Özge Özder bu sezon dizilere ara verdi ve kendini tiyatroya adadı. 36 yaşındaki Özder, seçtiği hayatta bulunmak istediği noktada olduğunu anlatıyor: “Her dakikamı bir şey üreterek veya öğrenerek geçirmek istiyorum. Artık eteğime topladığım tüm taşları yavaş yavaş dökmeye hazırlanıyorum. Evrene gerçekten kalıcı izler bırakma zamanı. Kuluçka dönemi bitti. İkinci raund başlıyor.” Mutlaka anne olmak istediğini belirten güzel oyuncu, çocuğu olmazsa evlat edinebileceğini söylüyor. Vatan'dan Banu Duran'ın röportajı...
Tam 10 yıldır ekranlarda Özge Özder. Ancak bu sezon ‘biraz mola’ deyip dizilere ara verdi. Şimdilerde tamamen Müziksiz Evin Konukları oyununa konsantre. Özder: “Radikal ve keskin roller seviyorum. Sıkıcı ama iyi bir karakter yerine, rengarenk ve gerçekçi bir kötü karakter oynamayı yeğlerim” diyor.
Müziksiz Evin Konukları kaçıncı yılında? Oyunla birlikte bir çok ödüle de sahipsiniz; sizin için anlamı var mı?
Oyunumuz ikinci yılında. Gerçekten güzel bir kadro ile çok sevdiğim bir oyunda oynamanın ve hiç tecrübe etmediğim kadar sıradışı bir rol oynamanın keyfini sürüyorum... Daha önce başka oyunlarla da aldığım ödüller, adaylıklar oldu ama bu oyunla kendi rekorumu kırdığım bir gerçek.
Bu yıl neden bir dizide yoksunuz?
2004 yılında Haziran Gecesi dizisinde tanınmamla beraber 2014 yılına kadar yani 10 yıl kesintisiz dizi yaptım. İçinde bulunduğum dizilerin hepsi (Haziran Gecesi, Dudaktan Kalbe, Ömre Bedel ve Umutsuz Ev Kadınları ) 2-3 sene ekranda kalmış güzel projeler. Öyle olmasına dikkat ettim. Ve çok şükür ki hiç batan dizim olmadı. İnsan haliyle böyle bir gidişatı zedelemek istemiyor ve seçici davranıyor. Tabii bir de 15 Ağustos- 15 Eylül tarihine kadar Londra-Edinburgh ve Kore gibi yurt dışı programlarımın olmasının da büyük etkisi oldu... İçime sinmeyen bir işte olmaktansa hiçbir şey yapmamayı tercih ederim.
Özellikle bu sezon bir dizi kirliliği yaşandığını düşünüyor musunuz?
Hikaye konusunda gerçekten biraz sıkıntıda olduğumuzu düşünüyorum. Belli başlı üçgenlerin içinden pek sıyrılamıyoruz. Oysa senaristlerimizin de, oyuncularımızın da, seyircimizin de ederi bu değil. TV’ye yansıyanlar biraz klişelerle garantiye alınmak istenmiş risk almayan hikayeler oluyor. Bize reyting sistemi yüzünden bu cesaretsizliğin dayatılmasına üzülüyorum.
İddialı diziler peşpeşe yayından kaldırılıyor. Nedeni ne sizce?
Ben seyirci olarak artık internetten yada yabancı kanallardan über yetenekli oyuncuların yer aldığı, çok cesur ve gerçekçi hikayeleri bir tıkla izleyebiliyorsam, ülkemizde de bu işler biraz değişmeli diye düşünmem, yapılan şeyleri izlememem çok normal. Mesela gerçekten artık masumiyetten ölen, maşalı saçlı, suçsuz ama bahtsız über güzel kadın hikayesi görmek istemiyorum . Onları yaptık bitti.
Hayalinizdeki rol nedir?
Keskin ve radikal rol seviyorum. Tiyatro kökenli olmam okuduğum hikayelerden tatmin olmamama bir neden olabilir. Sıkıcı ama gerçekdışı derecede iyi bir karakter yerine, rengarenk ve gerçekçi bir kötü karakter oynamayı yeğlerim.
BAZEN BOHEM BAZEN MASKÜLENİM
Çok kadınsı ve çekici görünüyorsunuz ekranda. Günlük hayatta da bu kadar dişi misiniz?
