunuz?
- Bazı arkadaşlarımızı hislerimizle ve öngörülerimizle davet ediyoruz. Birine baktığımda ekranda ne olabileceğine dair bir öngörüm var. Sarraf pırlantaya baktığında gerçek olup olmadığını nasıl anlayabiliyorsa, ben de insana baktığımda bunu anlayabiliyorum. Yarışmacı seçme konusunda iyi bir noktadayız, yarışmayı heyecanlandıracak kişileri seçebiliyoruz. Bu da tecrübeden kaynaklanıyor sanırım.
Peki yarışmacı seçerken en çok neden etkileniyorsunuz?
- Natürellikten... Kesinlikle oynamayan insan peşindeyim.
Bu anlamda yanıldığınız olmuyor mu?
- Oluyor tabii. Ciddi anlamda hayal kırıklığı yaşadığım yarışmacılar da oluyor ama dört kişide hayal kırıklığı yaşayıp beş kişide yaşamıyorsam, bu şov için yeterli bir dengedir.
BU YARIŞMANIN BELLİ BİR SÜRESİ YOK
“Ütopya”nın sonunda yarışmacılar ne kazanacaklar?
- Yarışma boyunca kazanılan parayı, finalde birinci olan kişi alacak. Bu para belki 1 milyon olur belki de 500 bin olur... Belki de kazandıkları tüm parayı yarışma içinde harcarlar ve yarışma sonunda kazanacak hiç para kalmaz. Benim asıl merak ettiğim, nasıl bir yönetim şekliyle yaşayacakları... Demokrasi mi, başkanlık sistemi mi yoksa başka bir yöntem mi... Eve gireli dört gün oldu, daha şimdiden sahip oldukları ineklerden birini satıp satmamayı tartışmaya başladılar. Bizim onlara hiçbir müdahalemiz olmayacak, bu yüzden iş nereye varacak, nasıl para kazanacaklar çok merak ediyorum.
Ticareti nasıl yapacaklar?
- Yarışmacıların dışarı çıkmaları yasak, dışarıdan eve gelenlerle üç saat içinde ticaret yapmaları gerekiyor.
Yapamadılar diyelim, siz destek olacak mısınız?
- Yok, hayır. Eğer ticaret yapıp kazanamazlarsa o şekilde yaşayacaklar.
Peki bu yarışma ne kadar sürecek?
- Süresi yok, süresiz!
Nasıl yani! Neye göre şekillenecek bu süre?
- Hep beraber göreceğiz (gülüyor).
MUHABİRKEN KURDUĞUM HAYALLERİN 10 TUR ÖNÜNDEYİM
Herkesin merak ettiği bir şey var; “Best of Survivor” yapacak mısınız?
- İki alternatifimiz var. Biri “Best of Survivor” yapmak, diğeri normal “Survivor”a devam etmek. Bu ikisi arasında gidip geliyoruz. Best of bize çok heyecan veriyor ama belki önümüzdeki sene yaparız, belli olmaz. Eğer yaparsak benim bile 4 sene önceki Survivor’dan görmek istediğim yarışmacılar var açıkçası. Bunun dışında hayalimde daha birçok yarışma programı yapmak var ama ilk hedefim kanalı istediğim seviyeye getirebilmek.
Muhabirlik yıllarınızda bir gün kanal sahibi olmayı hayal etmiş miydiniz?
- Muhabirken kurduğum hayallerin 10 tur ilerisindeyim. Kanal sahibi olmayı hiçbir zaman hayal etmemiştim, ta ki kendi projelerimin totalinin bir kanalı büyük bir kanal seviyesine getirebileceğime inandığım güne kadar... Mesela reality show olarak iyi bir durumdayız ama kanalımızda sadece bir tane dizi var. Diziye de ağırlık vermek istiyoruz.
Nasıl bir dizi olacak bu, netleşen bir şeyler var mı?
- Birol Güven ile işbirliğine giriyoruz. Bugüne kadar yaptığı işleri takip eder, beğenirdim. Onunla birlikte üç ya da dört dizi yapacağız. Üstelik yaptığımız dizilerle devrim yapacağız çünkü bu diziler 60 dakikalık olacak. Bu konuyla ilgili olarak devamlı çalışma halindeyiz, ilk dizimizin cast’ı bile belli. İkincinin de konusu hazır.
Ne tür diziler olacak?
- Sit-com. İstiyorum ki insanlar TV8’i açtıkları her an eğlensinler, stres atsınlar. Bunun dışında Atalay Demirci ile bir şov yapmaya karar verdik. Eğlence bazında baktığımızda yarışmalar dışındaki bölümü de tamamladık diyebilirim. Kanal her geçen gün istediğim kıvama geliyor.
HER GÜN KARNE ALIYORUM
Kanal sahibi olduktan sonra üzerinizdeki sorumluluk arttı, bunun üstesinden gelebiliyor musunuz?
- Büyük başın derdi büyük olur lafını hepimiz biliyoruz. Eskiden bir derdim varsa artık 20 derdim var. Şu an tek sıkıntım zaman... Zaman bana yetmiyor. Ekibimle beraber gece 01.30-02.00 gibi toplantı yapmaya başlıyoruz, 04.00’e kadar toplantı yapıp daha sonra kendi halimize kalıyoruz. Rahat bir gün geçirebilmem için bir günün 35 saat olması gerekiyor. Eskiden karne almaktan nefret ederdim, okulu bitirdiğim gün dedim ki “Oh be bir daha karne falan almayacağım, kurtuldum”. Herhalde Allah beni duydu ve cezalandırdı; artık her gün reyting karnesi alıyorum. Her gün 10’u 1 geçe o karne elime geliyor!
Muhabir Acunken yapıp şimdi yapamadığınız ne var, ne yapmayı özlediniz?
- Boş boş durup hiçbir şey yapmamayı özledim. Çünkü üzerimde çok büyük bir yük var.
BELİMİ DOĞRULTUNCA FUTBOL PROGRAMI DA YAPACAĞIM
Sizin gibi futbol tutkunu birinin kanalında neden futbolla ilgili bir program yok?
- Biraz daha belimi doğrulttuğumda olacak. Üstelik hiç tahmin etmeyeceğiz bir futbol programı yapacağım. Ticari bir kaygısı olmadan zevkine yapacağım bu programı.
Bundan sonrası için Türkiye’ye hangi yarışma programlarını getirmeyi düşünüyorsunuz?
- Aklımızda birkaç proje var, gerekli bağlantıları da kurduk. Bunun dışındaki asıl hedefim yurtdışında bir kanal satın almak, bu anlamda biraz yol kat ettim. Eğer yurtdışında başarılı olursam Türkiye’den de program ihraç edebileceğim. Bunun da ülke ekonomisine çok ciddi katkıları olacağını düşünüyorum.
Hürriyet'ten Müge Serçek Biroğlu'nun röportajı...
Yeni sezon beklediğiniz gibi başladı mı?
- Evet, tam da beklediğim gibi başladı. Favorisi olmayan bir sezon yaşıyoruz. Bütün kanalların yüksek bir motivasyonla reyting savaşında mücadele ettiğini görüyorum. Yıllardır reytingleri takip eden biri olarak şimdiye kadar gördüğüm en heyecanlı sezon diyebilirim.
Sezon başında oldukça iddialı konuşarak TV8’i reyting sıralamasında ilk 3’e taşıyacağınızı söylemiştiniz, bu anlamdaki beklentiniz ne yönde ilerliyor?
- Evet kanalı prime time’da ilk üçe sokmak konusunda iddialıyız, elimizden geldiğince de bunun mücadelesini veriyoruz. Kanalı satın aldığımda prime time ortalaması 1,5 share’deydi, şu anda ABC1’de 8, AB’de 9 share’imiz var. Ön gruba fazlasıyla yaklaştık, kasım ayının da bizim için iyi geçeceğini ümit ediyorum. Her şey planladığımız gibi giderse kasım sonunda iyi bir noktada olacağız.
Bugün “Ütopya” adlı yeni bir program başlıyor. Nasıl bir yarışma bu?
- Uzun zaman sonra bizi en çok heyecanlandıran yarışma oldu bu... Yaklaşık dört aydır bu program için hazırlanıyoruz. Polonezköy’de büyük bir alanı adeta yeniden inşa ettik ve 15 yarışmacının yeni hayatlar kurmaları için uygun hale getirdik. Bundan sonrası tamamen yarışmacılara kalmış.
Bu yarışmacılar nasıl hayatta kalacaklar, neler yapacaklar?
- Hani hep deriz ya “Bana kalsa dünya şöyle olurdu, ben olsam dünyayı böyle yaşardım” diye... İşte biz 15 yarışmacıya bu fırsatı sunuyoruz. Bu yüzden de adı “Ütopya”...
Yarışmada hiç kural ya da oyun yok mu?
- Hiçbir kural, oyun olmayacak. 15 kişinin bir araya gelip neler yapacağını göreceğiz.
“Survivor”la örtüşen yönleri var mı?
- Benzer yönleri olabilir ama pek örtüşmüyor. Bu yarışmada yarışmacılar ticaret yapacaklar, devamında işin hangi boyutlara geleceğini göreceğiz. Bundan dört ay sonra çok zengin olmuş ya da tam tersi batmış bir grup görebiliriz. Bu yarışma tam anlamıyla gerçek bir deney. “15 kişiyi hiçbir kural koymadan bir araya getirseniz ne yaparlar” sorusunun cevabını arayacağız.
YARIŞMACILARI 40 BİN KİŞİ ARASINDAN SEÇTİK
15 yarışmacıyı nasıl belirlediniz?
- 40 bin başvuru arasından eleme yaptık. Sekiz-dokuz eleme sonrasında 15 kişi kaldı. Özellikle her kesimden arkadaşlarımıza yer verdik. Bu mozaiğin ekrana nasıl yansıyacağını ben de merak ediyorum açıkçası.
Peki siz hangi etapta yarışmacı elemelerine katıldınız?
- Son üç elemede ben de vardım. Herkesle bire bir görüştüm.
Elemeler sırasında ilginç bir yarışmacı gözlemlediniz mi?
- Yarışmacılardan biri “Beni artık kitlelerle buluşturun” dedi. “Anlayamadım” dediğimdeyse “Kitlelerle buluşturun beni, benim işim kitlelerle” cevabını verdi. Konuşması da çok değişik bir arkadaş, oldukça ilgimi çekti. Bunun dışında eşini kaybetmiş, kendi başına hayat mücadelesi veren bir kadın yarışmacımız var. “Ütopya”yı hayatının dönüm noktası olarak görüyor. Zaten ilginç insanları seyretmek zevkli oluyor bence.
Neredeyse bütün yarışmalarınızda, yarışmacıları belirlerken bir puzzle oluşturuyorsunuz. Bunu nasıl yapıyorsunuz?
- Bazı arkadaşlarımızı hislerimizle ve öngörülerimizle davet ediyoruz. Birine baktığımda ekranda ne olabileceğine dair bir öngörüm var. Sarraf pırlantaya baktığında gerçek olup olmadığını nasıl anlayabiliyorsa, ben de insana baktığımda bunu anlayabiliyorum. Yarışmacı seçme konusunda iyi bir noktadayız, yarışmayı heyecanlandıracak kişileri seçebiliyoruz. Bu da tecrübeden kaynaklanıyor sanırım.
Peki yarışmacı seçerken en çok neden etkileniyorsunuz?
- Natürellikten... Kesinlikle oynamayan insan peşindeyim.
Bu anlamda yanıldığınız olmuyor mu?
- Oluyor tabii. Ciddi anlamda hayal kırıklığı yaşadığım yarışmacılar da oluyor ama dört kişide hayal kırıklığı yaşayıp beş kişide yaşamıyorsam, bu şov için yeterli bir dengedir.
BU YARIŞMANIN BELLİ BİR SÜRESİ YOK
“Ütopya”nın sonunda yarışmacılar ne kazanacaklar?
- Yarışma boyunca kazanılan parayı, finalde birinci olan kişi alacak. Bu para belki 1 milyon olur belki de 500 bin olur... Belki de kazandıkları tüm parayı yarışma içinde harcarlar ve yarışma sonunda kazanacak hiç para kalmaz. Benim asıl merak ettiğim, nasıl bir yönetim şekliyle yaşayacakları... Demokrasi mi, başkanlık sistemi mi yoksa başka bir yöntem mi... Eve gireli dört gün oldu, daha şimdiden sahip oldukları ineklerden birini satıp satmamayı tartışmaya başladılar. Bizim onlara hiçbir müdahalemiz olmayacak, bu yüzden iş nereye varacak, nasıl para kazanacaklar çok merak ediyorum.
Ticareti nasıl yapacaklar?
- Yarışmacıların dışarı çıkmaları yasak, dışarıdan eve gelenlerle üç saat içinde ticaret yapmaları gerekiyor.
Yapamadılar diyelim, siz destek olacak mısınız?
- Yok, hayır. Eğer ticaret yapıp kazanamazlarsa o şekilde yaşayacaklar.
Peki bu yarışma ne kadar sürecek?
- Süresi yok, süresiz!
Nasıl yani! Neye göre şekillenecek bu süre?
- Hep beraber göreceğiz (gülüyor).
MUHABİRKEN KURDUĞUM HAYALLERİN 10 TUR ÖNÜNDEYİM
Herkesin merak ettiği bir şey var; “Best of Survivor” yapacak mısınız?
- İki alternatifimiz var. Biri “Best of Survivor” yapmak, diğeri normal “Survivor”a devam etmek. Bu ikisi arasında gidip geliyoruz. Best of bize çok heyecan veriyor ama belki önümüzdeki sene yaparız, belli olmaz. Eğer yaparsak benim bile 4 sene önceki Survivor’dan görmek istediğim yarışmacılar var açıkçası. Bunun dışında hayalimde daha birçok yarışma programı yapmak var ama ilk hedefim kanalı istediğim seviyeye getirebilmek.
Muhabirlik yıllarınızda bir gün kanal sahibi olmayı hayal etmiş miydiniz?
- Muhabirken kurduğum hayallerin 10 tur ilerisindeyim. Kanal sahibi olmayı hiçbir zaman hayal etmemiştim, ta ki kendi projelerimin totalinin bir kanalı büyük bir kanal seviyesine getirebileceğime inandığım güne kadar... Mesela reality show olarak iyi bir durumdayız ama kanalımızda sadece bir tane dizi var. Diziye de ağırlık vermek istiyoruz.
Nasıl bir dizi olacak bu, netleşen bir şeyler var mı?
- Birol Güven ile işbirliğine giriyoruz. Bugüne kadar yaptığı işleri takip eder, beğenirdim. Onunla birlikte üç ya da dört dizi yapacağız. Üstelik yaptığımız dizilerle devrim yapacağız çünkü bu diziler 60 dakikalık olacak. Bu konuyla ilgili olarak devamlı çalışma halindeyiz, ilk dizimizin cast’ı bile belli. İkincinin de konusu hazır.
Ne tür diziler olacak?
- Sit-com. İstiyorum ki insanlar TV8’i açtıkları her an eğlensinler, stres atsınlar. Bunun dışında Atalay Demirci ile bir şov yapmaya karar verdik. Eğlence bazında baktığımızda yarışmalar dışındaki bölümü de tamamladık diyebilirim. Kanal her geçen gün istediğim kıvama geliyor.
HER GÜN KARNE ALIYORUM
Kanal sahibi olduktan sonra üzerinizdeki sorumluluk arttı, bunun üstesinden gelebiliyor musunuz?
- Büyük başın derdi büyük olur lafını hepimiz biliyoruz. Eskiden bir derdim varsa artık 20 derdim var. Şu an tek sıkıntım zaman... Zaman bana yetmiyor. Ekibimle beraber gece 01.30-02.00 gibi toplantı yapmaya başlıyoruz, 04.00’e kadar toplantı yapıp daha sonra kendi halimize kalıyoruz. Rahat bir gün geçirebilmem için bir günün 35 saat olması gerekiyor. Eskiden karne almaktan nefret ederdim, okulu bitirdiğim gün dedim ki “Oh be bir daha karne falan almayacağım, kurtuldum”. Herhalde Allah beni duydu ve cezalandırdı; artık her gün reyting karnesi alıyorum. Her gün 10’u 1 geçe o karne elime geliyor!
Muhabir Acunken yapıp şimdi yapamadığınız ne var, ne yapmayı özlediniz?
- Boş boş durup hiçbir şey yapmamayı özledim. Çünkü üzerimde çok büyük bir yük var.
BELİMİ DOĞRULTUNCA FUTBOL PROGRAMI DA YAPACAĞIM
Sizin gibi futbol tutkunu birinin kanalında neden futbolla ilgili bir program yok?
- Biraz daha belimi doğrulttuğumda olacak. Üstelik hiç tahmin etmeyeceğiz bir futbol programı yapacağım. Ticari bir kaygısı olmadan zevkine yapacağım bu programı.
Bundan sonrası için Türkiye’ye hangi yarışma programlarını getirmeyi düşünüyorsunuz?
- Aklımızda birkaç proje var, gerekli bağlantıları da kurduk. Bunun dışındaki asıl hedefim yurtdışında bir kanal satın almak, bu anlamda biraz yol kat ettim. Eğer yurtdışında başarılı olursam Türkiye’den de program ihraç edebileceğim. Bunun da ülke ekonomisine çok ciddi katkıları olacağını düşünüyorum.
Mustafa Erdoğan'dan Gülben Ergen itirafı
Hafta Sonu dergisine verdiği röportajda eski eşi Gülben Ergen’le ilgili açıklamalar yaptı.
“Çocuklarımın başka biriyle aynı evde yaşamasını kabul edemem” açıklamasıyla gündeme gelen Mustafa Erdoğan, Hafta Sonu dergisine verdiği röportajda eski eşi Gülben Ergen’le ilgili açıklamalar yaptı.
Erdoğan, “Gülben Ergen’le son dönemde aranızda yaşananlara ilişkin neler demek istersiniz?” sorusunu şöyle yanıtladı: “Şunu demek isterim: Ben üç çocuğumun annesiyle ilgili kötü bir şey söylemem. Ona çok şey borçluyum, üç tane aslan gibi çocuk verdiği, iyi yetiştirdiği ve iyi anne olduğu için de teşekkür ediyorum.”
Mustafa Erdoğan, çocukları için “Üçünün de sanatın bir dalıyla uğraşmasını isterim. Dans etmelerini çok isterim” dedi.
“Çocuklarımın başka biriyle aynı evde yaşamasını kabul edemem” açıklamasıyla gündeme gelen Mustafa Erdoğan, Hafta Sonu dergisine verdiği röportajda eski eşi Gülben Ergen’le ilgili açıklamalar yaptı.
Erdoğan, “Gülben Ergen’le son dönemde aranızda yaşananlara ilişkin neler demek istersiniz?” sorusunu şöyle yanıtladı: “Şunu demek isterim: Ben üç çocuğumun annesiyle ilgili kötü bir şey söylemem. Ona çok şey borçluyum, üç tane aslan gibi çocuk verdiği, iyi yetiştirdiği ve iyi anne olduğu için de teşekkür ediyorum.”
Mustafa Erdoğan, çocukları için “Üçünün de sanatın bir dalıyla uğraşmasını isterim. Dans etmelerini çok isterim” dedi.
Deniz Seki bulundu!
Hakkında yakalama kararı çıkarılan şarkıcının yeri belli oldu.
Hakkında yakalama kararı bulunan şarkıcı Deniz Seki’nin saklandığı villa bulundu. Uyuşturucu ticareti yapmak suçundan kesinleşen hapis cezası nedeniyle 5 aydır aranan Deniz Seki, iddia edildiği gibi ne Bodrum’da ne de Yunanistan’ın Mykonos Adası’nda değil Tuzla’da Bülent E.’nin yaklaşık 8 ay önce satın aldığı tripleks villada kalıyor.
Dostlar buluştu
Seki, zaman zaman 34 K.. plakalı siyah ciple alışverişe çıktı. Aracın ve saklandığı evin sahibinin Bülent E. isimli İzmirli bir şahıs olduğu belirlendi. Deniz Seki, şehir merkezinden uzakta bulunan Tuzla’daki villada dostlarıyla da buluştu. Hatta evin verandasında eğlence düzenledi. Oldukça kilo aldığı gözlenen Seki, büyük bir şapka ve güneş gözlükleri olmadan dışarı çıkmadı. Eve yakın mesafede bulunan bir alışveriş merkezinde de polise yakalanmadan alışveriş yapmayı başardı.
4 yıl yatacak
Seki ile röportaj yapmak istediğini söyleyen Milliyet muhabirine hakaret yağdıran ve tehdit eden Bülent E. önce evin sahibi olmadığını belirtti. Ardından da evinin izlenmesinin suç olduğu gerekçesiyle savcılığa şikayette bulunacağını ileri sürdü. Muhabirin “Polis çağırın” teklifini ise geri çevirdi. 5 aydır firari sanık olarak aranan Deniz Seki kokain kullandığı ve çevresine de temin ettiği gerekçesiyle yargılandığı davadan 6 yıl 3 ay hapis cezası almıştı. Yargıtay tarafından da onanan hapis cezası nedeniyle daha önce 7.5 ay hapis yatan Seki’nin 4 yıl 2 ay daha cezaevinde kalması gerekiyor.
Yakalanırsa adli tıbba sevk edilecek
Şarkıcı Deniz Seki’nin "kokain ticareti yapmak” suçundan cezaevine girmesi bekleniyordu. Seki bu süreçte infaz savcılığına sağlık raporu göndermişti.
Hakkındaki yakalama kararının kaldırılmasını ve cezasının ertelenmesini talep eden Seki, savcılığa ulaşan raporunda kanser riski taşıdığı öne sürülen ‘over kisti’ rahatsızlığına yakalandığını öne sürmüştü. Ancak savcılık yakalama kararının kaldırılması talebini reddetti.
Savcı rapor isteyecek
İnfaz savcılığı yakalanması halinde Seki’yi Adli Tıp Kurumu’na sevk edecek. Burada alınacak sağlık raporuna göre değerlendirme yapacak.
Hakkında yakalama kararı bulunan şarkıcı Deniz Seki’nin saklandığı villa bulundu. Uyuşturucu ticareti yapmak suçundan kesinleşen hapis cezası nedeniyle 5 aydır aranan Deniz Seki, iddia edildiği gibi ne Bodrum’da ne de Yunanistan’ın Mykonos Adası’nda değil Tuzla’da Bülent E.’nin yaklaşık 8 ay önce satın aldığı tripleks villada kalıyor.
Dostlar buluştu
Seki, zaman zaman 34 K.. plakalı siyah ciple alışverişe çıktı. Aracın ve saklandığı evin sahibinin Bülent E. isimli İzmirli bir şahıs olduğu belirlendi. Deniz Seki, şehir merkezinden uzakta bulunan Tuzla’daki villada dostlarıyla da buluştu. Hatta evin verandasında eğlence düzenledi. Oldukça kilo aldığı gözlenen Seki, büyük bir şapka ve güneş gözlükleri olmadan dışarı çıkmadı. Eve yakın mesafede bulunan bir alışveriş merkezinde de polise yakalanmadan alışveriş yapmayı başardı.
4 yıl yatacak
Seki ile röportaj yapmak istediğini söyleyen Milliyet muhabirine hakaret yağdıran ve tehdit eden Bülent E. önce evin sahibi olmadığını belirtti. Ardından da evinin izlenmesinin suç olduğu gerekçesiyle savcılığa şikayette bulunacağını ileri sürdü. Muhabirin “Polis çağırın” teklifini ise geri çevirdi. 5 aydır firari sanık olarak aranan Deniz Seki kokain kullandığı ve çevresine de temin ettiği gerekçesiyle yargılandığı davadan 6 yıl 3 ay hapis cezası almıştı. Yargıtay tarafından da onanan hapis cezası nedeniyle daha önce 7.5 ay hapis yatan Seki’nin 4 yıl 2 ay daha cezaevinde kalması gerekiyor.
Yakalanırsa adli tıbba sevk edilecek
Şarkıcı Deniz Seki’nin "kokain ticareti yapmak” suçundan cezaevine girmesi bekleniyordu. Seki bu süreçte infaz savcılığına sağlık raporu göndermişti.
Hakkındaki yakalama kararının kaldırılmasını ve cezasının ertelenmesini talep eden Seki, savcılığa ulaşan raporunda kanser riski taşıdığı öne sürülen ‘over kisti’ rahatsızlığına yakalandığını öne sürmüştü. Ancak savcılık yakalama kararının kaldırılması talebini reddetti.
Savcı rapor isteyecek
İnfaz savcılığı yakalanması halinde Seki’yi Adli Tıp Kurumu’na sevk edecek. Burada alınacak sağlık raporuna göre değerlendirme yapacak.
‘Sıfır makyaj’la bile yabancı gibi
Geçen hafta bir ödül törenine eskisine göre çok farklı görünüşle katılıp herkesi şaşırtan ABD’li aktris Renee Zellweger, o geceden sonra ilk defa görüntülendi.
ABD’nin Mississipi eyaletinde kameralara sıfır makyajla yansıyan Zellweger’in eski halinden eser olmadığı bir kez daha görüldü. Estetik iddialarını ‘aptalca’ bulan 45 yaşındaki aktris yorgun ve gergin gözüküyordu. Basının sürekli yüzüne odaklı çekim yapmasından rahatsız olan Zellweger soruları yanıtsız bıraktı.
ABD’nin Mississipi eyaletinde kameralara sıfır makyajla yansıyan Zellweger’in eski halinden eser olmadığı bir kez daha görüldü. Estetik iddialarını ‘aptalca’ bulan 45 yaşındaki aktris yorgun ve gergin gözüküyordu. Basının sürekli yüzüne odaklı çekim yapmasından rahatsız olan Zellweger soruları yanıtsız bıraktı.
Etiketler:
haber,
hollywood,
makyajsız,
Renee Zellweger,
ünlü
Gülben Ergen, Erhan'ı da spora başlattı
Gülben Ergen evlendikten sonra kilo almaya başlayan eşi Erhan Çelik’i spora başlattı. Ergen eşinin sağlıklı bir şekilde zayıflamasını istiyor.
Gülben Ergen, geçen ay sürpriz yaparak Şirince’de evlendiği haber spikeri eşi Erhan Çelik’i spora başlatıyor. Evlendikten hemen sonra balayına gitmek yerine kutsal topraklara giderek hacı olan çift, bu kez aynı pilates salonunda buluşacak.
Düzenli spor yapmasıyla bilinen ve son bir senede 11 kilo veren Gülben Ergen sıkı bir pilatesçi olmasıyla da biliniyor. Ergen evlendikten sonra kilo almaya başlayan televizyoncu Çelik’i de düzenli spor yapmak için ikna etti. Ergen kendisinin de her zaman gittiği Bebek’teki bir spor salonuna eşi Çelik’i de yazdırdı.
Ergen, spor yapmaya ikna ettiği eşini spor salonuna ilk kendisi götürdü. Birlikte spor yapan Çelik ve Ergen çifti, daha sonra salondan ayrıldı. Ergen’in sağlıklı bir şekilde zayıflaması için eşi Erhan Çelik’i ikna ettiği ancak deneyimli haber spikerinin işlerini bahane ederek konuyu değerlendireceği iddia edildi. Milliyet
Gülben Ergen, geçen ay sürpriz yaparak Şirince’de evlendiği haber spikeri eşi Erhan Çelik’i spora başlatıyor. Evlendikten hemen sonra balayına gitmek yerine kutsal topraklara giderek hacı olan çift, bu kez aynı pilates salonunda buluşacak.
Düzenli spor yapmasıyla bilinen ve son bir senede 11 kilo veren Gülben Ergen sıkı bir pilatesçi olmasıyla da biliniyor. Ergen evlendikten sonra kilo almaya başlayan televizyoncu Çelik’i de düzenli spor yapmak için ikna etti. Ergen kendisinin de her zaman gittiği Bebek’teki bir spor salonuna eşi Çelik’i de yazdırdı.
Ergen, spor yapmaya ikna ettiği eşini spor salonuna ilk kendisi götürdü. Birlikte spor yapan Çelik ve Ergen çifti, daha sonra salondan ayrıldı. Ergen’in sağlıklı bir şekilde zayıflaması için eşi Erhan Çelik’i ikna ettiği ancak deneyimli haber spikerinin işlerini bahane ederek konuyu değerlendireceği iddia edildi. Milliyet
Hadise: Erkekler benden korkuyor
Uzun zamandır yalnız olan Hadise, Hafta Sonu’na verdiği röportajda erkeklerden dert yandı.
“Aşk konusunda karşıma hep korkaklar çıktı. Hepsi şöhretimden korkuyor. Beni düşündüğünü, gerçekten sevdiğini hissettirebilen bir erkek çıksın karşıma, yaşadı. Aşık olduğumda normalde yapmadığım şeyleri yapıyorum; mesela yemek yapıyorum. Bu arada uzun zamandır mutfağa girmiyorum.”
“Aşk konusunda karşıma hep korkaklar çıktı. Hepsi şöhretimden korkuyor. Beni düşündüğünü, gerçekten sevdiğini hissettirebilen bir erkek çıksın karşıma, yaşadı. Aşık olduğumda normalde yapmadığım şeyleri yapıyorum; mesela yemek yapıyorum. Bu arada uzun zamandır mutfağa girmiyorum.”
28 Ekim 2014 Salı
Meryem'in aile mutluluğu
Türkiye’nin Hürrem Sultan’ı Meryem Uzerli kardeşinin performansını izledi.
Tükenmişlik sendromu nedeniyle Almanya’ya gittiğinden bu yana Türkiye ile bağlantısını koparmayan Meryem Uzerli’nin adı her gün yeni bir projeyle anılıyor. Uzerli sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarla dikkat çekerken özel hayatına dair paylaşımlarıyla da beğeni kazanıyor.
Güzel oyuncu son olarak Hamburg’da bir mekanda sahneye çıkan ve şarkı söyleyen kardeşini izlemeye gitmiş ve annesinin de eşlik ettiği geceden en keyifli kareleri takipçileriyle paylaşmış. Sahneden bir fotoğraf paylaşan Uzerli’nin gönderisinde dikkat çeken unsursa, arkadaki bağlama.
Tükenmişlik sendromu nedeniyle Almanya’ya gittiğinden bu yana Türkiye ile bağlantısını koparmayan Meryem Uzerli’nin adı her gün yeni bir projeyle anılıyor. Uzerli sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarla dikkat çekerken özel hayatına dair paylaşımlarıyla da beğeni kazanıyor.
Güzel oyuncu son olarak Hamburg’da bir mekanda sahneye çıkan ve şarkı söyleyen kardeşini izlemeye gitmiş ve annesinin de eşlik ettiği geceden en keyifli kareleri takipçileriyle paylaşmış. Sahneden bir fotoğraf paylaşan Uzerli’nin gönderisinde dikkat çeken unsursa, arkadaki bağlama.
Serenay'dan Çağatay Ulusoy açıklaması!
Serenay Sarıkaya önceki akşam Etiler'de görüntülendi.
Akmerkez’in karşısından bir ara sokaktan çıkan güzel oyuncu yolun karşısına geçer geçmez patlayan flaşlar ile şaşkınlık yaşadı. Hızlı adımlar ile Ulus istikametine doğru yürüyen ve boş taksi bekleyen Sarıkaya “Arkadaşımı ziyarete geldim, set yoğunluğundan pek görüşemiyordum” dedi.
Medcezir’de başrolü paylaştığı Çağatay Ulusoy ile tekrar barıştığı konuşulan güzel oyuncu sorulan sorulara ise kaçamak yanıtlar verdi. Barışma haberlerini yalanlamayan Serenay Sarıkaya “Bu konular hakkında konuşmadığımızı biliyorsunuz” diyerek yoluna devam etti.
Akmerkez’in karşısından bir ara sokaktan çıkan güzel oyuncu yolun karşısına geçer geçmez patlayan flaşlar ile şaşkınlık yaşadı. Hızlı adımlar ile Ulus istikametine doğru yürüyen ve boş taksi bekleyen Sarıkaya “Arkadaşımı ziyarete geldim, set yoğunluğundan pek görüşemiyordum” dedi.
Medcezir’de başrolü paylaştığı Çağatay Ulusoy ile tekrar barıştığı konuşulan güzel oyuncu sorulan sorulara ise kaçamak yanıtlar verdi. Barışma haberlerini yalanlamayan Serenay Sarıkaya “Bu konular hakkında konuşmadığımızı biliyorsunuz” diyerek yoluna devam etti.
Bale: Hz. Musa şizofrendi
Hz. Musa’nın hayatını konu alan filmin başrol oyuncusu Christian Bale, Hz. Musa’nın barbar ve şizofren bir karakter oldugunu açıkladı. Bale’in açıklamaları tepki çekti.
İngiliz oyuncu Christian Bale, yeni filminde canlandırdığı Hz. Musa hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Hz. Musa’nın hayatını konu alan ‘Exodus: Gods and Kings’ isimli filmin başrol oyuncusu, canladırdığı karakter hakkında “Sanırım şizofren ve oldukça barbar bir kişiymiş” yorumunda bulundu.
Bale’in geçtiğimiz günlerde gerçekleşen bir röportajında yaptığı açıklamalar tepkileri de beraberinde getirdi. Bale'e tepki gösteren ABD’li yazar Brian Godawa, “Umarım bu açıklama filmin değil Bale’in cehaletinden kaynaklanıyordur” yorumunda bulundu.
Yapılan bir ankete göre, ABD’lilerin yüzde 74’ü İncil ile paralel bir senaryoya sahip olması durumunda filme gideceklerini belirtti.
Ridley Scott’un yönettiği filmde Bale’e Joel Edgerton, Ben Kingsley ve Aaron Paul gibi isimler eşlik ediyor. Film, Türkiye’de 12 Aralık’ta seyirciyle buluşacak. Bale’in bu açıklamalarının gişedeki yansımasının nasıl olacağı merakla bekleniyor.
İngiliz oyuncu Christian Bale, yeni filminde canlandırdığı Hz. Musa hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Hz. Musa’nın hayatını konu alan ‘Exodus: Gods and Kings’ isimli filmin başrol oyuncusu, canladırdığı karakter hakkında “Sanırım şizofren ve oldukça barbar bir kişiymiş” yorumunda bulundu.
Bale’in geçtiğimiz günlerde gerçekleşen bir röportajında yaptığı açıklamalar tepkileri de beraberinde getirdi. Bale'e tepki gösteren ABD’li yazar Brian Godawa, “Umarım bu açıklama filmin değil Bale’in cehaletinden kaynaklanıyordur” yorumunda bulundu.
Yapılan bir ankete göre, ABD’lilerin yüzde 74’ü İncil ile paralel bir senaryoya sahip olması durumunda filme gideceklerini belirtti.
Ridley Scott’un yönettiği filmde Bale’e Joel Edgerton, Ben Kingsley ve Aaron Paul gibi isimler eşlik ediyor. Film, Türkiye’de 12 Aralık’ta seyirciyle buluşacak. Bale’in bu açıklamalarının gişedeki yansımasının nasıl olacağı merakla bekleniyor.
Gülben tasavvuf kitabı çıkarıyor
Tasavvufa yönelen Ergen, sahne ve ekran macerasında yaşadığı zorlukları tasavvufi bir bakış açısıyla anlatan kitap yazacak.
Televizyoncu Erhan Çelik ile evliliği gündemden düşmeyen Gülben Ergen şimdi de kitap yazmaya karar verdi.
TASAVVUFİ TARZDA ANLATILACAK
Gülben Ergen, kitap yazmaya başladı. Geçtiğimiz haftalarda sosyal medyada "Yazmaya karar verdim. "Bakalım uzun yıllar mı sürecek, yoksa aylar mı" diye yazan Ergen, sahne ve ekran macerasında yaşadığı zorluklara tasavvufi bir bakış açısıyla nasıl göğüs gerdiğini kitapta anlatacak.
Televizyoncu Erhan Çelik ile evliliği gündemden düşmeyen Gülben Ergen şimdi de kitap yazmaya karar verdi.
TASAVVUFİ TARZDA ANLATILACAK
Gülben Ergen, kitap yazmaya başladı. Geçtiğimiz haftalarda sosyal medyada "Yazmaya karar verdim. "Bakalım uzun yıllar mı sürecek, yoksa aylar mı" diye yazan Ergen, sahne ve ekran macerasında yaşadığı zorluklara tasavvufi bir bakış açısıyla nasıl göğüs gerdiğini kitapta anlatacak.
Ayda Field doğuma topuklu ayakkabıyla girdi
Robbie Williams’ın 9 aylık hamile eşi Ayda Field, doğum yaklaşırken hastaneye yattı. Çift, hastane odasında çektikleri fotoğraf ve videoları sosyal medyada paylaşarak hayranlarını da heyecanlarına ortak etti.
Dünyaca ünlü İngiliz şarkıcı Robbie Williams ile Türk asıllı eşi Ayda Field, ikinci kez bebek heyecanı yaşıyor. Theodora Rose isimli 2 yaşında bir kızları bulunan çift, ikinci çocuklarını kucaklarına almak için artık saatleri sayıyor. Bu kez erkek bebek bekleyen Ayda Field, doğumu yaklaşırken hastaneye yattı. Eşinin yanından bir an olsun ayrılmayan Robbie Williams da onun fotoğraf ve videolarını çekip sosyal medyada paylaşmaya başladı. Williams, eşinin hastanede bile şıklığından taviz vermediğini göstermek için de doğum anını çağrıştıran bir fotoğraf çekti ve Field’ın pahalı topuklu ayakkabılarının göründüğü o kareyi “Ayda doğuma giderse doğru gider” notuyla Twitter hesabına ekledi.
,
Dünyaca ünlü İngiliz şarkıcı Robbie Williams ile Türk asıllı eşi Ayda Field, ikinci kez bebek heyecanı yaşıyor. Theodora Rose isimli 2 yaşında bir kızları bulunan çift, ikinci çocuklarını kucaklarına almak için artık saatleri sayıyor. Bu kez erkek bebek bekleyen Ayda Field, doğumu yaklaşırken hastaneye yattı. Eşinin yanından bir an olsun ayrılmayan Robbie Williams da onun fotoğraf ve videolarını çekip sosyal medyada paylaşmaya başladı. Williams, eşinin hastanede bile şıklığından taviz vermediğini göstermek için de doğum anını çağrıştıran bir fotoğraf çekti ve Field’ın pahalı topuklu ayakkabılarının göründüğü o kareyi “Ayda doğuma giderse doğru gider” notuyla Twitter hesabına ekledi.
,
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






























.jpg)