Gerçekte bazen bohem ama genelde maskülen, rock’n roll bir tipim. Ekranda ve sahnede rol ne istiyorsa oyum. Gerektiğinde Umutsuz Ev kadınları’ndaki gibi çiğ sarı saçlar ve 90 göğüs bedeni yakalamak için bin tane göğüs aksesuarını üst üste takarım; gerektiğinde ise Prenses Cavidan gibi bir asilzade için bakış, ses tonu egzersizi yaparım. Gerektiğinde bir androjen de çıkar içimden. Ortaya çıkan dişilik ise o kadınlara aittir bana değil... Mesleğim bu.
35’i devirip 36 oldunuz. Bulunmak istediğiniz noktada mısınız?
Kesinlikle. Seçtiğim hayatı yaşıyorum. Sağlam yol arkadaşlarım var. Sağlığım yerinde. Mesleki olarak fena bir sınav vermedim. Hayalini kurduğum hayvan hakları mücadelesini artık kurucusu olduğum bir dernek vasıtasıyla veriyorum. Yazdıklarım doldu taştı ve artık dışarı çıkmak istiyor. Her dakikamı bir şey üreterek veya öğrenerek geçirmek istiyorum... Bundan sonrası artık yolun diğer yarısı. Artık eteğime topladığım tüm taşları yavaş yavaş dökmeye hazırlanıyorum. Evrene gerçekten kalıcı izler bırakma zamanı. Kuluçka dönemi bitti... İkinci raund başlıyor...
BİR GÜN MUTLAKA ANNE OLMAK İSTİYORUM
Evlilik için geç kaldığınızı düşünüyor musunuz?
Ben bir evlilik yaptım. Geç kaldığınızı düşündüğünüz anın, hata yapmaya en çok yaklaştığınız an olduğunu düşünüyorum.
Peki çocuk hayalleri var mı?
Mutlaka olacak. Allah tarafından bir engel çıkmazsa tabii! Anne olmaya niyet ettiyseniz o da bir engel değil; o yüzden mutlaka diyorum. ‘Anne’ demeye hasret çocuklar yaşıyor bu dünyada. Kalbiniz yeter ki her cana annelik edebilecek kadar büyük olsun.
Bir erkekte aradığınız çok üstün vasıflar mı var; neden kalbiniz boş?
Üstün vasıflar filan yok. İyi bir yol arkadaşı olsun, “biz’’ kelimesinin anlamını bilsin, yaşlanırken gözgöze geldiğimizde gözümüzün içi gülsün yeter. Kalbim de boş değil ayrıca. Şiddetle, mutlulukla, huzur ve şükranla atan bir kalbim var.
Nasıl bir erkekle “asla” olmaz?
Biz kavramını bilmeyenle olmaz. Sevgili de olmaz, dost da olmaz, meslektaş da olmaz, toplum da olmaz.
Bir gününüz nasıl geçiyor; kaçta kalkarsınız; neler yaparsınız?
Ben geç yatıp geç kalkan tiplerdenim. Tabii çalışmıyorsam... Bahçeli müstakil bir evim var ve ev hayatını seviyorum. Yaratıcılık denen şeyi akşam saatlerinde yakalayanlardanım. Öğle saatlerinde bir plak koyup kahvaltı yapmayı, tüm akşamüstümü hayvanlarımla dışarda geçirmeyi seviyorum. Akşam yemeği ve kahvaltı önemlidir benim için. Öğle yemeği yemiyorum denebilir. Akşam ve gece saatleri bir programım yoksa film izleyerek okuyarak ya da çalışarak geçer.
GİYDİKLERİM KİŞİLİĞİMİ YANSITIYOR
Moda takipçisi değilim. Ancak beğenilen bir stlim var. Çünkü giydiklerim kişiliğimi yansıtır. Ben yaşadığı hayatı giyinenlerdenim. Hayvan Hakları savunucusu olarak kürk ve benzeri ürünler benimle yanyana gelemez mesela. 35’ten sonra şimdi şimdi cool görüneceğim diye öyle biriymiş gibi davrananlara, o yaşamı taklit edenlere çok gülüyorum... Ben içimde olmayan kimliği giyinmem günlük hayatımda. Dolayısıyla beni öyle bir küçük hanım veya prenses gibi göremezsiniz.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder